Mutlu Musun Şimdi?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Mutlu musun şimdi

5 Mayıs 2026 - 10:30
5 Mayıs 2026 - 10:30 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 7  43
Mutlu Musun Şimdi?
Yarım kalmışlık insanın kaderi'nde varmış...

Bir gün mutlaka karşılaşacağız,

Ya dünyada ya ukbâda...

Ya yüzüstü bıraktığın gibi hasta yatağımda ya da her şeyin bittiği mezarımın başında.

Her iki durumda da sana soracağım iki soru var;

Beni böyle görmekten mutlu musun şimdi?

Benden sonra kurduğun sahte dünyanda mutlu musun şimdi?

Güya zafer kazandın, mutlu musun şimdi!

Elim de kalkamaz artık, dilim de kıpırdayamaz bu dar yerde...

İstersen rahmetle an istersen lânetle!

Kul hakkı öyle ödenmez parayla, çekle, senetle...

İmkânsız bir aşkın meyvesiydin sen,

Ezber bozan bir sevdanın zorlu imtihanıydın sen...

Uğruna nelerden vazgeçmedim ki?

Kimlerle kavga edip, kimlere kafa tutmadımki?

Evim, barkım, tüten ocağım, kalbimde yanan kor...

Dünüm, bugünüm, yarınım, ışığım...

Umut'la koştuğum,sevgi'yle coştuğum...

Yüzündeki küçük bir tebessüm için;

Kilometrelerce yürüdüğüm, canımı hiçe saydığım,

Saçım ağarmış, belim bükülmez olmuş,

Adımlarım yavaşlamış, nefesim daralmış,

Hazana çevirdiğin gül bahçesinde güllerim bir bir kurumuş,

Sevgiye olan inancım sarsılmış,

Işıklar sönmüş, her yanım kapkaranlık olmuş...

Yarım kalan buluşmalar, sorulmamış hesaplar mahşere kalmış...

Dünyamı cehenneme çevirdin,

Hayallerimi suya düşürdün,

Direncimi kırdın, yarınlarımı çaldın,

Sahiden mutlu musun şimdi!?

Ne çok sabrettim ne çok direndim oysa,

Anladım artık boşunaymış tüm çabalar...

Beklemeler, umutlar, yorgunluklarım...

Ardına bile bakmadın, bir vedâ bile etmedin!

Hikâyenin sonunda yarım yamalak bir adam bıraktın,

Mutlu musun şimdi?

Son kez soruyorum sana;

Türlü türlü eziyetler ettin bana,

Küstürdün sevgiye, iyiliğe, inanca, umuda dair ne varsa,

Mutlu musun şimdi?

Abdulaziz ADAKAN 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."