KÜLLERİNDEN DOĞAN İNSAN

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
18 Haziran 2026 - 21:59
 1  45
KÜLLERİNDEN DOĞAN İNSAN

Hayat, çoğu zaman bize anlattığı masallardaki gibi başlamaz. Her şey birden değişmez, fırtınalar ansızın kopmaz. Bazen değişim sessizce gelir; bir kalp atışının arasına saklanır, bir nefesin içinde büyür. İnsan da çoğu zaman neyin başlangıç, neyin son olduğunu anlayamaz.

Bir zamanlar her şey sakindi. Günler birbirine benziyor, umutlar yarınlara emanet ediliyordu. Fakat hayatın kendine ait bir dili vardır. Kimi zaman bir kayıpla, kimi zaman bir hayal kırıklığıyla, kimi zaman da beklenmedik bir acıyla dokunur omzumuza. İşte o dokunuş, insanın iç dünyasında görünmeyen kapıları açar.

Düşeriz...

Kırılırız...

Susarız...

Ve çoğu zaman çevremizdekiler sadece sessizliğimizi görür. Oysa insanın içinde kopan fırtınaları kimse bilmez. Herkes yaralarımızın sonucunu görür ama o yaraların nasıl açıldığını, geceleri nasıl sızladığını, hangi dualarla sarılmaya çalışıldığını bilmez.

Fakat hayatın en büyük sırlarından biri şudur: İnsan bazen konuşarak değil, susarak büyür.

Sessizlik, her zaman yenilgi değildir. Bazen insanın kendini yeniden inşa ettiği en güçlü zamandır. Kalabalıklardan uzaklaştığında, yalnız kaldığında, kendi sesiyle baş başa kaldığında öğrenir bazı gerçekleri. Neyin önemli olduğunu, neyin sadece bir yük olduğunu, kimin yanında kaldığını, kimin ise ilk rüzgârda uzaklaştığını o zaman anlar.

Bir gün gelir ve insan aynaya baktığında başka bir yüz görür. Aynı gözlerdir belki ama bakışı değişmiştir. Dün korkuyla bakan gözler, bugün kararlılıkla bakıyordur. Çünkü acı, doğru yaşandığında insanı yıkmaz; olgunlaştırır. Karanlık, uzun sürdüğünde insanı korkutmaz; ona ışığın kıymetini öğretir.

İşte o zaman fark edilir ki hiçbir gece sonsuza kadar sürmez. En karanlık gecelerin ardından bile güneş doğar. En derin yaralar bile zamanla kabuk bağlar. Sabır, insanın elindeki en güçlü ilaçtır. Çünkü sabreden kişi sadece beklemez; aynı zamanda güçlenir, olgunlaşır ve yeniden ayağa kalkar.

Bugün yürüdüğümüz yol belki eskisi gibi değildir. Eskiden aynı yollara umutla bakarken şimdi tecrübeyle bakıyoruz. Eskiden insanların sözlerine inanırken şimdi karakterlerine bakıyoruz. Eskiden düştüğümüzde korkarken şimdi kalkabileceğimizi biliyoruz.

Çünkü artık daha bilinçliyiz...

Daha güçlüyüz...

Ve en önemlisi, kendimizi daha iyi tanıyoruz.

Hayatın gerçek zaferi hiç düşmemek değildir. Her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkabilmektir. Her kırgınlığa rağmen sevgiyi kaybetmemektir. Her hayal kırıklığına rağmen umudu koruyabilmektir.

Bu yüzden bazı hikâyelerin sonu yoktur. Çünkü insan nefes aldığı sürece değişmeye, öğrenmeye ve büyümeye devam eder. Bir sayfa kapanır, başka bir sayfa açılır. Bir mevsim biter, yenisi başlar. Ve bazen "bitti" sandığımız yer, aslında Rabbimizin bizim için hazırladığı yeni başlangıçların ilk adadımıdır.

Eğer biri bir gün bu hikâyenin nasıl bittiğini sorarsa, verilecek en güzel cevap şudur:

Bitmedi...

Çünkü insan, umudu olduğu sürece yeniden doğabilir.

Ve bazı hikâyeler sonla değil, cesaretle başlar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Zeynep Kıvanç 1986 Bartın doğumluyum. İstanbul da yaşıyorum. Ben konuşamasam da kalemim konuşur; içimde sakladıklarımı kâğıda döker, yükümü hafifletir.