HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAZSINIZ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bazı sözler unutulur; bazı hisler ise insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder.

18 Haziran 2026 - 22:04
 7  37
HİÇ BİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAZSINIZ

HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ DAVRANAMAZSINIZ 

İnsan bazen söylenen sözlerden çok, o sözlerden sonra sergilenen tavra kırılır.

Bir insanı saatlerce incitip, kalbinde derin yaralar açıp ardından hiçbir şey olmamış gibi davranmak, aslında verilen değerin de bir göstergesidir. Çünkü gerçekten önemseyen biri, sözlerinin karşı tarafta nasıl bir iz bıraktığını merak eder. Kırıp kırmadığını düşünür. Sessizliğin nedenini sorgular.

Ama bazı insanlar vardır; içlerinde ne varsa söyler, öfkelerini boşaltır, kırıcı cümleleri peş peşe sıralar ve sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam ederler. Sanki biraz önce yıktıkları şey bir insanın kalbi değilmiş gibi...

Oysa söylenen her söz, duyulan her cümle insanın içinde bir yere yerleşir. Bazıları unutulur gider, bazıları ise yıllar geçse bile hatırlanır. Çünkü bazı yaralar görünmezdir. Ne bir izi vardır ne de bir bandajla kapanır. Ama insanın içini sessizce kanatmaya devam eder.

Kimse, kırdığı bir kalbin ertesi gün aynı şekilde atmasını bekleyemez. Çünkü güven bir kez sarsıldığında, insan eski rahatlığıyla konuşamaz. Eski içtenliğiyle gülemez. İçinde bir yere yerleşen kırgınlık, her şey normale dönmüş gibi görünse bile varlığını sürdürür.

Belki hayat devam eder. İnsanlar aynı masaya oturur, aynı ortamda bulunur, aynı cümleleri kurar. Ama bazı şeyler eskisi gibi olmaz. Çünkü kelimelerin de bir ağırlığı vardır ve o ağırlık bazen yıllarca taşınır.

Bu yüzden insanlar istediklerini söyledikten sonra hiçbir şey olmamış gibi davranamazlar. Davransalar bile geride bıraktıkları kırgınlık oradadır. Sessizdir belki ama yok değildir.

Çünkü bazı sözler unutulur; bazı hisler ise insanın içinde uzun süre yaşamaya devam eder.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.