İNSANLIĞIN AYDINLANDIĞI GECE

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Asıl Mevlid, O’nun sünnetini, sevgisini ve güzel ahlakını kendi iç dünyamızda yeniden doğurmaktır. Bu geceyi yalnızca bir kutlama olarak değil; ibadet, dua ve derin bir vicdan muhasebesi için vesile kılalım. Kendimize dönüp bakalım: O’nun bize bıraktığı merhamet, adalet ve güzel ahlak mirasının ne kadarını hayatımıza taşıyabiliyoruz? Dualarımızın kabul, gecemizin mübarek olmasını diliyorum.

24 Ağustos 2026 - 11:41
24 Ağustos 2026 - 11:41 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  41
İNSANLIĞIN AYDINLANDIĞI GECE

Zamanın sıkıştığı, ruhların kuruduğu bir çağ düşünün… Tarih ona “Cahiliye Devri” demiş. Adaletin yerini kaba kuvvetin aldığı, zayıfın ezildiği, kız çocuklarının ve merhametin diri diri toprağa gömüldüğü o karanlık dönemde insanlık adeta dipsiz bir kuyuya düşmüştü. Dünya, üzerine çöken o ağır sisten kurtulmak için bir nefes, bir ışık, bir kurtarıcı bekliyordu.

İşte tam da o zifiri karanlığın ortasında, Rebiülevvel ayının 12. gecesinde kâinat, büyük bir müjdeyle buluştu. Rahmet Peygamberi Muhammed Mustafa (s.a.v.) dünyaya teşrif etti.

O’nun doğumu, sıradan bir insanın dünyaya gelişi değildi. İnsanlık tarihinin en büyük zihniyet dönüşümlerinden biriydi.

O gece yaşananlar, yalnızca bir doğumun değil; insanlığın yeniden şekilleneceği bir dönemin habercisi olarak görüldü.

Kisra’nın sarayının sütunlarının sarsılması, zulüm kalelerinin bir gün yıkılacağının;

Sâve Gölü’nün kuruması, bâtılın yok oluşunun;

Bin yıldır yanan Mecusi Ateşi’nin sönmesi ise cehalet ve şirkin sonunun geleceğinin sembolik müjdeleri olarak anlatıldı.

Allah-u Teâlâ, Enbiyâ Suresi’nin 107. ayetinde şöyle buyurur:

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

O geldikten sonra karanlık aydınlığa, acımasızlık merhamete, cehalet ise ilme ve hakikate doğru yönelmeye başladı.

Peki biz bugün bu kutlu doğumu hayatımızın neresinde karşılıyoruz?

Yılda bir kez kandil simidi almak, sosyal medyadan tebrik mesajı paylaşmak ya da bu mübarek vakti yalnızca bir geceye hapsetmek…

Bunlar O’nu gerçekten anlamaya yetiyor mu?

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) hayatına baktığımızda merhameti, adaleti, dürüstlüğü, emanete riayeti ve insanlara karşı güzel ahlakı hayatının merkezine aldığını görürüz.

Peki bizler O’nun sünnetini ne kadar yaşayabiliyoruz?

O’nun merhametini, adaletini ve dürüstlüğünü evimizde, işimizde, komşuluk ilişkilerimizde ne kadar yaşatıyoruz?

O’nun davranışları ve sünneti, günlük hayatımızda ne kadar yankı buluyor?

Asıl Mevlid, O’nun sünnetini, sevgisini ve güzel ahlakını kendi iç dünyamızda yeniden doğurmaktır.

Bu geceyi yalnızca bir kutlama olarak değil; ibadet, dua ve derin bir vicdan muhasebesi için vesile kılalım. Kendimize dönüp bakalım: O’nun bize bıraktığı merhamet, adalet ve güzel ahlak mirasının ne kadarını hayatımıza taşıyabiliyoruz?

Dualarımızın kabul, gecemizin mübarek olmasını diliyorum.

Bu gece kalbimize ve evimize O’nun nurunun, sevgisinin, adaletinin, dürüstlüğünün ve merhametinin yeniden doğması dileğiyle…

Rabbim kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden hayırlı ve bereketli eylesin. Âmin.

Sevgili okurlarım, gönül dostlarım;

Her birinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en güzel olan Yüce Allah’a emanet ediyorum.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Esma YILMAZ Türkçü yazar Esma YILMAZ, 8 Mart 1986 Konya doğumludur ve bir kızı vardır. Kutup YILDIZI Mahlas İsmini kullanmaktadır. Çanakkale 1915 şiir antoloji kitabının ve 40 Naat antoloji kitabının yazarlarından biridir. Yazar, 27 Temmuz 2024 yılında Mavi Kuş Medya Edebiyat Ödülleri Gala etkinliğinde, Köşe Yazarı Dalında; EN İYİ KÖŞE YAZARI ödülüne layık görülmüş; Ödülünü, Usta Yazar Üstat Bestami Yazgan’ın elinden almıştır. Yazarımız Fikir İzleri'nde Köşe Yazarlığı yapmaya devam etmektedir. Yazarımız; Şiir kitabı, Kişisel Gelişim kitabı ve Polisiye Romanı yazmaya devam etmektedir. Yazarımız hayvansever olup sokaktaki patili dostlarımızı beslemektedir. Hobileri; Kitap okumak, doğada yürüyüş yapmak, müzik dinlemek, tarihi yerleri gezmek, sokak canlılarını beslemek.