HİÇ VE HEP

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
3 Mayıs 2026 - 11:53
3 Mayıs 2026 - 11:53 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 5  36
HİÇ VE HEP

Dünya'da her şey zıttıyla var olur. Işığı anlamlı kılan karanlık, nefesi kıymetli kılan daralmış bir göğüs kafesidir. Bizler genellikle elimizdekileri, onlar avucumuzdan kayıp gitmediği sürece bizim sanırız. Oysa bizim olan, sahip olduklarımızın sessizliğinde değil, yitirdiklerimizin veya hiç sahip olamadıklarımızın derin sızısında gizlidir.

Renklerin dansını, gökyüzünün sonsuz maviliğini ya da bir sevdiğinin yüzündeki o tebessümü hiç görememiş bir aşık, görmenin sadece biyolojik bir eylem olmadığını bilir. Onun için "görmek", bir lütuftur; her sabah yeniden doğan bir mucizedir. Bizler bakarken, o aslında "görür".

Cümlelerin yetersiz kaldığı anlar vardır ama kelimelere hiç sahip olamamak, anlatmak istediğin her şeyi kalbinin içine hapsetmek bambaşka bir yük ediştir. Konuşmak, sadece ses çıkarmak değildir; bir gönülden diğerine köprü kurmaktır. Sükutun içinde fırtınalar koparan ama bir "ah" bile diyemeyen o dilsiz lisan, bize her kelimenin bir emanet olduğunu hatırlatır. Konuşabilmek bile şükür sebebidir insan içim.

Mide tokluğuyla değil, bir lokmanın kutsallığıyla ölçülür hayat. Sofradaki ekmek, sadece bir gıda değil, bir şükür vesikasıdır. Açlık, insana nefsini unutturup asıl ihtiyacını gösteren en sert ama en dürüst öğretmendir.

İşte burası, insan olmanın zirve noktasıdır. "Hiç" olmak, yok olmak değil; varlıktan, egodan, "ben"likten vazgeçip "O"nda kaybolmaktır. Aşk, ancak her şeyini bir kenara bırakıp, dünya malından ve benliğinden soyunan bir kalbe misafir olur. Hiçlik makamına eren kişi, aşkın ne bedende ne de eşyada olduğunu bilir. Aşk, bir boşlukta her şeyi bulmaktır.

İnsan, ancak sahip olduklarının birer "emanet" olduğunu anladığında gerçekten zenginleşir. Çünkü gerçek kıymet, elinde tuttuğun değil, yokluğunda dahi kalbinde taşıdığın o derin mana gizlidir.

Naçizane sözün özü ;

Gözümüz varken görmeyi, dilimiz varken gönül yapmayı, ekmeğimiz varken bölüşmeyi ve her şeyden önemlisi, "hiç"liğin içindeki o sonsuz "hep"i bulmayı nasip etsin hayat...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Erdal Burak Okur dinler yazar... 1989 Ağrı'da doğdum, eğitim hayatını Ağrı ve Kayseri illerinde tamamladım. Erciyes Üniversitesi lisans mezuniyetinin ardından, şu an Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine devam etmekteyim. 2012-2019 yılları arasında öğretmenlik mesleğini icra ettim, halihazırda kamu görevini sürdürmekteyim. Edebiyata olan tutkumu dijital mecralara da taşıyarak farklı platformlar da blog yazarlığı yapmaktayım, dijital ve basılı dergilerde yazılarım sıklıkla yayımlanmaktadır. Gölge, On İki Sırrın Muhafızı ve Liman isimli üç kitabım bulunmaktadır.