PARAMPARÇA 1

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
9 Nisan 2025 - 11:50
9 Nisan 2025 - 11:50 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  781
PARAMPARÇA 1

     "Gözlerim kör mü olmuştu? Nasıl da o gece senin beni aldatmayı düşünen o bakışlarını görememiştim. Bir lunaparktaki dönmedolabın üstünde durup gecenin binalara verdiği güzelliği izler gibi seni izliyordum. Hani yanına çekip aldığın bedenim değil adeta kalbimdi ama sen bunu göremedin. Kırılan bir eşyanın kırık parçaları tutkalla birleşirse tekrardan eski sağlamlığına kavuşur muydu? İşte öyle öyle tükendim ben de bu hayatta. Vurgun yemiş kalbim uğruna her şeyi göze aldığı bu diyardan bir kovulmuş melekçesine şimdi geri dönüyordu eski cehennemine. Şimdi şu gri bulutlara süzülen bir kuş olmak lazımdı. 'Hayat kısa, kuşlar uçuyor.' der şair. Peki sence ben de özgürlüğüme uçabilir miydim?"

diye mektup sonlanmıştı. Sanki bir genç kızın hüzünlü anılarından oluşan gerçek mi hayal mi olduğu belli olmayan bir mektuptu bu, diye düşünmüştüm elime aldığımda. Neden burada tutulmuştu onu da anlamıyordum. Çekmecenin kilitli olan üst gözünde kimden saklamak için yıllarca tutulmuştu acaba?

     Odanın içine güneş sıcacık doğmuş, her yeri esir alan grimsi havayı bir parça dağıtmıştı. Eski karyolaya oturduğumdan dolayı elbisemin ucu ayağımın altında kalmıştı. Onu kurtarıp ayağa kalktım. Tekrar saklanıp görülmeden ceviz ağacından yapılma bu eski çekmecenin sapını tutarak açtım ve mektubu içine özenle koydum. 
     Mektubun arkasında yazan belirli belirsiz "N. T. 2008" yazısını görünce şaşırmıştım ama yine de o kadar düşünmeme rağmen aklıma hiçbir şey gelmedi. Odadan çıkıp babaanneme görünmeden koridorda yürüdüm ve kendimi bahçeye dar attım. Gizli işleri sevmesem de nicedir aklımda olan bu çekmeceyi açıp baktığım iyi olmuştu. Şimdi asıl soru N. T. nin kim olduğuydu. Bahçedeki incir ağacının altındaki hamağa uzanıp hem gökyüzünü izledim hem de düşüncelere daldım. 
     O sırada mutfak penceresinden bana seslenen babaannemin sesiyle kendime geldim. Beni çağırıyordu yanına, hemen kalkıp mutfağa yardıma gittim. Bu koca evde ikimiz birlikte yaşardık. Bana o bakmış, beni büyütmüştü. Annem ben doğduktan sonra evi terkedip gitmiş babamsa işi gereği yurtdışında kalmıştı. 
     Babaannem kara kaşlı kara gözlü ama bir o kadar da masum yüzlü Selver Hanım'dı. Kızdığı zaman sinirden kaşıyla gözü yer değiştirirdi sanki ama tatlı anlarında dinlemeye doyum olmazdı. Ben de buna inanarak sormak istedim. "Canım babaannem ben yapmamı istemediğin bir şeyi yaptım. Babamın odasındaki çekmecenin kilidini bulup o çekmeceyi açtım ve içindeki mektubu okudum.  Ama inan bir şey anlamadım. Aslında sana söylemeyecektim ama o kadar meraklandım ki..." deyince babaannemin yüzü hiç o zamana kadar görmediğim şekilde değişti. Alı al moru mor oldu. Şaşkınlık ve kızgınlıkla bana bakıyordu. Ne yapacağını bilemediği gibi kafasından farklı düşüncelerin geçtiği yüzünden okunuyordu.

devamı 2. kısımda...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Tuğba Karagöz 2009 Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Şu anda Meb bünyesinde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği görevinde bulunuyorum. 2009 yılı Kutlu Doğum Haftası için düzenlenen Kompozisyon ikinciliği, 2012 Ahmet Hamdi Tanpınar Makale yarışması üçüncülüğü ve 2018 yılı MEB tarafından düzenlenen Dilimiz Kimliğimizdir konulu makale yarışması Bursa ikinciliğim var. 2024 Mayıs ayında “Aynı Göğün Altında” isimli şiir kitabım ve 2024 Kasım ayında “Bilgeliğe Giden Yolculuk- Kam Ana” isimli romanımı çıkartmış bulunuyorum. Hâlen üzerinde araştırmada bulunduğum bir roman dosyası üzerinde çalışıyorum. Evli ve iki çocuk annesiyim.