METE'YE

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Minik minik eller... Yumuk yumuk gözler... Melek bu, melek...

26 Haziran 2026 - 23:07
 5  49
METE'YE

METE'YE

Minik minik eller...

Yumuk yumuk gözler...

Melek bu, melek...

Bir haber geldi önce. Sonra bir heyecan sardı içimizi. Günler geçmek bilmedi. Herkes seni bekledi, seni konuştu, seni hayal etti. Ve sonunda geldin... Küçücük bedeninle, masum yüzünle, dünyaya yeni açılan gözlerinle hayatımıza dokundun.

Seni ilk gördüğüm an tarif etmesi zor duygular yaşadım. Bir yanda mutluluk, bir yanda heyecan, bir yanda da gözlerimi dolduran bir sevgi vardı. İnsan bazen yıllarca yaşar ama bazı anlar vardır ki ömrünün en özel köşesine yerleşir. İşte senin dünyaya gelişin de benim için öyle bir an oldu.

Minik minik ellerine baktım. O kadar küçüktüler ki sanki avucuma bütün dünyayı sığdırabilirmişim gibi geldi. Yumuk yumuk gözlerinle etrafa bakarken hayatın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hatırlattın bana. Çünkü sen, umut demektin. Yeni başlangıçlar demektin. Gelecek demektin.

Belki şimdi hiçbir şeyin farkında değilsin. Sesleri yeni duyuyor, dünyayı yeni tanıyorsun. Ama bil ki daha ilk nefesinden itibaren seni çok seven insanların arasında açtın gözlerini. Senin mutluluğun için dua eden, senin gülüşünle sevinen, senin bir adımını görmek için sabırsızlanan kocaman bir ailen var.

Hayat sana bazen güneşli yollar sunacak, bazen de bulutlu günler gösterecek. Bazen kazanacaksın, bazen kaybedeceksin. Bazen çok gülecek, bazen de üzüleceksin. Ama hangi gün olursa olsun, kalbinin iyiliğini koru. İnsanlara sevgiyle yaklaş. Merhameti hiçbir zaman bırakma. Çünkü insanı gerçekten büyük yapan şey sahip oldukları değil, yüreğinde taşıdığı güzelliklerdir.

Ben senin büyümeni izleyeceğim. İlk gülüşünü, ilk adımını, ilk kelimelerini... Her biri benim için ayrı bir mutluluk olacak. Gün gelecek oyuncakların olacak, arkadaşların olacak, hayallerin olacak. Sonra büyüyecek, kendi yolunu çizeceksin. Ama benim gözümde her zaman bugün olduğu gibi sevgiyle baktığım o minik Mete olarak kalacaksın.

Sen dünyaya gelirken bana da yeni bir unvan verdin: anneanne olmak. Bunun ne kadar özel bir duygu olduğunu sen büyüdüğünde belki daha iyi anlayacağım. Ama şunu biliyorum ki senin varlığınla kalbimde yeni bir sevgi filizlendi. Daha önce hissetmediğim kadar derin, daha önce tarif edemediğim kadar güçlü bir sevgi...

Hoş geldin canım Mete...

Gelişinle evimize neşe, kalbimize huzur, yarınlarımıza umut getirdin. Rabbim sana sağlıklı, uzun ve güzel bir ömür nasip etsin. Yolunu iyiliklerle, başarılarla ve güzel insanlarla karşılaştırsın. Gözlerinden mutluluk, yüzünden gülümseme eksik olmasın.

Minik minik eller...

Yumuk yumuk gözler...

Melek bu, melek...

Ve o meleğin adı Mete...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.