HAYATIMA ATILAN ÇÖP POŞETİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Birbirimize yoldaş olduk. 

12 Ağustos 2026 - 12:43
12 Ağustos 2026 - 12:43 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  32
HAYATIMA ATILAN ÇÖP POŞETİ

Ankara’da görev yaptığım yıllardan bir gündü. Saat 06.33'tü, gün daha yeni ağarıyordu. Nöbetten yeni çıkmış, elimde kahve fincanımla pencereden dışarıyı izliyordum. Karşı daireye birilerinin taşındığını duymuştum ama henüz tanışmamıştık.

Dışarıyı seyrederken karşı dairenin balkonundan büyükçe, siyah bir çöp poşeti atıldı aşağıya; tam da çöp konteynerinin önüne. Poşet düşerken içime bir acı çöktü. Sebebini anlayamıyordum. Çöp atılırken insan acı çeker miydi?

Fincanı bırakıp kalbimi tutmaya başladım. Çok acıyordu. Ne kadar öyle kaldım, bilmiyorum.

Yatağıma gidebilecek kadar bile gücüm yoktu. Oracıkta uyuyakalmışım. Saat 9: 00 ’a doğru sıçrayarak uyandım. Rüyamda uzun siyah saçlı genç bir kız, ‘’Bana yardım etmen lazım. Sana çok yakınım, kurtar beni ‘’ diyordu.

Ter içinde kalmıştım.

Ben rüya görmezdim ki...

Görsem de hatırlamazdım, bu neydi şimdi?

Biraz hava alsam iyi olacaktı. Belki biraz yürümek iyi gelirdi. Eşofmanlarımı giydim kendimi dışarıya attım.

O da neydi?

Binanın önündeki büyük çöp poşeti, belirli belirsiz hareket ediyordu. Birden şimşekler çaktı beynimde.

Bu, sabah karşı dairenin balkonundan atılan çöp değil miydi?

Sahil, sabahın o saatinde bu kadar büyük ne çöpüydü bu?

Kedi, köpek olmasın içinde?

Poşete yaklaşmak istesem de yalnız açamadım. Hayır, hayır... Yapamazdım. Hemen kapıcı dairesine koşup Mehmet Amca’yı çağırarak durumu anlattım.

Birlikte poşeti açmaya başladık ki...

O da neydi?

Beyaz gelinliği kana bürünmüş gencecik bir kız!

Darp edilmiş, sonra da vurulmuştu. 

Derhâl çalıştığım hastaneye kaldırdık. Uzun ve zorlu bir ameliyattan sonra odasına alındı. Üç gün sonra gözlerini açtı.

Gözlerine bakınca fark ettim.

Aman Allah’ım!

Rüyamdaki o kızdı. Benden yardım isteyen o kızdı.

Şimdi anlıyordum neden poşet atılırken kalbimin o kadar acıdığını, neden o saate sıçrayarak uyandığımı ve apar topar dışarıya çıktığımı...

Hastaneye getirdiğimizde hayatta kalması için son dakikalarıydı. Demek yaşamayı seçmiş ve benden yardım istemişti.

Kendine gelince tanıştık. Dilan’mış adı.

Daha 17’sinde, ufak tefek bir kız çocuğuydu. Doğu köylerden birinden gelin gelmiş buraya. Çöp poşetiyle pencereden atıldığı gece, evlendirildiğinin ilk gecesiydi.

Evlendirildiği adam psikolojik tedavi görse de ailesi tarafından damatlığa uygun bulunmuştu. O gece de krize giren kocası, Dilan’ı önce darp etmiş, sonra da yaralayarak çöp poşeti ile çöp konteynerinin önüne atmıştı.

Daha sonra da ortadan kaybolmuştu.

Ve bugün o olayın birinci yıldönümü.

Aynı pencere kenarında, aynı şekilde, yine gittim o ana.

Bir yılda ne mi değişti? 

Dilan ailesinin yanına ve memleketine dönmek istemedi.

Ben de, ‘’Benim kızım olur musun? "dedim. 

‘’Olurum, abla’’ dedi.

Yalnız bir kadındım, o da hayatta yalnız kalmış bir kızcağızdı. Birbirimize yoldaş olduk. 

Dilan ruhen ve bedenen çabucak toparlandı. Hayata sımsıkı sarıldım. Açık öğretim fakültesinden yarım kalan eğitimine devam ediyor ve çalışmaya başladı.

Artık sağlıklı, genç bir kız.

Arkamdan gelen sesle bu zamana döndüm. 

-Abla bu saatte ne yapıyorsun  burada ?

Saat daha 06:33'tü. 

Göz göze geldik.

İkimizin de aynı yerde olduğu belliydi.

-Asıl sen niye bu saatte ayaktasın? Saat daha 06:33. 

Dosyalar

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow