23 NİSAN:ÇOCUKLUĞUN DEĞİŞEN YÜZÜ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Her çocuk, korkmadan koşabileceği bir sokak, özgürce gülebileceği bir hayat hak eder.

12 Nisan 2026 - 22:34
12 Nisan 2026 - 22:34 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 10  65

23 NİSAN : ÇOCUKLUĞUN DEĞİŞEN YÜZÜ

Bir zamanlar 23 Nisan, sadece bir bayram değil; sokakların çocuk sesleriyle dolup taştığı, kahkahaların gökyüzüne karıştığı bir gündü. O günlerde çocuk olmak, özgür olmak demekti. Ayakkabılar kapı önünde bırakılır, annelerin “akşam olmadan gel” sesiyle sınır çizilen o dünyada, sokaklar en güvenli oyun alanıydı.

Eskiden çocuklar vardı…

Toprağa düşmekten korkmayan, dizleri yara içinde ama kalpleri tertemiz olan çocuklar. Saklambaç oynarken gerçekten kaybolan, ip atladıkça hayallerini yükselten, misketlerle koca dünyalar kuran çocuklar… Oyunlar basitti belki ama mutlulukları kocamandı.

Bir de bugünün çocukları var…

Ekranlara sığdırılmış bir çocukluk. Güvenlik endişesiyle dört duvar arasına sıkışmış oyunlar. Sokak artık bir oyun alanı değil, bir “tehlike” olarak görülüyor. Ailelerin haklı korkuları, çocukların özgürlüğünden çalıyor. Eskinin o güven duygusu, yerini temkinli adımlara bırakmış durumda.

Sadece oyunlar değişmedi…

İnsanlar da değişti. Eskiden komşular birbirinin çocuğunu gözü kapalı emanet alırken, şimdi kapılar daha sıkı kapalı. Dürüstlük, güven, samimiyet… Hepsi biraz daha az hissediliyor sanki. Bu yüzden çocuklar artık sokakta değil, ekran başında büyüyor.

Ama bir şey değişmemeli…

Çocukların gülüşü.

23 Nisan, bize sadece geçmişi hatırlatmak için değil, geleceği yeniden kurmak için de bir fırsat. Belki eski günleri birebir geri getiremeyiz ama çocuklara yeniden güvenli, özgür ve neşeli bir dünya bırakmak hâlâ bizim elimizde.

Çünkü her çocuk, korkmadan koşabileceği bir sokak, özgürce gülebileceği bir hayat hak eder.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.