Okumaya Nereden Başlayalım Ve Neler Okuyalım?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

"Nereden okumaya başlayalım ve neler okuyalım?" soruları etrafında biçimlenen, okuma alışkanlığı ve kitap seçimi üzerine samimi bir değerlendirme

2 Ekim 2026 - 07:10
2 Ekim 2026 - 07:10 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 0  3
Okumaya Nereden Başlayalım Ve Neler Okuyalım?

Son zamanlarda kitaplarda olsun mektuplarda olsun her tarafta karşıma çıkan iki önemli soruyu sizlere de sormak isterim: Okumaya nereden başlayalım ve neler okuyalım?

​Aslında bu iki soru sadece bizim gazetemiz için değil, okumaya heves eden herkes için ortak bir soru. Çünkü bazen insan okumak istiyor ama nereden okumaya başlayacağını bir türlü karara bağlayamıyor. Evet, insan bazen okumaya heves ediyor ama nereden ve nasıl başlayacağını dahi bilemiyor. Bazen bir kitapçıya uğruyorsun; onlarca kitap arasında hangi kitabı alıp okumaya başlayacağın konusunda kararsız kalıyorsun.

​Öncelikle şunu bilmek gerekiyor ki okumaya başlamak için kendimize çok büyük hedefler koymaya gerek yok. İlk günden illa yüz sayfa kitap okuyacağım demek yerine; günde on veya on beş sayfa, yahut yarım saat kitap okuyacağım diyebiliriz. Çünkü asıl önemli olan şey çok okumak değil, okumayı hayatımızın bir parçası hâline getirebilmektir.

​Doğan Cüceloğlu'nun insanın kendisini geliştirmesi ve yaşamını anlamlandırması üzerine yaptığı çalışmaların da bize hatırlattığı önemli bir gerçek var: İnsan, kendini geliştirmeye ve öğrenmeye devam ettiği sürece değişir. Okumak da bu değişimin en güçlü yollarından biridir.

​Peki, neler okuyalım?

​Bunun tek bir cevabı yok. Çünkü herkesin ilgisi, merakı ve hayat tecrübesi farklı. Bir insan roman okumaktan hoşlanabilir; bir başkası tarih kitaplarından, bir diğeri felsefeden veya şiirden keyif alabilir. Bu nedenle okumaya başlarken ilk yapmamız gereken şey, kendimizi tanımaktır.

​Kendinize şu soruyu sorun: “Ben neyi merak ediyorum?”

​İnsan ilişkilerine merakınız varsa psikoloji, geçmiş tarihe merakınız varsa tarih, hayatın anlamına merakınız varsa felsefe, başka insanların hayat hikâyelerine merakınız varsa roman okuyun. Eğer duygularınızı anlamak ve onlara yön vermek isterseniz de şiir okuyabilirsiniz.

​Burada önemli nokta, bir günde yüklenip yüz sayfa, iki yüz sayfa okuma çalışması yapmamaktır.

​Hiç kitap okuma alışkanlığımız yoksa günde on sayfadan başlayabilirsiniz.

​On sayfa gözünüze küçük görünebilir fakat her gün düzenli bir şekilde okursak çok faydasını göreceğinizden eminim. Burada önemli olan bir günde çok okumak değil, kitap okumayı hayatımızın bir parçası hâline getirebilmektir.

​Başka bir önemli husus ise seçtiğimiz kitaplardır.

​Her popüler kitap bize uygun olmayabilir. Bir kitabın çok okunması, çok satması veya herkes tarafından okunması o kitabın bize uygun olacağı anlamına gelmez. Çünkü o kitabın bizim ruh hâlimize iyi gelmeyeceği ne malum? Belki de sevmeyeceğiz. Yani herkes okuyor diye bizim de okuma zorunluluğumuz yoktur.

​Bazen bir kitabı birkaç sayfa okur ve çabucak sıkılırız; bu durum genelde okurlarımdan aldığım soruların başında geliyor. Peki, bize hitap etmeyen yani anlamadığımız bir eseri gerçekten okumalı mıyız? Hayır, tabii ki de. Çünkü bize hitap etmeyen bir kitabı okumamalıyız. Kitap okumak bir yarış değildir ve her kitabı okuma zorunluluğumuz da yoktur.

​Okuduğumuz bir cümlenin günlerce hatta aylarca aklımızda kalması, bir düşüncemizi değiştirmesi ve bize hiç düşünmediğimiz bir konu hakkında sorular sordurması bir kazanımdır.

​Ben bu yazıyı hazırlarken üzerinde durduğum isimlerden biri Doğan Cüceloğlu oldu. Çünkü Doğan Cüceloğlu’nun insanın kendini geliştirmesi üzerine koyduğu çalışmalar, yıllar önce benim bakış açımı da değiştirmişti… Çünkü insan yalnızca dış dünyayı değil, kendisini de okumalıdır. Ne düşündüğünü, niçin bu şekilde davranışlar sergilediğini ve hayattan beklentisinin ne olduğunu anlamaya çalışmalıdır.

​İşte tam da bu noktada kitaplar insana rehber olmuştur. Fakat sadece kitap alarak okur olunmaz. Evimizde kitapların bulunması çok güzel bir şey; fakat onları alıp okumadan öylece süs gibi bırakmakla okur olunmaz.

​Bugün belki de en büyük zaman kaybımız diyebileceğimiz bir soru soralım: Bizler bilgi hazinesi olan kitaplar dururken neden kitap okumuyoruz?

​Bugün televizyon karşısında saatlerce oturup o programdan o programa atlıyoruz. Sosyal medyada birkaç saniye içerisinde yüzlerce içerik görüyoruz. Bir videodan çıkıp başka bir video izliyoruz. Fakat çoğu zaman şunu kendine hiç sordun mu: "O izlediğimiz programı anlatmaya kalksak kaç saniyesini anlatabiliriz?" İşte kitap okumayan bir birey bunu 5 saniye anlatır; kitap okuyan ise size özet hâlinde 2 saate yakın, hatta daha da fazlasını anlatır. 









 




Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Yakup Köstekçi Şair | Yazar | Düşünür Gündeme dair yazılar, hayata dair sözler, kitaplarımdan şiirler ve alıntılar paylaşırım. Patnos Haber Gazetesi Köşe Yazarı Erciş Atakan Çelik kültür merkezi personeli