TİK TAK

Tik Tak: Zamanın ritmi mi, yoksa zihnimizin oyunu mu?

Haziran 19, 2025 - 12:15
Haziran 20, 2025 - 19:35
 0  771
TİK TAK
Eriyen saatler (Dali tarzı) ya da bir rüya gibi zamanın büküldüğü bir manzara.

Tik tak. Saatin sesi, bir anlığına kulaklarında yankılanıyor mu? Sanki evrenin kalbi atıyor, değil mi? Ama bu ritim, gerçekten neyi sayıyor? Zamanı mı, hayatı mı, yoksa sadece kendi varlığımızın yankısını mı? Tik tak. Neden bu ses, bazen bir ninni gibi sakin, bazen bir bomba gibi tehditkâr? Zaman, bizim efendimiz mi, yoksa uydurduğumuz bir masal mı?

Bir an dur ve düşün: Tik tak, olmadan dünya nasıl olurdu? Günler, geceler, anılar birbiriyle dans etse, hangisi gerçek, hangisi hayal olurdu? Peki, ya zaman sadece bir ayna olsaydı? Bize kendimizi, korkularımızı, umutlarımızı gösteren bir yansıma? Çocukken yaz tatilleri sonsuz değil miydi? Ama şimdi, neden her tik tak bir şeyleri alıp götürüyor gibi? Zaman mı hızlanıyor, yoksa biz mi ona yetişemiyoruz?

Şu soruyu soralım: Tik tak, evrenin her yerinde aynı mı çalar? Bir yıldızın doğduğu yerde, bir gezegenin öldüğü yerde, zaman bizim bildiğimiz gibi mi akar? Fizik, zamanın bükülebileceğini söylüyor. Peki, ya kalbimiz de zamanı bükebiliyorsa? Bir âşık, sevdiğinin gözlerinde bir saniyeyi sonsuz kılmıyor mu? Ya da bir yas, bir anı yüzyıllar gibi uzatmıyor mu? Tik tak, belki de sadece bir sayı değil, bir his.

Zamanın ötesine geçebilir miyiz? Rüyalarımızda, o tik tak susmuyor mu? Düşünsene, bir rüyada yılları yaşayıp uyanıyorsun, ama saat sadece beş dakika ilerlemiş. Bu ne demek? Zihnimiz, zamanın efendisi mi, yoksa onun kölesi mi? Peki, ya her tik tak, bir seçimin kapısı olsaydı? Bir anı değiştirsen, bir tik’i silsen, dünya nasıl olurdu?

Ve en sarsıcı soru: Tik tak, bir gün durursa ne olur? Zaman biterse, biz de biter miyiz? Yoksa zaman, sadece bizim ona verdiğimiz anlamla mı var? Belki de her tik tak, bize şunu fısıldıyor: Yaşa. Sev. Dene. Çünkü her ses, bir daha gelmeyecek.

Tik tak. Şu an, bu satırları okurken, neyi bekliyorsun? Hangi tik tak, senin hikâyeni değiştirecek? 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Nazlıcan Nazlı Nazlıcan Nazlı: Kelimelerin Cesur Yolcusu Nazlıcan Nazlı, kalemiyle kimliğin ve toplumun çatışmasını cesurca sorgulayan bir deneme yazarı. Gerçek Ben: Kimliğin ve Toplumun Çatışması ile okuru içsel bir yolculuğa davet eden Nazlıcan, hayatın sıradan anlarında saklı derin anlamları keşfetmeyi seviyor. Halay eşliğinde duygusal şarkılara eşlik eden enerjik ruhu, yazılarında da kendini gösteriyor; çünkü onun için yazmak, zincirleri kırmak ve özgür bir ses bulmak demek. Peki, Nazlıcan’ın kalemi sıradaki hangi gerçeği gün yüzüne çıkaracak?