MERHAMETİN KABUĞU

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
27 Ağustos 2025 - 10:48
 1  154
MERHAMETİN KABUĞU

Bir varmış bir yokmuşla başlar her hikâye. 
Bu hikâyede öyle başlamıştı. Fakat gökten kimseye elma düşmedi. Bir merhametin kabuğunda yaşanıyordu aslında bu hikaye.
İncir ağacının gevrek dalları altında bir merhamet. Oğuz Atay'ı bilirsiniz hepiniz.
İçindeki yaralara hakim biridir. Diyor ya Oğuz Atay;
+Söz verdi Olric
-Ne sözü efendim?  
+" İncir ağacı çiçek açınca geleceğim. " dedi.
-Ama efendim...
+Biliyorum Olric. Sus... gidende biliyordu, incir ağacının çiçek açmadığını "Dönmeyeceğim." sözünün en soyut haliydi bu...
Her hikaye mutlu sonla bitemezdi değil mi?
Bazen yarım da kalmalıydı hikâyeler...
Kimileri iz bırakır, kandırıp koşarak uzaklaşırdı sevildiği yerden. Kimileriyse gidenin arkasından zavallıca dönmesini beklerdi.
Ve incir ağacı çiçeklenirdi yalnızca bekleyenin hayalinde.
Şurada tam süveydada kopan fırtınaları itiraf etmek bir nebze de olsa rahatlatırdı yüreği.
Giden neden giderdi, kalan ne için veyahut neyi beklerdi?
Giden yolun sonunu arardı kalansa kendini.
Hikayeler hep aynıydı.
Yaralarımız toprak görevi görürdü. zaten topraktan gelmiştik toprak da acı çekerdi biraz biraz tohumla kaynaşırken insan yaralarıyla kaynaştıkça çiçeklenirdi.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow