DÜNYA ÇİKOLATA GÜNÜ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bir parça çikolatanın içinde bazen bir çocukluk anısı, bazen bir tebessüm, bazen de küçük bir mutluluk saklıdır. Dünya Çikolata Günü'ne özel sıcak bir yazı.

10 Temmuz 2026 - 03:20
10 Temmuz 2026 - 03:20 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  48
DÜNYA ÇİKOLATA GÜNÜ

BİR PARÇA MUTLULUĞUN ADI : ÇİKOLATA 

Bazı tatlar vardır ki yalnızca damağımızda değil, hatıralarımızda da iz bırakır. Çikolata da onlardan biridir. Bir parça çikolata bazen çocukluğumuzun en güzel günlerine götürür bizi, bazen de yorucu bir günün ardından içimizi ısıtan küçük bir mutluluğa dönüşür.

Çikolatanın büyüsü sadece tadında değildir. O, kimi zaman bir özrün sessiz dili, kimi zaman bir teşekkürün en tatlı hali olur. Bayramlarda uzatılan bir ikram, doğum günlerinde paylaşılan bir sevinç, sevgiyi anlatmaya çalışan küçük bir armağandır.

Çocukluğumuzu düşündüğümüzde çoğumuzun hafızasında bir çikolata anısı vardır. Harçlıklarımızı biriktirip aldığımız o küçük çikolatalar, kardeşlerimizle paylaştığımız lokmalar, gizlice sakladığımız şeker kutuları... Belki de bu yüzden çikolata sadece bir yiyecek değil, anılarımızın tatlı bir parçasıdır.

Hayat her zaman tatlı değildir elbette. Kimi zaman hüzünler, ayrılıklar ve yorgunluklar da olur. İşte böyle anlarda küçücük bir çikolata bile yüzümüzde bir tebessüm oluşturabilir. Çünkü bazen mutluluk büyük şeylerde değil, küçük ayrıntıların içinde saklıdır.

Dünya Çikolata Günü, sadece sevilen bir lezzeti kutlamak değil, hayatın içindeki küçük mutlulukları hatırlamak için de güzel bir fırsattır. Bir fincan kahvenin yanında, dost sohbetlerinde ya da yalnız geçirilen sakin bir akşamda çikolatanın eşlik ettiği anlar, yaşamın tatlı molalarıdır.

Bugün kendinize küçük bir iyilik yapın. Bir parça çikolatanın tadını çıkarırken geçmişin güzel anılarını hatırlayın, sevdiklerinizle paylaşmanın değerini düşünün ve hayatın tüm zorluklarına rağmen içinde hâlâ tatlı şeyler barındırdığını unutmayın.

Çünkü bazen mutluluk, yalnızca bir parça çikolata kadar yakındır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.