İnsan Kıymetini Sanatın ve Yapay Zekânın Terazisinde Tartan Bir Lider: Gaye Kübra Erkan

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Ahmet Bilgehan Arıkan ile Satır Arası’nda; Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri tahsilinin getirdiği o kurumsal vakarı lise yıllarındaki Grafik Tasarım ve Fotoğrafçılık estetiğiyle harmanlayan ; yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinden 36 kişilik bir ekibi yönettiği "İK'sal Mevzular" platformunun kuruculuğuna uzanan kavi bir liderlik serüvenine sahip olan ; diğer yandan henüz 10 yaşındayken bir şarkının mısralarında kendini bulup tam 19 yıldır şiire ömrünü vakfeden, derleme kitaplarda, saygın dergilerde ve "Sanatsal Süjeler" kültür-sanat bloğunda kelimelerin sıhhati için ter döken İşe Alım Uzmanı, Platform Kurucusu, şair ve yazar Gaye Kübra Erkan ile derin bir hasbıhal gerçekleştirdik.

10 Temmuz 2026 - 18:26
10 Temmuz 2026 - 18:26 ⏱ 9 dk Okuma Süresi
 0  64
İnsan Kıymetini Sanatın ve Yapay Zekânın Terazisinde Tartan Bir Lider: Gaye Kübra Erkan

İş dünyasının profesyonel yönetim mekanizmalarıyla edebiyatın o sâfi, tılsımlı evrenini tek bir sînede birleştirmeyi, insan kıymetini ararken kalemin namusuna sadık kalmayı bir yaşam felsefesi haline getirenler vardır.

Ahmet Bilgehan Arıkan ile Satır Arası’nda; Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri tahsilinin getirdiği o kurumsal vakarı lise yıllarındaki Grafik Tasarım ve Fotoğrafçılık estetiğiyle harmanlayan ; yapay zekâ destekli işe alım süreçlerinden 36 kişilik bir ekibi yönettiği "İK'sal Mevzular" platformunun kuruculuğuna uzanan kavi bir liderlik serüvenine sahip olan ; diğer yandan henüz 10 yaşındayken bir şarkının mısralarında kendini bulup tam 19 yıldır şiire ömrünü vakfeden, derleme kitaplarda, saygın dergilerde ve "Sanatsal Süjeler" kültür-sanat bloğunda kelimelerin sıhhati için ter döken İşe Alım Uzmanı, Platform Kurucusu, şair ve yazar Gaye Kübra Erkan ile derin bir hasbıhal gerçekleştirdik. 

Gaye Kübra Hanım, Satır Arası’na, bu hasbi gönül masamıza safalar getirdiniz. Sizi sadece insan kaynakları dünyasında yapay zekâ destekli analitik röntgenler çeken kavi bir işe alım uzmanı veya 36 kişilik bir ekibe yön veren başarılı bir yönetici olarak değil; 10 yaşından beri sînesindeki o saklı şiir kıvılcımlarını koruyan, kalemiyle insan ruhuna dokunan hakiki bir zanaatkâr ve yazar olarak burada ağırlamak büyük bir şereftir.

Röportajımıza sizi, o profesyonel kariyerinizle sanatsal dehanızın kesiştiği asil dünyanızı tanıyarak başlayalım: Gaye Kübra Erkan kimdir? Hayatını hangi mukaddesat üzerine inşa etmiştir?

Merhabalar ben Gaye Erkan. 28 yaşındayım. Yaklaşık 19 yıldır şiir yazmaktayım. Ayrıca 6 senedir de içerik yazarlığı yapmaktayım. Şiirlerim ve yazılarım birçok sitede, dergide, derleme kitapta yayınlandı ve yayınlanmaya devam ediyor. Ayrıca işe alım uzmanıyım. İnsan kaynaklarına karşı oluşan ön yargıyı kırabilmek adına İK’sal mevzular platformunu kurdum diyebilirim.

Akademik hayatınızda lise yıllarında Grafik Tasarım ve Fotoğrafçılık okuyarak görselliğin nizamını öğrenmiş, ardından Kırklareli Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri eğitimi almışsınız. Sanatın o özgür görsel estetiğiyle, çalışma hayatının o kurallı ve ciddi yapısını zihninizde nasıl mizanpajladınız? Bu çok yönlülük mülakat masalarında size nasıl bir insan sarraflığı kazandırdı? 

İnsan kaynaklarında çok yönlü olabilmek adaylar ile samimi bir bağ ve kolay empati kurabilme açısından bana oldukça fayda sağladı. Malum günümüzde tek bir alan yetersiz gelmekte. Her ne kadar İK alanı sizin de dediğiniz gibi ciddi bir alan olsa da oldukça eğlenceli ve sabır isteyen bir alan diyebilirim.

Hayatınızdaki ilk büyük kırılma anının henüz 10 yaşındayken, Özgün Uğurlu’nun o dertli "Elveda" şarkısındaki şiirsel mısralardan etkilenerek başladığını söylüyorsunuz. Bir çocuğun sînesinde bir şarkıyla fitili ateşlenen ve dile kolay tam 19 yıldır hiç sönmeden devam eden bu şiir ve yazı tutkusu, hayatın o sert, profesyonel virajlarında ruhunuza nasıl bir dervişane sığınak oldu? 

Şiir benim için daima hep ön planda oldu. Her ne kadar İK’cı olsam da herkese asıl alanım şiir diyorum. Şiir ile kendimi buldum, kendimi şiir ile yazı ile daha kolay ifade edebildiğimi fark ettim. Bunu erken yaşta keşfetmek benim için de sürpriz oldu diyebilirim. Hazır Özgün Bey’den bahsetmişken ona da teşekkürlerimi sunmak isterim. Elveda şarkısı beni şiir yoluna soktu ve o yolu bırakmak istemiyorum.

Edebiyat dünyasında 6 yıldır neredeyse her alanda içerik yazıları üretiyor, birçok saygın dergide ve derleme kitapta şiirlerinizle, düz yazılarınızla boy gösteriyorsunuz. Yazmayı sadece kâğıda dökülen kelimeler olarak görmeyip, kendi kurduğunuz "Sanatsal Süjeler" kültür-sanat bloğuyla dijital dünyaya da nakşetmeniz, ocağımızın her fırsatta dile getirdiği "Esere Mühür, Ruhunuza Tasarım" felsefesiyle nasıl bir vizyon birliği içerisindedir? 

Güzel bir soru. Aslında sizin yayıneviniz ile Sanatsal Süjeler aynı yolda ilerleyen yol arkadaşları diyebilirim. Çünkü sizler gibi biz de edebiyatı sevdirmek için bu yola çıktık ve ekip arkadaşlarımız ile beraber güzel işler yapacağımıza olan inancım sonsuz. Yazılan her şeyin bir mühür ve yazılanların da yazan kişinin kimliği olduğunu düşünürüm.

Hayatınızdaki ikinci büyük kırılma anını 27 yaşınızda yaşadığınızı ve kurucusu olduğunuz "İK'sal Mevzular" platformunu hayata geçirerek "eğitmen olma cesaretini" bu yaşta gösterdiğinizi fısıldıyorsunuz. Bir kadının ve genç bir yazarın, iş dünyasında kendi kürsüsünü kurması ve ocağımızın o asil niyetini andıran hasbi bir eğitmenlik mektebinin fitilini ateşlemesi sînenizde nasıl bir kurumsal uyanış başlattı? 

Aslında eğitmen olmak aklımda yoktu, fakat katılımcılarımız benim de eğitim vermemi rica edince eğitim vermeye başladım. İK’sal mevzuların dışında üniversitelerde, çeşitli platformlarda eğitimler verdim ve vermeye devam ediyorum.

Bugün "İK'sal Mevzular" çatısı altında tam 36 kişilik devasa bir ekibi başarıyla yönetiyorsunuz. Web sitelerinin kontrolünden YouTube, LinkedIn, Instagram ve Twitter gibi dijital mecraların içerik nizamına, gönüllü eğitmenler bulup eğitim takvimleri hazırlamaya kadar çok ciddi bir operasyonel mesainiz var. Şiirin o naif ritmiyle, 36 insanı ve dijital kanalları koordine eden bu liderlik ritmini on üç punto hassasiyetiyle nasıl senkronize ediyorsunuz?

Yukarıda belirttiğiniz işlerin yapılmasının sebeplerinden bir tanesi istek diğeri ise samimiyet diyebilirim. Ekip arkadaşlarımız ile olsun, katılımcılarımız ile olsun ve eğitmenlerimiz ile olsun gerçekten bir aile ortamı yarattık diyebilirim. Samimiyet ve istek olmadan hiçbir şey olmuyor maalesef. Şair yanım da insanları anlayabilmem adına bana ışık oluyor diyebilirim.

Sertifikalarınıza baktığımızda; teknoloji dünyasındaki en zorlu alanlardan biri olan IT Recruiter Bootcamp ve Yapay Zekâ Destekli İşe Alım Yöneticiliği gibi çağın dehasını yakalayan kavi eğitimler görüyoruz. Teknolojinin ve yapay zekânın hızla robotlaştırdığı günümüz iş dünyasında, sînesi şiirle harlanmış bir işe alım uzmanı olarak, doğru insan kıymetini (yetenekleri) keşfederken insanın o eşsiz ruhsal sıhhatini nasıl gözetiyorsunuz? 

İnsanları gözlemleme huyum var. İster istemez onların davranışlarını, beden dilini, söyledikleri ve hatta söyleyemediklerini harmanlayıp kendimce bir analiz çıkarıp kendimi onların yerine koyuyorum. Aday olarak oturan ben olsaydım nasıl davranılmasını isterdim? Sorusu daima zihnimin bir köşesinde mülakatlarımı izlemekte.

Son olarak; başarıyı da başarısızlığı da sînesinde birer tecrübe rütbesi gibi taşıyan, hem profesyonel iş dünyasının yönetim kulelerinde hem de edebiyatın hasbi deryasında 28 yaşında kavi bir iz bırakan bir müellif olarak; Satır Arası masamızdan, sadece bir diploma sahibi olmak için değil, acıları ve dünyayı fark etmek için okuyan yazar adaylarımıza ve "Kelimelerin Sıhhati"ne gönül verenlere bırakacağınız o nihai "Sonrası Bahar" mesajınız ne olur? 

Yazmak en güvenilir limandır. Yazmaktan vazgeçmeyin. Kendinizi kendinizden mahrum etmeyin arkadaşlar mesajını vermek isterim. Bu röportaj için de Ahmet Bilgehan Bey sizlere çok teşekkür ederim. Oldukça keyifli bir röportaj oldu benim için.

Ahmet Bilgehan Arıkan ile Satır Arası’nda; yapay zekânın, işe alım süreçlerinin ve 36 kişilik devasa bir platform yönetiminin o rasyonel gücünü, 19 yıllık köklü bir şiir aşkıyla ve "Sanatsal Süjeler" bilgeliğiyle harmanlayan Değerli İşe Alım Uzmanı, Yönetici ve Şair Gaye Kübra Erkan'ın o kavi ömür mizanpajını terazimizde pürüzsüzce süzdük. Anladık ki; ticarette, davada, yuvada, sanatta, dijital platformlarda, mülakat masalarında ve her çetin imtihanda niyet sâfi, emek hakiki ve teslimiyet tam olunca...Sonrası Bahar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ahmet Bilgehan Arıkan 1980 doğumluyum, aslen Manisa Salihli’liyim. Hayatım, mütercim yazar babam Yaman Arıkan’ın 1968'de kurduğu o köklü edebiyat mutfağında, harflerin arasında şekillendi. 1999'dan beri bu köklü mirası ikinci kuşak olarak gururla sürdürüyorum. Bugün, hıza kurban edilen bu çağda kelimelerin sıhhatini ve niteliği savunarak; kitap mimarisi, yayıncılık ve usta dokunuşlu tasarımlarla yazı kültürüne hizmet etmeye devam ediyorum. Niyet sâfi, emek hakiki ve teslimiyet tam olduktan sonra; kapımız da gönlümüz de istişareye daima açıktır. Sonrası Bahar.