“Soykırımın Gözyaşları”

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Köşe Yazısı

3 Ekim 2025 - 14:07
3 Ekim 2025 - 14:07 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 5  89
“Soykırımın Gözyaşları”

“SOYKIRIMIN GÖZYAŞLARI”

    “FİLİSTİN” yıllardır kanayan bir yara gibi içimizde derin izler bırakan bir dramın adıdır. Her Müslümanın vicdanında bir yer edinmiş, ama maalesef çaresizliğin ve aczin pençesinde kıvranmış bir mesele olarak varlığını sürdürmekte. Milyonlarca masum insanın hayatı, zalimlerin keyfine terk edilmiş durumda, ölüm korkusuyla yaşamlarını sürdürüyorlar.

Biz Müslümanlar ise ne yazık ki seyirci konumundayız. Adeta bir film seyreder gibi, bir tiyatro izler gibi almışız elimize çekirdeği çıtlatarak haberlerde duygusuz bir şekilde izliyoruz olan biteni. Elimizden bir şey geliyor mu? Bu sorunun cevabını kendimiz dahi bilmiyoruz. Boykot yapmaktan, gözyaşı dökmekten, dua etmekten, ve para yardımı göndermekten başka bir şey yapamıyoruz. Gerçi çoğunluk onu dahi yapmıyor özellikle boykot ürünleri almaya devam ediyor.

Peki hiç düşündünüz mü?

Aldığınız her üründe bir bebeğin masum bir çocuğun kanı var.

Ya o bebek o çocuk sizin çocuğunuz olsa idi ne yapardınız?

Bu soruya cevap verebilir misiniz?

Aynen şimdi olduğu gibi sessiz kalabilir misiniz?

Veya gözlerinizin önünde çocuğunuz öldürülse?

Size bir poşet içinde elinize bir kaç kilo et parçası verilip işte evladınız denilse?

Ne yaparsınız?

Evet yanlış okumadınız kesilen bir kurbanın değil.!

Acımasızca vahşet ile öldürülen bebeklerin ve çocukların bedenlerinin parçaları!!!

Ne kadar acı değil mi?

Yüreğiniz dayanabilir miydi?

Filistin'de anne ve babalar her gün bu acıyı bu vahşeti yaşıyor.

Ancak bu soruya bir cevap bulduğumuz gün, mazlumlara umut, zalimlere ise korku olacak güçte harekete geçebiliriz. O gün belki de pek uzak değildir, ancak o güne kadar mazlumların acısı artacak, zalimlik ise katlanarak devam edecek. Tüm dünyada her şey çok daha farklı olabilirdi aslında. Zalimlere karşı cesurca dur diyebilseydik, mazlumların yanında saf tutabilseydik, bugün yaşadığımız manzara çok daha aydınlık olurdu.

Ne istediler bu masum çocuklardan?

Kundaktaki bebekler dahi hunharca öldürülüyor. Tüm dünya gözlerini bu vahşete, soykırıma kapatmış uyuyor.

Neden bu kadar acımasızca davranılıyor masum yavrulara?

İnsanlık neden susuyor sessiz kalıyor?

Zerre vicdanı olan evet diyebilir mi bu soykırıma?

Zalimler için yaşasın cehennem!

Bu vahşet insanlıkla bağdaşmamaktadır. Bu soykırımı gerçekleştiren ve destekleyen kişiler insan olamaz. Karşımızdaki artık insan olmaktan çıkmış, merhametten dahi nasibini almamış teröristlerdir. İnsanlık adına kabul edilemez bu zulüm. İçimiz acıyla dolup taşıyor, feryat, figan ediyoruz ama ne yazık ki sadece kınamaktan ve söylenmekten öteye bir adım dahi atamıyoruz.

Bu acımasızlığa dur demek için bir şeyler yapılmalı şimdi harekete geçmeli.

Kaç tane can daha yanacak?

Kaç tane masum çocuk daha gözü dönmüş bir nefretin hedefi olacak?

Dünya dediğimiz yer bu mu?

İnsanlık denilen, barış denilen şey bu mu?

Hayır böyle olamaz, olmamalı.

Biz müslümanlar neyi bekliyoruz?

Ebabil kuşlarını mı?

Dünyada iki milyardan fazla müslüman varken, ebabil kuşlarını beklemek bizlere yakışır mı?

Eğer gerçekten böyleyse;

O zaman bu dünya yıkılsın.! Kopsun Kıyamet!!!

Belki o zaman mazlumlar huzura erebilir…

Duygularımı, düşüncelerimi, yüreğimin yangınını başka hangi kelimeler ve cümlelerle ifade edebilirim bilemiyorum. Bu köşe yazısını siz okurlarıma, gönül dostlarıma gözyaşları içinde yazıyorum. Bu yazımla belki sadece hislerinize tercüman olabilir, belki de Filistin'in sesi olabilir, belki de bu yazı okuyan birinin, birilerinin taşlaşmış kalbinde bir yerlere dokunabilirim...

Her birinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor Yüce Allah'a emanet ediyorum…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow