Sınıfta Kırılan Kalem; Fatma Nur Öğretmen

Fatma Nur Çelik Öğretmen

Mart 4, 2026 - 16:14
Mart 4, 2026 - 16:23
 0  43
Sınıfta Kırılan Kalem; Fatma Nur  Öğretmen

Bir öğretmen, sınıfa girdiğinde sadece ders anlatmaz; cebinde umut, heybesinde yarınlar, avuçlarında ise şekillendirmeye çalıştığı binbir çeşit hayat vardır. O gün Fatma Nur Çelik öğretmenimiz de aynı niyetle, belki de yüzünde bir gülümsemeyle o kapıdan içeri girdi. Bilmiyordu ki, uğruna ömrünü adadığı o sıralardan birinde, kendi sonu saklıydı.

Bugün sadece bir “olaydan”  bahsetmiyoruz. Bugün, bir öğretmenin bilgisini, sevgisini ve emeğini hunharca bir öfkeye kurban verişimizi konuşuyoruz.

Bir Neslin Çoraklaşması 

Bir öğretmene uzanan el, aslında bir toplumun ışığını söndürmeye yönelik bir hamledir. Fatma Nur Öğretmen’in suçu neydi? Bir çocuğun elinden tutup onu karanlıktan çekip çıkarmak mı? Ona karakter, ahlak ve gelecek sunmaya çalışmak mı?

Son yıllarda sınıflarımızda sessizce büyüyen bir canavar var: Zorbalık. Bazen bir “şaka”  maskesiyle, bazen bir telefon ekranının arkasına saklanarak, bazen de bir saygısızlık olarak karşımıza çıkıyor. Ama en sonunda, o zorbalık bir can alacak kadar canileşebiliyor. Öğretmenin susturulduğu, hedef gösterildiği ve itibarsızlaştırıldığı bir yerde; sadece bir birey değil, bütün bir nesil çölleşir.

“Öğretmenin nefesi kesilirse, toplumun geleceği nefessiz kalır. ”

Saygı Bir Lütuf Değil, Temeldir

Öğretmenlerimizin her biri, her sabah sınıfa girerken sadece müfredatı değil, kendi ruhlarını da o masaya bırakırlar. Bir öğrencinin gözündeki küçücük bir parıltı için yıllarını feda eden bu insanlara karşı takınılan her lakayıt tavır, atılan her saygısız adım, aslında kendi geleceğimize vurduğumuz bir darbedir.

Saygı bir seçenek değildir; insan kalabilmenin asgari şartıdır.

Bu yazı bir hatırlatma değil; Bir Çağrı: Artık Yeter!

Daha kaç öğretmen kurban edilecek? 

Suça sürüklenen çocuk diyerek suçlulara beraat kararı verilecek? 

Fatmanur Öğretmen’in hatırası, sadece siyah kurdelelerle değil, köklü bir değişimle yaşatılmalıdır. Okul koridorlarında yankılanan o acı çığlık, kulaklarımızdan silinmemeli.

* Öğretmene yönelik zorbalığa sıfır tolerans sadece bir slogan olmamalı, bir hayat biçimine dönüşmelidir.

* Bir çocuğun eline kalem yerine öfkeyi veren her sebeple topyekûn savaşılmalıdır.

O kara gün Fatma Nur Öğretmen’in kalemi kırıldı. Onun anlatamadığı dersleri, yarım kalan cümlelerini biz tamamlamak zorundayız. Çünkü güçlü bir gelecek, ancak öğretmeni güvende olan, öğretmeni el üstünde tutulan bir toplumla mümkündür.

Bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi ebediyete uğurladık... 

Mekânın Cennet olsun Fatmanur Öğretmen... 

Biz, senin o yarım bıraktığın sınıfta, zorbalığa karşı nezaketi ve saygıyı savunmaya devam edeceğiz. Çünkü senin sustuğun yerde,  sesimizin daha gür çıkması bizim borcumuzdur...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow