AİLE OLMAK AYNI Wİ-Fİ'YE BAĞLI OLMAK DEĞİL

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
10 Nisan 2026 - 23:01
10 Nisan 2026 - 23:01 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  23
AİLE OLMAK AYNI Wİ-Fİ'YE BAĞLI OLMAK DEĞİL

                          "Aile Olmak, Aynı Wi-Fi’ye Bağlı Olmak Değil"

Bir arkadaşım şöyle demişti bir gün:
“Çağ dijital olunca evde sohbet azalırmış.”

Ne kadar da doğru...
Ne çabuk unuttuk o sıcacık aile anılarını?
Bir sofranın etrafında toplanıp sohbet etmeyi, gülüşmeyi, dertleşmeyi…
Sevgiyi paylaşmayı, göz göze gelmeyi, anlamayı ve anlaşılmayı.
Hatta tartışmayı bile… Şimdilerde tartışmalar bile bir ekranın köşesinde başlıyor, "gönder" tuşuyla son buluyor.

Evet, teknoloji iyi ki var.
Hayatımızı kolaylaştırdı, zamandan tasarruf ettirdi, bilgiye erişimi hızlandırdı.
Ama bir şeyi de fark ettirmeden alıp götürdü:
İnsani bağlarımızı.

Eskiden bir şey mi merak ettik? Kitaplara sarılırdık.
Emek verirdik, düşünürdük, araştırırdık.
Şimdi ise bir tıkla cevap cebimizde.
Ama o emek yok… O öğrenmenin huzuru yok.

Peki şimdi?
Elimizde telefon, gözümüz ekranda.
Aynı evin içinde yaşayan insanlar, birbirinden habersiz.
Yan yana ama uzak…
Kalpler ayrı düşmüş, gözler buluşmaz olmuş.
Düşünmeyi, hissetmeyi, bağ kurmayı unuttuk.

Ama hâlâ geç değil.
Yeniden hatırlayabiliriz.
İnsan olduğumuzu… Duygularımız olduğunu.
Bir sarılmanın, bir bakışın, bir kahkahalı sohbetin iyileştirici gücünü.

Her akşam teknolojiden uzak “sohbet saati” yapabiliriz. Birlikte kitap okuyup üzerine konuşabiliriz. Mutfağa girip birlikte yemek pişirebiliriz. Masa oyunları oynayabilir, kart oyunları öğrenebiliriz.  Eski fotoğraflara bakıp geçmişi anlatabilir, köklerimizi hatırlayabiliriz. Ailece bir şarkı söyleyebilir, dans edebiliriz. Birlikte hayaller kurabiliriz. Evimizin bir köşesini birlikte düzenleyebilir, dekorasyonla uğraşabiliriz. Ve en önemlisi, ekranları bırakıp göz göze gelmeyi yeniden öğrenebiliriz.

 Çünkü teknoloji hissedemez.
Sarılmaz, kalpten konuşmaz.   Ama biz hissederiz.
Ve hissetmek, bağ kurmak, sevmek… İnsan olmanın özüdür.

Telefonu, tableti, bilgisayarı kullanmaya devam edelim elbette.
Ama duygularla ilgili olan yerde, insani olan yerde, bir “dur” diyelim.
Birbirimizi yeniden duymayı, görmeyi, anlamayı seçelim.

Yıllar önce çoğu evde televizyon bile yoktu belki…
Ama evlerin içinde
yaşayan bir sıcaklık, birlikte atılan kahkahalar, paylaşılan sessizlikler vardı.
Bugün o sıcaklığı geri getirmek elimizde.

Aile bağlarımızı koruyalım.
Benliğimizi, insanlığımızı,
birlikte olmanın kıymetini unutmayalım.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Burçak Sorhun Kaldırımda Açan Çiçek ve Sevgiyle Değişen Dünya adlı kitapların Yazarı...