SAFRANBOLULU İZZET MEHMED PAŞA

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
6 Mayıs 2026 - 12:24
6 Mayıs 2026 - 12:24 ⏱ 5 dk Okuma Süresi
 6  44
SAFRANBOLULU İZZET MEHMED PAŞA

SAFRANBOLULU İZZET MEHMED PAŞA

     Öncelikle İzzet Mehmed Efendi’nin memleketi tarih boyunca farklı isimlerle anılmıştır, ilk kullanılan isim ‘”Dadybra”dır. 1332 yılında şehre gelen İbn Batuta Safranbolu için “Borlu” tabirini, Yazıcızade ise Selçuknamesi’nde “Borglu Kalesi” ve “Zalifre” isimlerini kullanmıştır. Taraklı yörükleri buraya yerleştirilmiş ve bu sebeple buraya 18.yüzyıla kadar “Zağferan Borlu” ismini kullanmışlardır. Şehir 19. Yüzyılın sonunda “Zağferan Bolu”, 20.Yüzyılda “Zafranbolu”( ve nihayet 1940’lı yıllardan itibaren “Safranbolu” ismini almıştır. Safranbolu 1085 yılında Süleyman Şah’ın emirlerinden Karatekin Bey, Sinop, Kastamonu ve Çankırı yöreleriyle birlikte Safranbolu’yu fethetmiştir.

 HAYATI:  İzzet Mehmet Efendi, o gün bolu sancağına, bugün ise Karabük iline bağlı Safranbolu’da dünyaya geldi. Köyü ise, büyük olasılıkla “Zora” veya "Zobran” olarak bilinen ve bugün Karabük’e bağlı bir köydür. İzzet Mehmed Efendi’nin babası Zülüflü baltacılardan İbrahim Ağazade Ali Ağa’nın oğludur. Tıpkı dedesi gibi babası da Silahdar Ağa Kahvecibaşılığı’nda çalışmıştır. Amcası ise mevkisi Kaptan-ı Deryalığa kadar çıkmış olan Benli Hacı Mustafa Paşa idi. İzzet Mehmed Efendi’nin babası ve dedesinin sarayda vazifeli olmuş olması ve amcasının kaptan-ı deryalığa kadar yükselmiş olması, onun sadrazamlığa kadar yükselmesinde büyük katkısı olmuştur. Böylelikle bu ailenin Safranbolu’da seçkin ailelerden biri olduğunu göstermiştir. Annesinin de Alime Hatun olmasından öte nasıl bir aileden geldiğine dair bir bilgi yoktur.

  İzzet Mehmed Efendi 17 yaşına kadar Safranbolu’da yaşamıştır.  17 yaşında ise İstanbul’a, Sarı Mustafa Paşa Kethüdası diye bilinen amcası Kaptan-ı Derya Benli Hacı Mustafa Paşa’nın yanına gitti. Orada Amcasının oğlu İbrahim Efendi ile birlikte kitabet ve inşa eğitimi gördü. Daha sonra III. Mustafa döneminde kapatılan Baltacılar Ocağı I. Abdülhamit döneminde tekrar açılınca oraya çırak olarak girdi ve burada Kaptan-ı derya Mustafa Paşa Biraderzâdesi diye anıldı. Sonra Silâhdar Seyyid Mehmed Efendi'ye intisap(hamilik) etti sonrada “Bey Halife” olarak şöhret kazandı.  Bir süre kapı hasekiliği, Dârussaâde ağası yazıcılığı yaptı. Bu görevi sırasında Harem gelirlerinin toplanmasındaki hizmetlerine mükâfat olarak 20 Mayıs 1779 kendisine "Mühâsebei Evvel" payesi hilatiyle samur kürk giydirildi.30 Ağustos 1779’da darphane emini oldu. İstanbul’a gelişinin üstünden 20 yıl geçmiş olan İzzet Mehmed Bey, hem ailesinin askeri kökenli oluşu hem de intisap ettiği Silahtar Mehmed Paşa sayesinde kariyerinde hızlı şekilde yükseldi. Silahtar eminliğindeki başarısından dolayı Şah Sultan kethüdası yapıldı. Bu arada Halil Hamit Paşa’nın kızı Zübeyde ile evlendi.  11 Mayıs 1785 tarihinde Darphâne eminliğinden alındı(görevi 6 yıl sürdü.)  ve üzerinde sadece Şah Sultan kethüdalığı kaldı. Birkaç ay sonra da Şehremanetine, 26 Mart 1786'de Tersane emini oldu. İzzet Mehmed Bey hiçi 1200 yılı Şevval ayının bir Pazar günü saat 1’de saraya davet edilerek rütbesi vezirliğe yükseltildi. Temmuz 1786'da vezirlik rütbesi de verildikten sonra Hanya muhafızlığına getirildi. 23 Kasım'da Diyarbekir Valiliğine atandı. 5 Ocak 1787 'de İçel İl (Mersin) sancak beyliğine nakledildi. Bir ay sonra Bender Kalesi muhafızlığı görevi verildi. 21 Nisan 1787'de ise Cidde Valiliğine yollandı. Ardından da Boğaz Hisarı muhafızlığına getirildi. Mart 1791 yılında Mısır valisi ve Mayıs 1793‘te Anadolu Beylerbeyi olup 20 Ekim 1794’te sadrazam(başbakan) oldu. Sadrazamlıkta şu önemli olaylara şahit olmuştur:

  Önemli olaylarından ilki, 1795 çıkan ve on bir saat kadar devam eden İstanbul yangınıdır. Bu yangında Balıkpazarı, Uzunçarşı ve Ahi Çelebi Camii civarı tamamen yanıp kül olmuştur. İkinci önemli olay ise 1797 sonlarında başlayan Pazvandoğlu Osman ayaklanmasıdır. Üçüncü önemli olay ise çok şiddetli uluslararası yankılar doğurmuştur. Osmanlı hükümetinin de tanıdığı Napolyon Bonapart'ı devlet merkezi olan Paris'ten uzaklaştırmak amacıyla bir Osmanlı eyaleti olan Mısır üzerine bir Fransız askeri seferi tertip edilip Mısırı'ın Fransa tarfından işgal edilmesine dair Mart 1789'da bir karar verilmesiyle ortaya çıktı.  Napolyon kumandasındaki Fransız donanması temmuz başında İskenderiye Limanı'na varıp fazla bir direnişle karşılaşmadan şehri teslim aldı.  Böylece Mısır’daki Napolyon ordularının Fransa ile deniz bağlantısını kesildi.

  Mısır'da bu gelişmeler olurken daha önce burada valilik yapan, dolayısıyla vilâyet ahvalini bilmesi gereken, ayrıca birkaç aydır Fransa'nın Mısır'a saldıracağı söylentilerine rağmen tedbir almayan, Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa 30 Ağustos 1798'de sadrazamlıktan azledildi. Sadrazamlıktan azledilmesinden sonra Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa Sakız Adası'na sürüldü ve fazla miktardaki serveti devletçe müsadere edildi. Buradan da arpalık mukataası bulunan Manisa'ya gönderildi ve 9 Eylül 1812 tarihinde Manisa’da vefat etti.

 Sicill-i Osmani onu şöyle değerlendirilmektedir: Katip, tedbirli ve güçlüydü. Yüce gönüllü kerim olup kimseyi incitmemiştir.

İstanbul Balıkpazarı'nda ve Safranbolu'da camileri bulunmaktadır.

                     

KAYNAKLAR: http://www.turkcebilgi.com/safranbolulu_izzet_mehmed_pa%C5%9Fa

http://www.biyografya.com/biyografi/10909

 

http://www.filozof.net/Turkce/tarih/tarihi-kisilikler-sahsiyetler/13925-izzet-mehmed-pasa-safranboslulu-kimdir-hayati-hakkinda-bilgi.html?showall=1

 

https://wikivisually.com/lang-tr/wiki/Safranbolulu_%C4%B0zzet_Mehmed_Pa%C5%9Fa

 

Şefaattin DENİZ – Safranbolulu İzzet Mehmed Paşa ve Dönemi

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Betül Uzuntarla F. Betül Uzuntarla, 03.08.1998 Karabük Safranbolu doğumlu ve Safranbolu'da yaşamaktadır. Çocuk Gelişimcidir. Cümlelerin Tortusu adlı kitabın yazarıdır. Yazı hayatına ilkokul yıllarında kaleme aldığı kısa sözler ve şiirler ile başlamış olup yine bu yaşlarında çeşitli yazı yarışmalarında derece yapmıştır. Sonrasında yazı serüvenine deneme, öykü, şiir olarak devam etmiş ve yıllardır aktif olarak kullandığı instagramda @cakilkitap isminde kitap sayfasında da kitap tahlilleri yapmaktadır. Çeşitli dergiler(Halbuki, Hece, Hasat Fanzin, Kibele...) blog sayfaları (Fikir İzleri, Kibele Kültür Sanat) ve proje kitaplarda (40'lar Kulübü, Sıfır Yayınları, Fikir İzleri, Sad Yayınları) yazıları yer almıştır ve yer almaya devam etmektedir. Bir yandan da Karabük Ana Haber e-gazete sayfasında köşe yazarlık yapmaktadır.