Pusu

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yangından kaçarak kurtulamazsınız. Kül olmadan koru anlayamaz, o koru çiğnemeden de düzlüğe varamazsınız.

26 Haziran 2026 - 13:54
26 Haziran 2026 - 13:54 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  96
Pusu

“Her şeyde bir çatlak vardır, ışık içeri böyle girer.” - Leonard Cohen

Acımızı, heybemizde taşımaktan yorulup yolun kenarına bırakınca ondan kaçabileceğimizi sanırız. Ama acı, sıyrılıp atılan kabuk değil ete batan çivinin geçmeyen sızısıdır. İnsan, insanı her sarsıntıdan sonra büyük bir tebessümle ayağa kalkmaya zorlar. Acıyı bir ayıp, bir kusur hatta vakit kaybettiren bir pranga gibi ezberletir.

Kıyısından döndüğümüz her uçurum, yarın adımlayacağımız yolları un ufak eder. Ormanın karanlığından ürküp patikanın dışına sapanlar, yollarını uzatmaktan başka bir şey yapmazlar. Karanlığın tam ortasına yürümek, fırtınanın göbeğinde durabilmek cesaret ister. İlaçlarla uyuşturulmuş, eğlencelerle ertelenmiş ve inkarla üzeri örtülmüş ıstırap, bodrum katında biriken kirli sular gibidir. Sinsice temeli çürütür. 

Eski bilgeler kalbin kırılmasını bir son değil bilakis bidayet, yani yeni başlangıçlar olarak görürlerdi. Onlara göre aldığımız yaralar, ışığın içeri sızabilmesi için açılmış gediklerdir. Bugün ise acıdan kaçmak için icat ettiğimiz onlarca sığınak, bizi sadece daha kırılgan olmaya sürüklüyor. Alışkanlıkların getirdiği o uyuşturucu durağanlıktan kurtulmanın tek yolu, canımızı yakan yangının küllerini ellerimizle eşelemektir. Yangından kaçarak kurtulamazsınız. Kül olmadan koru anlayamaz, o koru çiğnemeden de düzlüğe varamazsınız. 

Göğsümüzü daraltan tünelin sonuna kadar ilerlediğimizde, gökyüzünün asıl rengini keşfedeceğimizi garantiliyorum. 

Barutu ıslatıp zaman kazanmak yalnızca menzili uzatır. Namlunun ucunda dimdik durmak, savaşı göze alıp isabeti göğüslemek insanı eksiltmez aksine çelik zırha dönüştürür. Sınırları aşmak ancak o sınırların acıtan tellerine dokunmakla mümkün olur. Tam da düşündüğünüz gibi. Bu amansız çatışmanın ortasında siperinden çıkıp ileri atılmayan hiç kimse, felaketin bittiği yerdeki serin pınardan kana kana içemez. Yüzleşilmeyen hiçbir acı, geride kalmış sayılmaz, muhtemelen o an menzilini ayarlıyordur. Arkamızı döndüğümüz her tehdit ise bizi ensemizden yakalar. Kurtuluş mu? Kurtuluşumuz da pusunun içinden yürüyüp esaretten azat olmakla başlar. 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sahra Demirer İnsanlar tutarsızken, cümleler nasıl tutarlı olabilir ki zaten?