Geçmişin Fısıltısı

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Umudunu kaybeden insan, kendi gölgesinin altında ezilir.

22 Haziran 2026 - 18:43
22 Haziran 2026 - 18:43 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 2  33
Geçmişin Fısıltısı

İçimde sürekli "Aslında her şey daha farklı olabilirdi." diye fısıldayan geçmişimin şeytanını taşıyorum. Zihnimin bu çorak toprağında adımlarım ileriye gitmek istedikçe, o fısıltı beni hep geriye, yaşanmamış ihtimallerin gölgesine çekiyor.

 Yüreğimde susturduğum hıçkırıklarımın kaynayan volkanlarıyla sabahlıyorum. Çoğu gece, içimdeki bu yangın ellerimdeki toprağı kurutmasın diye kendimle amansız bir savaşa tutuşuyorum. Sonra penceremi aralayıp karanlığa bakıyorum. Bir esse diyorum, bir esse bahtımın o en nadide çiçekleri... Ah, bir kere esse de sarhoş olsam o çiçeklerimin kokularıyla. İnanırım o zaman yarım kalan her şeyin çok daha güzel olacağına.

​İçimde soğumaya yüz tutmuş ne varsa, bağrımda taşıdığım o soluk umudumu ısıtıp ısıtıp geri koyuyorum yerine. Sırf soğuyup da içimde bir taş gibi oturmasınlar, beni büsbütün hissizleştirmesinler diye onlara anne şefkatiyle sarılıyorum. Çünkü bilirim, umudunu kaybeden insan, kendi gölgesinin altında ezilir.

​Zaman geçtikçe anladım ki, bu hayatta körü körüne mutluluğu değil, dingin bir huzuru kovalamakmış asıl marifet. Şimdi o huzur hırkasını sırtlanıp, mutluluğu ektiğim saksımdaki çiçekler filizlensin diye her sabah erkenden uyanıyorum. Onları sevgiyle suluyor, şefkatle yokluyorum toprağını. Bazen kendi kendime gülümsüyorum; her bir hayalimi bir saksıya eksem, evimde dünyalık eşya niyetine sadece onları ağırlarım galiba. Duvar diplerinde koltuklar değil, umutlar dizili olurdu o zaman.

​Fakat nasıl bir diyardır ki dünya dedikleri şu koca âlem adaleti bile bir terazinin iki kefesi gibi, bir tarafı yükseltirken diğer tarafı indiriyor. Bir çiçeğim yeşerip filizlense, hayalimi ektiğim bir diğer saksım sessizce çürüyüp gidiyor. Biri açarken diğeri soluyor, bir tarafım onarılırken diğer tarafım hep eksik kalıyor. Ne tam bir neşe kalıyor avuçlarımda ne de zifiri bir karanlık.

Anladım ki bu dünyada mutluluğun da aşılmaz bir sınırı, her baharın gizli bir bedeli varmış. Umut, heybemizde taşıdığımız en ağır yükmüş de yine de insan onsuz, o saksılara can suyu vermeden tek bir adım bile atamazmış.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Elif Hanne Çocukluğundan beri bulduğu her satıra tutunan, İnsanlardan nefesi daraldıkça kalem ve defterlerine sığınan, iç seslerin izini süren naçizane bir kalem.