Nerede O Eski Bayramlar

Mart 21, 2026 - 04:16
Mart 21, 2026 - 11:04
 1  24
Nerede O Eski Bayramlar

Eski bayramları büyük bir özlem ile yad ederken, sıkça duyduğumuz bu sitem cümlesine baktığımızda; aslında ne kadar haklı olduğunu görmekteyiz. Anlam veremediğim noktalardan birisi ise ne kadar eski olduğu. Türklerde bayram, Türkçenin en eski sözlüğü Lugâtit-Türk kayıtlarında "bagram" olarak karşımıza çıkıyor. Biz ise Osmanlı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında nasıl bir bayram yaşanıyordu buna bakacağız.

‎​Osmanlı'da bayram hazırlıkları titiz bir temizlik ile başlıyordu. Çocuklar ise bayramlıklarını heyecanla arefe gününden giydikleri için onlara "Arife Çiçekleri" ismi verilmiş. Zimem Defteri" olarak karşımıza çıkan gelenekte ise zenginler mahalle bakkallarına giderek veresiye defterinden bir sayfa açtırır ve oradaki borçları ödermiş. Bayram hilalinin görülmesi ile ilk gören kişi şahitler ile kadıya gidip cülû (müjde parası) alırmış. Hilal görününce kale ve donanmalarda top atışları ile bayramın gelişi müjdelenirmiş.

‎​Bayram sabahı, gün bayram namazı ile başlarmış. İnsanlar temiz kıyafetlerini giyip camiye gidermiş. Padişah ise Sultan Ahmet veya Ayasofya'da bayram namazını kılmak için saraydan çıkarmış. Yolda saflar halinde dizilmiş halk ve asker ile padişahın selamlaşmasına ise "Teşrifat" denirmiş.

‎​Namazdan sonra herkes bayramlaşırken, küsler barıştırılırmış. Padişah ise sarayda devlet erkanı ile bayramlaşırmış. Elbette bu sıkı bir protokol ile olurmuş ve bu duruma "Muayede" denirmiş.

‎​Evlerde ise el açması baklavalar, gül şerbetleri ve çeşitli şekerlemeler ikramlık olarak hazırlanırmış. Çocuklara şekerleme ve işlenmiş mendil içerisinde harçlık verilirmiş. Meydanlar ise panayırlar kurulur, eğlenceler düzenlenirmiş. Hacivat-Karagöz, meddahın hikayeleri, cambaz gösterileri, dönme dolap ve salıncaklar ile hayli eğlenceli bayramlar kutlanırmış.

‎​Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise dini bayramlarımıza sadık kalındığı gibi üç tane de milli bayramlarımız eklenmiştir. 1935-de çıkarılan yasa ile bayramın süresi ve statüsü yasallaşmıştır. Osmanlı'daki görkemli saray törenleri yerini daha halk odaklı ve mütevazı kutlamalara bırakmıştır. Zimem geleneği Cumhuriyetin dayanışma ruhu ile Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi alanlara bağış yapma olarak evrilip devam etmiştir. Arife çiçekleri belirli bir zaman daha devam ederken, bayram eğlencelerine halkevlerindeki balo ve tiyatrolar eşlik etmiştir. Yüz yüze tebriklerin yanı sıra kartpostallarda hayatımıza girmiştir. Bu dönemde bayramlar sadece kutlama değil, yeni bir toplum ve kimlik inşa etme sürecinin önemli bir parçası olmuştur. Bayramlar değişen zamanlara rağmen, bir milletin duygularını yansıtan en güçlü köprü olmaya devam etmiştir.

‎​Günümüzde ise bayramlar heyecanını kaybetmiş, bireysel tatil olarak kutlanmaya başlamıştır. Yüz yüze tebrikleşmeler yerini dijital mesajlara bırakmaya başladı. Sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın, hem mahalle ve meydan hem de sanatsal etkinliklerimizi kaybetmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Değişim ilk bizden başlıyorsa, bizler tarihimize, kültürümüze ve bayramlarımıza sahip çıkmak zorundayız.

‎​Ömür sayılı gün ve ne zaman biteceğini bilmediğimiz bir yolculuk. Bayrama kavuşmak nasip olduysa, o bayramın hakkını vermekte Ata emanetidir bizlere.

Ramazan Bayramımız Mübarek olsun. 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow