YOLCULUK NEREYE, HEMŞERİM?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bavulda umut kalmadı, yedek sabır da bitti... Peki, geleceğe akıl sağlığımızı kaybetmeden varabilir miyiz? Mutfağın yangınından okul bahçelerindeki şiddete, "home office" yalnızlığından savaş tüccarlarına kadar modern zaman krizlerini masaya yatıran toplumcu-eleştirel bir başkaldırı.

2 Ekim 2026 - 02:01
2 Ekim 2026 - 02:01 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  1
YOLCULUK NEREYE, HEMŞERİM?

Yolculuk Nereye, Hemşerim?

Elinde tek bir file, cebinde delik cep harçlığı,

Otobüs durağında bekler bir ömür karşılığı.

Etin kilogramı yıldızlara çıkmış, bekler fiyatını,

Peynir ise gururundan yanına yaklaştırmıyor fukarayı.

"Maaşa zam geldi" diyor ekrandaki kravatlı bey,

Ama cüzdan hâlâ aynı ritimle tutuyor yası, ne garip şey!

​Okulun bahçesinde zil çalıyor, sanırsın poligon,

Teneffüste kovan topluyor, patlamış bütün balon.

Çantada defter, kalem var, tek çelik yelek eksik;

Geleceği inşa edecek çocukların nefesi daha baştan kesik…

Bilim çağı derlerdi, hani nerede o robotlar?

Sınıfta cirit atıyor artık çeteler ve zorbalar.

​Çocuklar ekranın içinde kayıp, sokaklar artık sessiz,

Hayat üç saniyelik videoda, duygular iyice hissiz.

Büyükler desen, "home office" derken kendi evinde hapis;

Mesailer bildirimle başlıyor, toplantıda yapay bir tebessüm, pek bir nefis!

İnsan insana dokunmuyor artık, her şey bir tık uzakta,

Gerçek dünya yanıp sönerken biz takılı kaldık ağda.

​Dünya desen ayrı bir komedi, tiyatro sahnesi,

Haritayı parmağıyla çizen amcaların neşesi.

Orada bir roket patronu gülümsüyor kameralara,

Burada bir çocuk sığıyor küçücük bir mezara.

Barış güvercinleri çoktan terk etti bu sahayı,

Savaş çığırtkanları ise kadrolu; paylaşıyorlar pastayı.

​Eee, anlat bakalım, yolculuk nereye hemşerim böyle?

Aklımızı kaybetmeden varabilir miyiz dersin geleceğe?

Bavulda umut kalmadı, yedek sabır da bitti,

Kaldık elimizde tek yön biletle…

👉 Sizce bu yolculuk nereye gidiyor, hemşerim?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Dilek Paltun Bazı hikâyelerde suç, görünen yerde başlamaz. Ben de hikâyelerimi çoğu zaman bir cinayetten, kaybolan bir izden ya da cevabı olmayan bir sorudan yola çıkarak kuruyorum. Polisiye ve gerilim yazıyorum; karakterlerin sakladıklarını, geçmişin bugüne bıraktığı izleri ve gerçeğin ortaya çıkmadan önce geçtiği yolları anlatmayı seviyorum. Bazen bir ayrıntı bütün hikâyeyi değiştirir. Bazen en sessiz karakter, en çok şeyi bilir. Arada gündelik hayata ve gündeme dair yazılar da yazıyorum. Ama burada çoğunlukla suçun gölgesinde dolaşan hikâyeler var. Kapıyı araladım. İçeride ne olduğunu öğrenmek için ilk sayfayı çevirmeniz yeterli.