EYLÜL : KALBİN SUSTUKÇA KONUŞTUĞU MEVSİM

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

“Eylül, kalbin susarak konuştuğu o hüzünlü mevsim.."

30 Eylül 2026 - 07:03
30 Eylül 2026 - 07:03 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  2
EYLÜL : KALBİN SUSTUKÇA KONUŞTUĞU MEVSİM

Eylül, kalbin susarak konuştuğu o hüzünlü mevsim..

Bazı aylar takvimde başlar, bazıları insanın içinde…

Eylül, işte o içimizde başlayan aylardan biridir.

Yazın gürültüsü çekilir, akşamlar derinleşir. Güneş hâlâ gökyüzündedir ama ışığında artık başka bir hikâye vardır: biraz veda, biraz özlem, biraz da insanın kendisiyle baş başa kalışı…

Eylül, yalnızca sonbaharın gelişi değildir.

Eylül, insanın içinde sakladığı cümlelerin gün yüzüne çıktığı mevsimdir.

Bazı insanlar gelir aklımıza. Bazı vedalar, yıllar geçse de bir mevsim kokusuyla yeniden hatırlanır.

Bazı ayrılıklar takvimden silinmez; yalnızca sessizleşir.

İnsan bazen birini değil,

Onun yanında olduğu hâliyle kendisini özler.

Belki Eylül’ün hüznü bu nedenledir.

Bize her şeyin geçici olduğunu usulca hatırlatır.

Ve insan o zaman anlar:

“Hayatta bazı şeyler kaybolduğu için değil, değiştiği için hüzün verir.”

Eylül, değişmenin en zarif bir biçimidir.

Tabiat bize sessizce şunu öğretir:

“Bırakmak, her zaman kaybetmek değildir.”

Ağaç yaprağını bırakır ama köklerinden vazgeçmez.

İnsan da, bazı insanları, alışkanlıkları ve hayalleri geride bırakmayı öğrenmelidir.

Her şeyi sonsuza kadar tutmak, hayatın değil; korkunun isteğidir.

Belki olgunluk da tam burada başlar:

“Her gideni geri getirmeye çalışmadığında, her suskunluğu cevaplandırmak zorunda olmadığını anladığında ve kendi kalbinin sesini başkalarının gürültüsünden ayırabildiğinde…”

Eylül, yalnızca hüzün değildir.

Eylül, hüznün içindeki zarafettir.

Bir sonun içinde yeni bir başlangıcı görebilmektir.

Hayat her zaman yüksek sesle konuşmaz.

Bazen tek bir akşam yeter.

Bir şarkı, bir koku, uzaklara dalan bir bakış…

Ve insan, uzun zamandır kendisinden sakladığı gerçeği birdenbire anlar.

Bazı cevaplar sessizlikte bulunur.

Gidenleri geri getiremeyiz.

Kırılan her şeyi onaramayabiliriz.

Yaşadıklarımızın ardından yeniden güçlü bir şekilde ayağa kalkabiliriz. 

Bazen hayat, yeniden başlamamız için önce bazı şeyleri bitirmeyi öğretir.

Hazan: Bir devrin kapanışında yeni bir hayatın ihtimalini görebilmektir.

Belki de bu yüzden Eylül’ü seviyoruz.

Her son, eksilmek değildir.

Bazı sonlar, insanın kendisine dönüş yoludur.

Ve bazen kalp susar…

Söyleyecek sözü kalmadığından değil;

Söylenecekler artık kelimelere sığmadığından.

Ve Eylül, sessizce gelir, sessizce gider. 

Takvimde bir ay değil sadece…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Esma YILMAZ Türkçü yazar Esma YILMAZ, 8 Mart 1986 Konya doğumludur ve bir kızı vardır. Kutup YILDIZI Mahlas İsmini kullanmaktadır. Çanakkale 1915 şiir antoloji kitabının ve 40 Naat antoloji kitabının yazarlarından biridir. Yazar, 27 Temmuz 2024 yılında Mavi Kuş Medya Edebiyat Ödülleri Gala etkinliğinde, Köşe Yazarı Dalında; EN İYİ KÖŞE YAZARI ödülüne layık görülmüş; Ödülünü, Usta Yazar Üstat Bestami Yazgan’ın elinden almıştır. Yazarımız Fikir İzleri'nde Köşe Yazarlığı yapmaya devam etmektedir. Yazarımız; Şiir kitabı, Kişisel Gelişim kitabı ve Polisiye Romanı yazmaya devam etmektedir. Yazarımız hayvansever olup sokaktaki patili dostlarımızı beslemektedir. Hobileri; Kitap okumak, doğada yürüyüş yapmak, müzik dinlemek, tarihi yerleri gezmek, sokak canlılarını beslemek.