Kıskançlık ve Gıpta Arasında İnce Bir Çizgi

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
6 Mayıs 2026 - 14:30
6 Mayıs 2026 - 14:30 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 7  37
Kıskançlık ve Gıpta Arasında İnce Bir Çizgi

Kıskançlık ve Gıpta Arasında İnce Bir Çizgi

İnsanın duyguları deniz gibidir; bazen dalgalı, bazen durgun. Fakat bazı duygular vardır ki içimizde sessiz fırtınalar koparır. Kıskançlık ve gıpta tam da böyle iki duygu. İkisini de herkes yaşar, ancak çoğu kişi ayırt edemez. Oysa bu iki duygu birbirine ne kadar benziyorsa, sonuçları da bir o kadar farklıdır.

Kıskançlık, bir eksiklik hissinin çığlığıdır. “Bende yok, onda olmasın” diye fısıldayan karanlık bir iç ses. Kaybetme korkusuyla birleştiğinde insanı hem kendine hem çevresine yabancılaştırır. Eşini, dostunu, iş arkadaşını… Ne olursa olsun sahip olduklarının tehdit edildiğini hisseder ve savunmaya geçer. Kıskançlığın gölgesinde sevgi bile boğulur çoğu zaman.

Gıpta ise ışığa doğru yürüyen duygudur. “Onda var, ben de yapabilirim.” dediğimiz an başlar. İnsana hedef koydurur, motive eder, çalıştırır. Komşunun bahçesindeki çiçeğe bakıp “Ben de böyle bir çiçek yetiştirmek isterim.” diyen kişide gıpta vardır. Çiçeği kopartmayı değil, kendi bahçesinde büyütmeyi hayal eder.

Bu ikisi arasındaki fark, insanın içsel yönünü belirler. Kıskançlık dışarıyı yakmaya çalışır; gıpta içten büyütür. Kıskançlık kıtlık duygusunun çocuğudur. Gıpta ise bolluk bilincinin habercisidir. Birisi başkasının düşüşüyle beslenir, diğeri başkasının başarısını kendi geleceğine köprü yapar.

Toplumsal yaşamda da bu ayrım hayati önem taşır. Kıskançlığın hâkim olduğu yerlerde insanlar birbirinin yolunu keser; üretim değil dedikodu çoğalır. Gıptanın hâkim olduğu topluluklarda ise başarı bulaşıcıdır. İnsanlar birbirinin ışığını söndürmek yerine o ışıktan ilham alır.

Belki de her birimizin kendine sorması gereken soru tam olarak şudur: Başkasının başarısını görünce içimde ne uyanıyor? “Keşke bende olmasa da onda da olmasa” mı? Yoksa “Demek mümkün, ben de yapabilirim” mi?

Duygular insan olmanın en doğal parçası. Kıskançlık da gıpta da bize ait. Fakat hangi duyguyu beslediğimiz, nasıl bir insan olduğumuzu gizlice şekillendirir. İçimizdeki karanlığa değil, ışığa yöneldiğimizde hem biz büyürüz hem de toplum.

Bir düşünün; belki de gıpta, insanın kendine attığı en cömert adımdır. Dünyayı güzelleştiren ise hep bu adımlardır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Halil Karanfiloğlu Şanlıurfa doğumluyum .İnşaat, İktisat ve Sosyoloji bölümlerin, okudum ..35 yıl kamu kuruluşunda üst yönetici olarak çalıştım.2022 yılında Köyceğiz belediye başkan yardımcısı iken emekli oldum. İyilik hareketi akademisinin kurucusuyum. Yayınlanmış "Sen Cennetsin,Sen İlahi Mucizesin" ve "Evrenin şifresi Kur'an " 3 adet kitabım ve bir çok PDF kitabım var. Bunun yanında çeşitli gazetelerde köşe yazarligi yaptım ve yapmaya devam ediyorum.Araştırmacı sosyolog yazarım. aynı zamanda şiir severim. Muğla Akyaka'da uzaktan kişisel ve Aile danışmanlığı yapıyorum. Evli 3 çocuk 1 torun sahibiyim.