Hayat, Önceliği Kendine Verenlere İltimas Geçer

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
7 Mayıs 2026 - 11:02
7 Mayıs 2026 - 11:02 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 4  28
Hayat, Önceliği Kendine Verenlere İltimas Geçer

Hayat, Önceliği Kendine Verenlere İltimas Geçer

Halil Karanfiloğlu

Hayat çoğu zaman adil görünmez. Aynı yoldan yürüyen iki insandan biri daha hızlı ilerler, diğeri sürekli tökezler. Bu farkın sebebi çoğu zaman şans değildir; öncelik meselesidir. Hayat, önceliği kendine verenlere fark ettirmeden iltimas geçer.

“Kendine öncelik vermek” bencillik değildir. Bu kavram sıkça yanlış anlaşılır. Kendine öncelik vermek, başkalarını yok saymak değil; kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve değerini fark etmektir. Kendisini sürekli erteleyen insan, bir süre sonra hayata küser. Hayat da buna sessiz kalmaz; onu geri plana iter.

Dikkat edelim: Hayatta istikrarlı şekilde yol alan insanlar, önce kendileriyle temas halindedir. Ne hissettiklerini bilirler, neyi istemediklerini daha net bilirler. Bu netlik, kararlarına yansır. Kararsızlık azalır, erteleme biter, suçluluk duygusu hafifler. Hayat da bu netliğe karşılık verir. Kapılar daha kolay açılır, insanlar daha saygılı olur, fırsatlar daha görünür hale gelir.

Toplum bize yıllarca şunu öğretti:

“Önce başkaları.”

“Sen sonra gel.”

“Fedakârlık erdemdir.”

Fedakârlık elbette değerlidir ama ölçüsüz olduğunda insanı içten içe tüketir. Sürekli veren, bir gün verecek gücü kalmadığında suçlu hisseder. Oysa sağlıklı olan şudur: Önce kendini ihmal etmeyen insan, başkalarına da daha sahici katkı sunar.

Hayat, kendini tanıyan insanla iş birliği yapar. Çünkü bu insan, neyi kabul edip neyi reddedeceğini bilir. Hayır demeyi öğrendiğinde, evetleri kıymetli hale gelir. Hayat da bu dengeyi sever. Sınırı olan insanı ciddiye alır.

Kendine öncelik vermek;

– Ruhunu dinlemektir.

– Yorulduğunu kabul etmektir.

– Her çağrıya koşmamaktır.

– Her yükü sırtlanmamaktır.

Bunu yapan insan değişir. Değişen insanın hayatı da değişir. Hayat burada iltimas geçiyor gibi görünür ama aslında bir yasayı işletir:

Kendine değer veren, hayattan da değer görür.

Unutmamak gerekir: Hayat kimseye torpil yapmaz; ama kimin kendisiyle barışık olduğunu çok iyi ayırt eder. Ve çoğu zaman, sessizce onu öne alır.

Hayat çoğu zaman adil görünmez. Aynı yoldan yürüyen iki insandan biri daha hızlı ilerler, diğeri sürekli tökezler. Bu farkın sebebi çoğu zaman şans değildir; öncelik meselesidir. Hayat, önceliği kendine verenlere fark ettirmeden iltimas geçer.

“Kendine öncelik vermek” bencillik değildir. Bu kavram sıkça yanlış anlaşılır. Kendine öncelik vermek, başkalarını yok saymak değil; kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve değerini fark etmektir. Kendisini sürekli erteleyen insan, bir süre sonra hayata küser. Hayat da buna sessiz kalmaz; onu geri plana iter.

Dikkat edelim: Hayatta istikrarlı şekilde yol alan insanlar, önce kendileriyle temas halindedir. Ne hissettiklerini bilirler, neyi istemediklerini daha net bilirler. Bu netlik, kararlarına yansır. Kararsızlık azalır, erteleme biter, suçluluk duygusu hafifler. Hayat da bu netliğe karşılık verir. Kapılar daha kolay açılır, insanlar daha saygılı olur, fırsatlar daha görünür hale gelir.

Toplum bize yıllarca şunu öğretti:

“Önce başkaları.”

“Sen sonra gel.”

“Fedakârlık erdemdir.”

Fedakârlık elbette değerlidir ama ölçüsüz olduğunda insanı içten içe tüketir. Sürekli veren, bir gün verecek gücü kalmadığında suçlu hisseder. Oysa sağlıklı olan şudur: Önce kendini ihmal etmeyen insan, başkalarına da daha sahici katkı sunar.

Hayat, kendini tanıyan insanla iş birliği yapar. Çünkü bu insan, neyi kabul edip neyi reddedeceğini bilir. Hayır demeyi öğrendiğinde, evetleri kıymetli hale gelir. Hayat da bu dengeyi sever. Sınırı olan insanı ciddiye alır.

Kendine öncelik vermek;

– Ruhunu dinlemektir.

– Yorulduğunu kabul etmektir.

– Her çağrıya koşmamaktır.

– Her yükü sırtlanmamaktır.

Bunu yapan insan değişir. Değişen insanın hayatı da değişir. Hayat burada iltimas geçiyor gibi görünür ama aslında bir yasayı işletir:

Kendine değer veren, hayattan da değer görür.

Unutmamak gerekir: Hayat kimseye torpil yapmaz; ama kimin kendisiyle barışık olduğunu çok iyi ayırt eder. Ve çoğu zaman, sessizce onu öne alır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Halil Karanfiloğlu Şanlıurfa doğumluyum .İnşaat, İktisat ve Sosyoloji bölümlerin, okudum ..35 yıl kamu kuruluşunda üst yönetici olarak çalıştım.2022 yılında Köyceğiz belediye başkan yardımcısı iken emekli oldum. İyilik hareketi akademisinin kurucusuyum. Yayınlanmış "Sen Cennetsin,Sen İlahi Mucizesin" ve "Evrenin şifresi Kur'an " 3 adet kitabım ve bir çok PDF kitabım var. Bunun yanında çeşitli gazetelerde köşe yazarligi yaptım ve yapmaya devam ediyorum.Araştırmacı sosyolog yazarım. aynı zamanda şiir severim. Muğla Akyaka'da uzaktan kişisel ve Aile danışmanlığı yapıyorum. Evli 3 çocuk 1 torun sahibiyim.