Aynaya Baktığımızda Gördüğümüz Gerçek Kim?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Aynaya Baktığımızda Gördüğümüz Gerçek Kim başlığı altında insanın zaman içinde değişen bedeniyle sabit kalan özü arasındaki ilişkiyi ele alıyoruz özün hem doğa ve çevre ile evrildiğini hem de içimizdeki değişmez vicdanla aynı kaldığını anlatıyoruz

22 Eylül 2026 - 07:07
22 Eylül 2026 - 07:07 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  1
Aynaya Baktığımızda Gördüğümüz Gerçek Kim?
yaşlı bir adamın ağacın altında geçmişini düşündüğü anı gösteren sade bir çizim aynadaki değişen yüz ile içimizdeki kalıcı özü simgeliyor

Aynaya Baktığımızda Gördüğümüz Gerçek Kim?

Bir adam yaşlandığında, çocukken oynadığı bahçedeki ağacın altına oturdu. Yıllar yüzünü değiştirmiş, saçlarını beyazlatmış, adımlarını yavaşlatmıştı.

Ellerine baktı; artık ağır işleri yapamıyordu. Aklına baktı; bazı şeyleri unutmuştu. Aynaya baktığı zaman, karşısında yabancı bir yüz görüyordu.

Bu değişen bedenin altında, hâlâ ilk günkü aynı kişi mi vardı, yoksa zaman her şeyi değiştirmiş miydi?

 İnsanlar hep şu soruyu sormuştur: "İnsanın özü hep aynı mı kalır, yoksa zamanla değişir mi?"

Doğadaki her şey değişir; tohum ağaca döner, ağaç toprağa karışır. İnsan bedeni de böyledir, hücreler yenilenir ve bedenimiz her an başkalaşır. Yaşadığımız yer, soluduğumuz hava ve bastığımız toprak bizi etkiler. Çöl insanı ile dağ insanı aynı değildir, çünkü yaşadığımız yer bizi şekillendirir. Evrenin büyüklüğü karşısında insan, sadece et ve kemikten ibaret olmadığını anlar; gökyüzüne bakınca içindeki derinliği fark eder.

Eski yazılarda insan, topraktan gelen ve belli bir ömrü olan bir varlık olarak anlatılır. İnsanın dışı eskir ama içi aynı kalır. Buradan bakınca insanın iki yönü vardır. İlk yönü değişen kısımdır; düşüncelerimiz, bilgilerimiz, alışkanlıklarımız ve bedenimiz zamanla yaşlanır, büyür veya başkalaşır. İkinci yönü ise değişmeyen özüdür; dışı ne kadar değişirse değişsin, insanın içindeki asıl benliği ve vicdanı aynı kalır.

Yaşlı adam ağacın altında gözlerini kapattı. Yıllar yüzünü eskitmişti ama içindeki duygular hâlâ canlıydı. Öz, ne hiç değişmeyen sert bir kaya ne de rüzgârda uçan toz bulutudur, hayatın içinde gelişen ama temelini koruyan bir şeydir.

Hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, bu soru bizimledir: "Aynaya baktığımızda gördüğümüz yüzde, zamanın dokunamadığı şey nedir?" 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.