ALMANYA TRENİ 45. BÖLÜM – OKUL SEVİNCİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bir yanda köyün çocukları… Gazete ve çimento kâğıdıyla kaplanmış defterleri… Diğer yanda Almanya’dan gelen çantası, kalemi, silgisi, kalemliği ve defteriyle Gülfem…

21 Eylül 2026 - 17:09
 0  2
ALMANYA TRENİ 45. BÖLÜM – OKUL SEVİNCİ

45. BÖLÜM – OKUL SEVİNCİ

Gülfem henüz altı yaşlarındaydı.

Bir gün Şakire kızının yanına geldi.

Gülfem annesine baktı.

Şakire gülümsedi.

“Gülfem, sen artık okula gideceksin.”

Gülfem bir an annesinin yüzüne baktı.

“Okula mı gideceğim?”

“Evet kızım. Okula gideceksin.”

Gülfem’in gözleri parladı.

Bu sözleri duyunca sevincini içine sığdıramadı.

Bir anda dışarı fırladı.

Koşmaya başladı.

Bir koştu…

Bir daha koştu…

Sevincinden nereye bastığına bile bakmıyordu.

Derken ayağı bir taşa takıldı.

Gülfem bir anda yere düştü.

Dizleri acıdı.

Ellerine baktı.

Üzerindeki tozları silkeledi.

Canı yanmıştı ama ağlamadı.

Çünkü artık onun için çok daha önemli bir şey vardı:

Gülfem okula gidecekti.

Ve o gün, küçük bir kız çocuğunun hayatında yeni bir sayfa açıldı.

Sonunda beklediği gün geldi.

Gülfem sabah erkenden hazırlandı.

Üzerinde güzel kıyafetleri vardı.

Elinde ise babası Memduh’un Almanya’dan gönderdiği okul eşyaları bulunuyordu.

Defteri…

Kalemi…

Silgisi…

Kalemliği…

Ve çantası…

Gülfem için bunların her biri ayrı bir güzellikti.

Çantasına tekrar tekrar baktı.

Defterini çıkarıp eline aldı.

Kalemini kontrol etti.

Silgisini kalemliğinin içine koydu.

Sonra çantasını omzuna taktı.

Artık o da okula gidiyordu.

Köyün yollarından geçerek okulun yolunu tuttu.

Okula vardığında sınıfta başka çocuklar da vardı.

Gülfem’in gözü onların eşyalarına takıldı.

Çocukların defterleri birbirinden farklıydı.

O zamanlar köyde defterleri kaplamak için özel kap kâğıtları bulunmazdı.

Kimi defter çimento kâğıdıyla, kimi gazete kâğıdıyla kaplanırdı.

Kitaplar da aynı şekilde korunurdu.

Çocuklar için bu çok normaldi.

Herkesin defteri, kitabı elinde bulunan kâğıtlarla kaplanırdı.

Ama Gülfem’in çantası, defteri, kalemi, silgisi ve kalemliği farklıydı.

Hepsi Almanya’dan gelmişti.

Çocukların gözleri Gülfem’in çantasına kaydı.

Kimi kalemliğine baktı.

Kimi defterine…

Kimi de elindeki kaleme.

Gülfem onların baktığını fark etti.

Çantasını biraz daha sıkı tuttu.

İçinde hem sevinç hem de gurur vardı.

Çünkü bu eşyaları babası göndermişti.

Memduh uzaktaydı.

Almanya’daydı.

Ama onun sevgisi, küçük kızının çantasına kadar ulaşmıştı.

Gülfem sırasına oturdu.

Çantasını yanına koydu.

Defterini önüne çıkardı.

Kalemini eline aldı.

Etrafına baktı.

Artık o da öğrenciydi.

Henüz altı yaşındaydı.

Hayatı boyunca unutamayacağı ilk okul günlerinden birini yaşıyordu.

Bir yanda köyün çocukları…

Gazete ve çimento kâğıdıyla kaplanmış defterleri…

Diğer yanda Almanya’dan gelen çantası, kalemi, silgisi, kalemliği ve defteriyle Gülfem…

Ama o gün sınıfta kimsenin bilmediği bir şey vardı.

Bu küçük kızın elindeki kalem, önünde açtığı defter ve omzundaki çanta, onun hayatındaki yepyeni bir yolun başlangıcıydı.

Gülfem öğretmenini dinlemek için başını kaldırdı.

Kalemini elinde tuttu.

Ve ilk ders başladı.

Devam edecek…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.