İki Heceye Sığmayan Kahraman: "Baba”

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
26 Nisan 2026 - 01:02
26 Nisan 2026 - 01:02 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 11  53
İki Heceye Sığmayan Kahraman: "Baba”

Bazı kelimeler vardır; kolay yazılır ama insanın içinde uzun uzun yaşar. “Baba” da onlardan biridir. Bir çocuğun dünyasında baba, sadece bir insan değildir… İlk kahramanıdır. Omzuna çıktığında dünyayı daha küçük, daha güvenli gösteren; düştüğünde dizindeki yaradan çok kalbindeki korkuyu iyileştiren görünmez bir zırhtır.

Çocukluk, babanın gölgesinde geçirilen sıcak bir yaz günü gibidir. O gölge, bazen bir el olur başını okşar, bazen bir ses olur karanlığı dağıtır, bazen de sadece varlığıyla “buradayım” der. Ve insan o gölgenin kıymetini çoğu zaman gölge çekilince anlar.

Ben o bölgeyi erken kaybedenlerdenim.

On dört yaşında, bir çocuğun kahramanı bir anda hikâyeden çıkınca, geriye yarım kalan söylenmemiş cümleler kalıyor. Bayramlar biraz daha sessiz, sevinçler biraz daha eksik oluyor. Sokakta elinden tutulan bir çocuk gördüğünde, içindeki çocuk usulca başını eğiyor. Bir dede torununu kucağına aldığında, zaman bir anlığına duruyor… Çünkü bazı sahneler, insanın içinde yankı olur; geçmez, sadece derinleşir.

Ama hayat garip bir öğretmen gibi… Eksiklerle yaşamayı değil, eksiklerle büyümeyi öğretiyor insana. O boşluk zamanla bir acı olmaktan çıkıyor; bir hatıraya, bir güce, bir mirasa dönüşüyor. Çünkü bir baba, yalnızca yaşarken değil; yokluğuyla da insana bir şeyler anlatıyor.

Sonra bir gün insan kendini o rolün içinde buluyor. Baba olduğunda…

İşte o an, anlıyorsun. Bir çocuğun gözünde kahraman olmanın ne demek olduğunu… Ve bir zamanlar senin kahramanın olan adamın, aslında ne kadar büyük bir yükü ne kadar sessiz taşıdığını. Çocuklarına bir dedeyi anlatırken, sadece bir insanı değil; bir karakteri, bir duruşu, bir sevgiyi aktarmaya çalışıyorsun. Ama bazı anılar vardır ki kelimeler yetersiz kalıyor. Çünkü kahramanlar, babalar tam olarak anlatılmaz, hissedilir.

Bazen düşünüyorum… İnsan kahramanını kaybedince mi büyür, yoksa onu içinde taşımayı öğrendiğinde mi?

Şunu biliyorum artık: Baba, yalnızca bir baba değildir. O, bir çocuğun ilk sığınağı, ilk gücü, ilk yol haritasıdır. Yokluğunda bile yön gösteren bir pusuladır. Ve insan, ne kadar büyürse büyüsün, içinde bir yerlerde hâlâ babasının elini arayan o küçük çocukla yaşamaya devam eder.

Baba; sadece iki heceden oluşabilir, söylemesi de kolaydır… Ancak anlamı; bir ömre sığmayacak kadar derin, hiçbir kelimeyle tam olarak anlatılamayacak kadar büyüktür.

Ve bunu, yalnızca kahramanını kaybedenler bilir. Şimdi kalkın ve kahramanınıza sıkı sıkıya sarılın...😔

Cem Sultan...🖋️

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Cem Sultan Harita mühendisliği disiplininden gelen bir bakışla dünyayı ölçmeyi, anlamayı ve yeniden yorumlamayı öğrendim. Ancak asıl yolculuğum, kelimelerin haritasında başladı. Yazarlığa Babamın Çiçeği romanıyla adım attım; o günden beri satırlar benim için sadece bir ifade biçimi değil, nefes almanın başka bir yolu oldu. Benim için yazmak, yaşamaktan ayrı bir eylem değil. Bazen yaşamak için yazarım, bazen yazmak için yaşarım. Her cümlede hayata dair bir iz, her hikâyede insanın kendine tuttuğu bir ayna olduğuna inanırım. Kelimelerle kurduğum bu dünyada, sadece anlatmam; aynı zamanda anlam ararım. Çünkü benim yolculuğumda yazı, hayatın kendisidir. Şu an yazmakta olduğum roman "Yılkıların Çağrısı" devam etmektedir...