Hani İnsan İnsana İlaçtı Bunca Yaralı Niye?

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
24 Haziran 2026 - 19:04
 5  48
Hani İnsan İnsana İlaçtı Bunca Yaralı Niye?

Hani İnsan İnsana İlaçtı Bunca Yaralı Niye?

İnsan, insana gerçekten ilaç olabilirdi. Ama zamanla iyileştirmek yerine yarıştırmayı, anlamak yerine yargılamayı, sarılmak yerine mesafeyi seçti. Böyle olunca da aynı eller hem yarayı açan hem de sargı bekleyen bir hale geldi. Oysa insanın insana değdiği yerde ya şifa başlar ya da kırılma derinleşir.

Hayatın içinde çoğu zaman fark etmeden bir koşuşturmanın içine düşeriz. Daha iyi olmak, daha güçlü görünmek, daha fazla sahip olmak… Bunların hepsi bir noktada bizi kendimizden uzaklaştırır. Kendinden uzaklaşan insan, başkasına da dokunamaz hale gelir. Çünkü içinde boşalan her şey, dışarıya soğukluk olarak yansır. Ve en çok da buna normal deriz.

Oysa insan dediğimiz varlık, sadece başarılarıyla değil, dokunabildiği kalplerle anlam kazanır. Birinin yarasına acele etmeden bakabilmek, suskunluğunu anlayabilmek, gözünün içine bakınca buradayım diyebilmek… Bunlar görünmeyen ama en çok iyileştiren şeylerdir. İnsan, insanın yükünü hafiflettiğinde kendi yükü de azalır.

Bazen yaralı olan sadece karşımızdaki değildir. Biz de içimizde taşırız görünmeyen izleri. Geçmişten kalan kırgınlıkları, söylenmemiş sözleri, yarım kalmış hikayeleri… Bu yüzden başkasının acısını küçümsemek kolay, anlamak ise emek ister. Ama gerçek olgunluk tam da burada başlar. Kendi yarasını inkar etmeden başkasının yarasına dokunabilmek.

İnsan ilişkileri bir ayna gibidir. Ne verirsek onu görürüz. Sertlik verirsek sertlik büyür, anlayış verirsek yumuşama başlar. Kimse tek başına iyileşmez, ama doğru bir temas, doğru bir söz, doğru bir sessizlik bile insanın yönünü değiştirebilir. Bazen bir cümle, bir ömrün gidişatını bile etkiler.

Kimse tam anlamıyla güçlü değildir. Güç dediğimiz şey, kırılmamayı başarmak değil, kırıldığında yeniden toparlanabilmektir. Bunu tek başına yapmak zorunda değiliz. İnsan, insanla tamamlanır. İnsan, insanla iyileşir.

Asıl mesele hiç yaralanmamak değil, yaralıyken bile başkasına zarar vermemeyi öğrenebilmektir. Çünkü dünya zaten yeterince kırık. Biz istersek bu kırıklığın üzerine daha fazla çatlak ekleyebiliriz ya da o çatlakların arasından ışık sızmasına izin verebiliriz.

İnsan insana ilaçtı. Biz onu nasıl kullanacağımızı yeniden öğrenmek zorundayız.

Fikriye Kaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Fikriye Kaya Merhaba, ben Fikriye Kaya. Aynı Film Kaç Kez Oynar adlı kitabımın yazarıyım ve kişisel gelişim konularında yazılar kaleme alıyorum. Hayatı ve insan ruhunu kelimelerle keşfetmeyi, okuyucuların kendi iç dünyalarını fark etmelerini sağlamayı seviyorum. Yazmak benim için sadece bir tutku değil, paylaşmak, ilham vermek ve okuyucularla bir bağ kurmak biçimidir. Her eserimde, okuyuculara düşünmeye, sorgulamaya ve kendi yolculuklarını fark etmeye davet eden bir pencere açmayı amaçlıyorum. Kelimelerin gücüne inanıyor, her hikayede hem duyguyu hem de düşünceyi buluşturmayı öncelik veriyorum.