DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Dünya, tek başına güçlü olanların değil; birbirini fark edenlerin omuzlarında döner.

19 Aralık 2025 - 16:21
19 Aralık 2025 - 16:21 ⏱ 1 dk Okuma Süresi
 4  66

1. DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ

DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ

BİR GÜNLÜK İNSANLIK

Takvim yaprağı sessizce düştü.

Kimse fark etmedi.

Oysa o gün, 20 Aralıktı.

Bir şehir düşün. Aynı sokakta yürüyen yüzlerce insan…

Aynı kaldırımı paylaşan ama birbirinin yükünü bilmeyen.

Bir kadın sabah çantasına ekmek koydu, bir başkası akşam eve ne götüreceğini düşündü.

Bir çocuk defterine hayaller çizdi, bir diğeri hayal kurmamayı öğrendi.

Dayanışma, yüksek sesle söylenen bir kelime değildir.

Bazen bir kapının önüne bırakılan poşettir.

Bazen “Buradayım” demeden yanında durmaktır.

Bazen de hiç tanımadığın birinin acısına, kendi kalbinde yer açabilmektir.

O gün bir adam, elindeki son parayla iki çay aldı.

Birini kendine, birini karşı masadaki yabancıya.

Konuşmadılar.

Ama masada bir sessizlik paylaşıldı.

İnsanlığın en sade hâliydi bu.

Uluslararası İnsan Dayanışma Günü, bize büyük sözler verdirmez.

Sadece şunu hatırlatır:

Dünya, tek başına güçlü olanların değil;

birbirini fark edenlerin omuzlarında döner.

Belki bugün kimse bu günü hatırlamayacak.

Ama birinin yükü hafiflerse,

bir kalp “yalnız değilim” derse,

takvim yaprağı görevini yapmış olur.

Çünkü dayanışma,

özel günlerde değil,

insan olduğumuzu hatırladığımız anlarda başlar.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.