Kavramlar ve Yüklediğimiz Manalar

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
30 Ocak 2025 - 14:15
30 Ocak 2025 - 14:15 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 2  758
Kavramlar ve Yüklediğimiz Manalar

Kavramlar ve Yüklediğimiz Manalar...

Bazı şeyler basit bir kavramdan ötedir.Onlar sadece bir cismi ifade etmezler,onların bir de mana boyutu vardır.Verdikleri anlamlı mesajları vardır.Bu kavramlar bazen bir taş olur bazen de bir ahşap...

Tespih...

Kimi'nin mahalle kabadayısı gibi elinde sağa sola salladığı, parmakları arasında tur döndürdüğü ve volta attığı;kimi'nin de zikir çekmek için kullandığı tespihi ecdâdımız Estağfurullah çekmek ve genellikle,Namazlar'dan sonra çekilen;SubhanAllah, Elhamdülillah,Lâ ilahe illallah ve Allahû Ekber'den oluşan tesbihatı ve sabır çekmek için kullanıyordu.Tespih'e herkes farklı bir anlam yükleyebilir,benim ise dikkatimi celbeden,dikkatinizi çekmek istediğim husus;ip gibi sıraya dizilmiş bu zincir halkasını birbirine bağlı duruma getiren imame.İmame başı genellikle topuz iğnesi gibidir ve tespih tanelerini bu parça bir arada tutar.Bir aile'yi de evin reisi olan baba bir arada tutar.Kim ne derse desin,o gitti miydi,tüm bireyler zaman'la tespih taneleri gibi sağa sola dağılır!

Bir okulu; müdür bir arada tutar.Bir sınıfı da öğretmen...Bir dergâhı mürşit,bir orduyu komutan...Bir ülke'yi kral veya padişah...

Bir sürü'yü çoban veya onun sadık köpeği...

Hele bir de mutasavvıflar için bunlardan öte, tespih'in apayrı bir özelliği, güzelliği ve seyru sülûk'te ayrı bir izi vardır.Ra'd suresi 28.ayet'ten yola çıkarak;Kalplerin ancak Allah'ı zikretmekle mütmain olacağını bilen Allah dostları tevbeden sonra müritlerine verdikleri vird denilen günlük dersleri(ilk başlayanlar'a günde 5 bin defa ALLAH ALLAH ALLAH ile başlar,ve bu peyderpey arttırılak en son nefs-i mütmaine denilen safha'ya,mütmain olmuş,sakinleşmiş,durulmuş kıvama ulaşana kadar devam eder.ALLAH zikri'yle iyice dolan ve coşan kalp,son nefeste söylememiz elzem olan Lâ ilahe illallah'a döner,zira Peygamberimiz(sav) şöyle buyurmuştur:"İlk sözü ve son sözü Lâ ilahe illallah olan cennete girer."İşte bu saadet-i dâreyn,yani iki cihan saadeti'nin menbaı olan bu zikirleri 99'lü tespih'le yaptırırlar mürşid-i kâmiller,yani nefisleri kemâle ermiş:Allah'ı daha iyi bilen ve Allah'a bizden daha yakın olan Rabbanî alimler,Allah dostları). 

Değerli okuyucularım,Namaz kılın veya kılmayın,size küçücük bir tavsiyem var: Birgün boyunca elinize bir tespih alın ve akşama kadar Allah Allah Allah...deyin.Bunu yaparken'de diliniz damağınızda olsun, bunun gayesi sadece dille söylemek değil,Beytullah,yani Allah'ın evi olan kalbi de Allah dedirtmeye alıştırmaktır.Kalb'in zamanla Allah demekle elde ettiği manevî lezzet,tabir-i câizse,hakiki bir kavanoz bal'ın tadına vardıktan sonra bir daha o bal'dan vaz geçememek,mütemadiyen o bal'ı istemek,devamlı o tad'ı almak istemektir.Kalp bir çocuk gibidir,ona ne verseniz büyüdüğünde,sekarât-ı mevt denilen son nefes'te onu söyler.İyisi mi;Bir derviş gibi,bir yolcu gibi dünyalık'tan da el etek çekmeden ama dünyalığı da kalbimize yerleştirmeden,eli işte gönlü Yar'da ve ahiret'te olarak daima Allah Allah Allah diyelim...Bir Hak dostu dünya ahiret dengesini ve sevgi'nin dozunu şu enfes cümlelerle bize nakleder:"Paranız cebiniz'de,mobilyanız eviniz'de olsun,ama sakın bunları kalbinize yerleştirmeyin,

Çünkü kalp Allah'ın evidir."

Tespih'le ilgili yılları bulan, anlattıkça anlatasım gelen hatıralarım var.Her sözcüğe bir makale bile yazılır.Tespih'le bağımız'la ilgili külliyat bile yazılır,ancak buna ne kalem yeter ne defter ne de zaman...

İyisini yaşayan bilir,o hâlde alayım tespihi elime,elim kalbimin üzerinde,dil damağa yapışık,dünya gözü kapalı,kalp gözü açık:Allah Allah Allah demeye...

Tespihler zamanla değişebilir ancak kalpler yerinde duruyor ve kan pompalamaya devam ediyor.O hâlde onu beslemeliyiz.Ekili bir fidan gibi yeni doğan bir bebek gibi güzellikle,iyilikle, sevgi'yle,şefkatle,muhabbetle yetiştirmeye bakalım zira kalpler ancak Allah'ı zikretmekle mütmain olur vesselam.

Abdulaziz ADAKAN 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."