HASTANE MÜDÜRÜ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bazen insanın iyileşmeye değil, biraz anlaşılmaya ihtiyacı vardır.

24 Ağustos 2026 - 19:10
24 Ağustos 2026 - 19:10 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  21
HASTANE MÜDÜRÜ

         HASTANE MÜDÜRÜ

Dr. Günce sabah servise girdiğinde hastaların koridorda sıra olduğunu gördü.

En önde, elinde dosyayla Hasan duruyordu.

“Ne oluyor?” diye sordu.

Hasan ciddi bir ifadeyle:

“Toplantımız var, doktor hanım.”

“Ne toplantısı?”

“Hastanenin yönetim toplantısı.”

Dr. Günce, “Peki, müdür kim?”

Hasan hiç düşünmeden arkasındaki yaşlı adama işaret ederek:

“Cemil Bey,” dedi.

Cemil Bey sandalyesinde oturmuş, elindeki çayı karıştırıyordu.

“Peki, başhekim?”

“Zelal.”

“Ben?”

Hasan bir an durdu ve:

“Sen de hastanesin,” dedi.

Dr. Günce gülmemek için dudaklarını ısırıyordu.

“Peki, toplantıda ne konuşacaksınız?”

Hasan dosyasını açtı.

“Çok önemli üç madde var. Yemekler kötü, televizyon bozuk ve doktor hanım sürekli bizi iyileştirmeye çalışıyor.”

Dr. Günce kaşlarını kaldırarak:

“Peki, bunda ne sorun var?”

Hasan dosyayı kapatıp:

“Bazen insanın iyileşmeye değil, biraz anlaşılmaya ihtiyacı vardır,” dedi.

Dr. Günce, Hasan’a dikkatle bakarak:

“Sen bunu nereden biliyorsun, Hasan?” diye sordu.

Hasan gözlerini hastalara çevirerek:

“İnsan bazen kendi başına gelmeden başkasının derdini anlayamıyor, doktor hanım,” dedi.

Cemil Bey bu sırada çayından höpürdeterek koca bir yudum aldı. Sonra elini kaldırıp ciddi ciddi:

“Ben de yemeklerin kötü olduğunu düşünüyorum,” dedi.

Herkes alkışlamaya başladı.

Dr. Günce kahkahayla gülüyordu, artık tutamamıştı kendini.

O gün hastalar, farkında olmadan toplantıyı gerçekten yapmışlardı.

Yemekler düzeldi.

Televizyon tamir edildi.

Ve Dr. Günce’nin aklında Hasan’ın, “Bazen insanın iyileşmeye değil, biraz anlaşılmaya ihtiyacı vardır,” cümlesi kaldı.

Ertesi sabah Dr. Günce servise girdiğinde yatağının başında sessizce oturan Cemil Bey’i gördü.

“Günaydın, Cemil Bey, nasılsınız?”

Cemil Bey her zamanki gibi:

“İyiyim, doktor hanım,” diye cevap verdi.

Günce dosyasına bakmak için elini uzatırken:

“Gerçekten nasılsınız?” diye sordu.

Cemil Bey gözlerini pencereye çevirip:

“Kızımı çok özledim,” dedi.

Günce dosyayı kapatıp sandalyesini yatağın yanına çekti.

“Anlatmak ister misiniz?” diye sorduğunda Cemil Bey başını çevirip ona baktı.

İşte o an Günce, Hasan’ın ne demek istediğini gerçekten anladı.

Bazı yaraların ilacı vardı.

Bazılarının ise sadece dinlenmeye ihtiyacı vardı.

O günden sonra serviste bir hastaya “Nasılsın?” diye sormadan önce, gerçekten cevabını dinlemeyi öğrendi. Bazen bir insanın ihtiyacı olan şey ilaç değil, karşısına oturup, acele etmeden onu dinleyen biriydi.

Ve Dr. Günce o gün, bazı yaraların tedavi edilmekten önce görülmek istediğini öğrendi.

    

              DİLEK SARIKAYA 

Menajer :ilayda Can & Dilara sarıkaya 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow