Yanındayken Yalnız

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
20 Mayıs 2026 - 15:44
20 Mayıs 2026 - 15:44 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  453
Yanındayken Yalnız
Yanındayken Yalnız

Sessiz Vedalar ve Görünmez Eksilişler

“Yalnızlık bazen bir odada tek başına kalmak değildir. Bazen biri tam karşında otururken başlar. Sesini duyarsın… Ama seni duymuyordur. Yanındadır… Ama sana ait değildir artık.”

İnsan bunu hemen anlamıyor. Önce sustuklarını ‘yorgunluk’ sanıyor, sonra değişeni ‘zaman’ diye açıklıyor. Ama bir gün fark ediyor; bazı insanlar gitmeden önce de eksiliyor insanın hayatından.

Yavaş oluyor bu eksiliş. Bir anda değil… Önce eskisi kadar merak etmemeye başlıyor insan seni. Gününün nasıl geçtiğini soruyor belki, ama cevabını gerçekten dinlemiyor artık. Eskiden gözlerinin içine bakarak kurduğu cümleler, zamanla alışkanlığa dönüşüyor.

"Ve insan, sevginin bitişini büyük vedalarla bekliyor. Oysa bazı duygular sessiz ölür."

Bir bakarsın; eskiden yanında huzur bulduğun kişi, şimdi içini en çok yoran şeye dönüşmüş. İşte o an anlıyorsun… Yalnızlık, kimsenin olmaması değilmiş. Birine içini anlatamamakmış. Kırıldığında dönüp konuşacak bir kalp bulamamak… Sustuğunda fark edecek birinin kalmamasıymış.

İnsan en çok da burada yoruluyor zaten. Gitmekle kalmak arasında sıkışmış ilişkilerin içinde… Çünkü bazı insanlar hayatında kalmaya devam eder ama artık sana dokunmaz. Ne sesi iyi gelir, ne de varlığı tamamlar seni.

Ve bir süre sonra şunu fark edersin: İnsan bazen birini kaybetmez. Sadece, eskiden hissettirdiği şeyi kaybeder.

Belki de bu yüzden bazı ayrılıklar resmî değildir. Kimse gitmez. Kapılar kapanmaz. Son bir konuşma bile yaşanmaz. Ama yine de biter. Çünkü bazı insanlar fiziksel olarak yanında kalır… Ama ruhları çoktan senden uzaklaşmıştır.

Ve insan, en ağır yalnızlığı tam da burada öğrenir.

— Ümit Oklu

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ümit Oklu Ümit Oklu, 1 Ağustos 1995 tarihinde Adana’da doğdu. Kamu personeli olarak aktif iş hayatını sürdürürken, hayatının merkezinde her zaman kelimeler, duygular ve insanın iç dünyasına duyduğu merak yer aldı. İnsanların içinde sakladığı duyguları, sustuğu cümleleri ve geceye bıraktığı düşünceleri yazıya dönüştüren Oklu; yazılarında modern insanın yalnızlığını, içsel kırılmalarını, umut arayışını ve kendini bulma çabasını sade ama derin bir anlatımla ele almaktadır. Melankolik ve sinematik bir üslubu benimseyen yazar, çoğu zaman sessizlikte büyüyen duygulara, insan ruhunun görünmeyen yaralarına ve insanın kendisiyle yüzleştiği anlara odaklanır. “Bir Ümit” ve “Bir Tesadüf” adlı eserleriyle edebiyat dünyasında yer alan Oklu için yazmak; bazen anlaşılmak, bazen susulan şeyleri duyurmak, bazen de insanın kendi kalbine bakabilmesidir.