Ters Yön - Yürüyen Merdivenler

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
3 Temmuz 2026 - 12:08
3 Temmuz 2026 - 12:08 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 4  192
Ters Yön - Yürüyen Merdivenler

Bilim dünyası yüzyıllardır uzay boşluğunu, atomun çekirdeğini ve kuantum fiziğini çözmek için uğraşıyor. Bunlar elbette saygı değer, harika çabalar. Fakat kimsenin henüz hiçbir akademik makalede açıklamaya cesaret edemediği, laboratuvarda canlandırılamayan öyle bir an var ki: Metrodaki yürüyen merdivene yanlış yönden adım atmak. 

Her şey o sabah kahvenizi yudumlayıp, kulaklığınızda çalan havalı bir şarkının verdiği anlamsız cesaretle kendinizi dünyanın hâkimi sanarak metrodan içeri girmenizle olanlar olur. Adımlarınızdan asalet akıyordur. Derken, gözünüz yukarı çıkan basamaklara ilişir. Aslında onlar aşağı iniyordur ama o anki dalgınlıkla bunu fark etmezsiniz. Sol ayağınızı kararlı bir hamleyle ileriye atmanızla başlar her şey. Siz yukarı doğru bir ivme kazanmak isterken, altınızdaki zemin hızlıca geriye doğru kayar. Vücudunuz öne eğilir, kollarınız havada garip hareketlere kapılır. Bir an için kendinizi yerçekimsiz ortamda takla atan bir astronot gibi hissedersiniz ama ne yazık ki burası NASA değil, 08.15’te ki Kadıköy metrosudur. 

Yanlış yöne bastığınızı anladığınız ilk an, beyniniz size üç saniyelik bir inkâr süresi tanır.  

Peki o esnada çevredeki seyirciler ne yapar? Türk toplumu bu gibi durumlarda müthiş bir empati yoksunluğu sergiler. Arkasından kovalayan varmış gibi koşan plazalılar birden yavaşlar, yürüyen merdivenin diğer şeridindeki teyzeler size "Vah yavrum, herhalde okumuş ama yön duygusunu geliştirememiş" bakışı atar. Hatta o esnada göz göze geldiğiniz küçük bir çocuk, sanki hayatının en büyük sirk şovunu izliyormuş gibi bıyık altından sırıtır. 

Bu rezaletten başı dik çıkmanın üç farklı yöntemi vardır: 

  1. "Spor Yapıyorum Taktiği”: Yanlış bindiğinizi fark ettiğiniz an, sanki bu tamamen bilinçli bir kararmış gibi davranırsınız. Ters yöne doğru çılgınlar gibi koşmaya başlarsınız. Aşağı inen merdiveni yukarı doğru tırmanırken ciğerlerinizden olduğunuzu anlarsınız. Takım elbisenizin içinde sırılsıklam olursunuz ama çevreye ‘Kardiyo yapıyorum kardeşim, siz ne anlarsınız dinamizmden’ mesajı verirsiniz. Sona ulaştığınızda kalbiniz durmak üzeredir ama gururunuz kurtulmuştur.

  1. “Turist Modu”: İlk geri savrulmada hemen arkaya dönüp, önce telefonunuzu çıkarıp birkaç fotoğraf çeker, tabelaları incelelersiniz ve kendi kendinize mırıldanır gibi yabancı bir aksanla  "Wow, Istanbul's public transportation is so fast. Amazing!" ("Vay canına, İstanbul'un toplu taşıması ne kadar hızlı. Harika!") diyerek etrafa gülücükler saçıverirsiniz. Sonuçta kimse bir turisti yön duygusu yüzünden yargılamaz. 

  1. “Ölü Taklidi”: İlk adımı atarsınız, geriye doğru savrulursunuz ve olduğunuz yere çömelip telefonunuza bakmaya başlarsınız. Sanki o merdivenin dibi, dünyada WhatsApp mesajı okumak için tasarlanmış en ideal yermiş gibi davranırsınız. 

İşte vallahi hayat da tam olarak böyledir. Bazen her şeyin yukarı doğru gittiğini sanıp büyük bir özgüvenle adım atarız ancak zemin altımızdan kayıverir. Böyle anlarda yapmamız gereken bir pelikan gibi çırpınmak yerine üstümüzü başımızı silkeleyip, "Zaten aşağısı daha güzelmiş" diyebilmektedir. 

Şimdi izninizle asansöre doğru ilerliyorum. Orada en azından ters yöne basma ihtimali yok. Tabii kabinin tavanına tırmanmaya çalışmıyorsanız. 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Sahra Demirer İnsanlar tutarsızken, cümleler nasıl tutarlı olabilir ki zaten?