Vicdanın Takvimi: Üç Gün Kırmızı, Üç Yüz Altmış İki Gün Karanlık

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Engeller şehirlerin mimarisinde mi başlar, yoksa insan zihninin sınırlarında mı? Bu yazı; her sabah evden çıkarken kaldırımlarla, otobüslerle ve merdivenlerle savaşan, ardından tüm bu fiziksel engelleri aşıp iş görüşmesinde 'önyargı duvarına' çarpan bir bireyin içsel yolculuğudur.

20 Temmuz 2026 - 15:25
20 Temmuz 2026 - 15:25 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 2  26
Vicdanın Takvimi: Üç Gün Kırmızı, Üç Yüz Altmış İki Gün Karanlık

Takvimde 365 gün var ama bazı sorular sadece bir güne sığmıyor. 

Senenin kaç günü bir engelliyle, elinden tutmak için değil de sadece insan olduğu için yan yana duruyoruz? Empati dediğimiz şey takvime işaretlenmez ancak yokluğu her gün hissedilir.

Bir gün asansör bozulur, bir gün bir kapı dar gelir, bir gün birisi “bir basamaktan ne olacak” der… İşte o an anlarsın; sorun bedenlerde değil, betonlaşmış düşüncelerde. Biz onları hayatın kenarına itiyoruz; sabırsızlığımızla, “sonra yaparız” dediğimiz düzenlemelerle ve o zehirli acıma duygumuzla.

Çantada Diploma, Cepte Umut: Görünmez Sınav

Engelli bir birey için sabah alarmı herkesten erken çalar. Çünkü onun için dışarı çıkmak sadece hazırlanmak değildir, bir strateji geliştirmektir. Asansör çalışıyor mu? Kaldırımda araba var mı? Otobüs şoförü rampayı açacak mı?

Diploması çantasında, umudu cebindedir ama ilk engel apartman kapısında başlar. İş başvurularında CV’ler değil, engeller okunur. “Biz sizi ararız” cümlesi, nezaketle paketlenmiş bir dışlanmışlıktır. Kimse açıkça söylemez ama o sessizlik bağırır: “Biz seni değil, engelini gördük.”

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Zübeyde Bayık Cehenneme Düşen Melek yazarı Zübeyde Bayık, yaşam mücadelesini kalemiyle anlatan engelli bir yazardır. Küçük yaşta geçirdiği hastalık sonucu serebral palsi ile tanışmış, buna rağmen eğitim hayatından vazgeçmeyerek azmiyle dikkat çekmiştir. Yazılarında genellikle hayata tutunma, içsel mücadele ve umut temalarını işler. Cehenneme Düşen Melek adlı eseriyle okuyuculara güçlü ve duygusal bir anlatım sunmuştur.