Neyi Aradığını Bildiğinde Dünya Bir Kütüphaneye Dönüşür

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

İnsan ne istediğini bildiğinde hayatındaki her deneyim bir öğrenme alanına dönüşür. Çünkü bazen mesele cevabı bulmak değil, neyi aradığını bilmektir

23 Ağustos 2026 - 09:34
23 Ağustos 2026 - 09:34 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 0  27
Neyi Aradığını Bildiğinde Dünya Bir Kütüphaneye Dönüşür

Yaptığım her şeyi, yazdığım her cümleyi, öğrendiğim her yeni şeyi aslında tek bir sebeple yaptığımı fark ediyorum: Gönül verdiğim bir işte nasıl daha iyi biri olabileceğimi öğrenmek için. Her şeyi. Bazen izlediğim bir film, bazen sokakta yürürken gördüğüm bir insan, bazen bir kitapta altını çizdiğim tek bir cümle… İnsan ne istediğini gerçekten bildiğinde dünya garip bir biçimde değişiyor. Daha doğrusu dünya aynı kalıyor da insanın ona bakışı değişiyor. Bir anda etrafındaki her şey, işinde ve hayatında daha iyi olabilmen için önüne açılmış büyük bir kütüphaneye dönüşüyor.

​Belki de mesele, dünyanın sana ihtiyacın olan bilgiyi vermesi değil; mesele, sonunda neyi aradığını biliyor olman. Çünkü neyi aradığını bildiğinde daha önce defalarca önünden geçtiğin şeyleri görmeye başlıyorsun. Bir oyuncunun bakışında başka bir şey yakalıyorsun, bir yönetmenin tercih ettiği kamera açısını merak ediyorsun, bir yazarın neden tam da o kelimeyi seçtiğini düşünüyorsun. Başkalarının yalnızca izleyip geçtiği yerde sen durup bakıyorsun. “Bunu neden böyle yaptı?” diye soruyorsun. Ve o soru farkında olmadan seni biraz daha ileri taşıyor. Dünya sana bir anda daha fazla şey öğretmeye başlamıyor aslında; sen öğrenmeye hazır birine dönüşüyorsun.

​Benim için bunun bir de duygusal tarafı var. Kendimi zihinsel olarak koyduğum bazı noktalar, önümde bir yol ayrımı gibi duruyor. Özellikle yazarken bunu hissediyorum. Masaya oturduğumda yalnızca bir şeyler yazmaya başlamıyorum; zihnimi başka bir yere taşıyorum. Modumu değiştiriyorum. Günün içindeki insanla yazının başındaki insan arasında görünmez bir kapı kapatıyorum sanki. Gladiator filminde Maximus Decimus Meridius’un dövüşten önce eğilip toprağı avucuna alması, onu koklaması gibi… Benim için de bazı anlar tam olarak bunu ifade ediyor: Ciddileşme zamanı.

​Herkesin böyle bir mental butonu vardır belki. Benimki, kendimi yaptığım şeyin içine tamamen bırakmak. Bir role hazırlanan aktör gibi düşünün. Kendini bir kafese koyuyorsun ve o kafesin içindeyken artık o karaktersin. Dışarı çıktığında yeniden gülebilir, konuşabilir, hayatına devam edebilirsin. Ama içerideyken başka bir şey vardır. Dikkatin dağılmasın istersin. Sesler azalsın, insanlar biraz uzaklaşsın, dünya birkaç dakikalığına senden elini çeksin istersin: “Dostum, şimdi bana dokunma. Benimle konuşma. Beni biraz yalnız bırak.”

​Çünkü bazı şeyler yalnızca yetenekle yapılmıyor. Kendini o işe verebilecek zihinsel alanı oluşturman gerekiyor. Ve sanırım insan gönül verdiği bir işte gerçekten iyi olmak istiyorsa bir süre sonra hayatı da böyle okumaya başlıyor. Okuduğu her şeyden, izlediği her sahneden, yaptığı her hatadan, karşılaştığı her insandan bir şey almaya çalışıyor. O zaman dünya gerçekten büyük bir kütüphaneye dönüşüyor. Raflarda ne olduğunu dünya belirliyor belki ama hangi kitabı aradığını bilmek hâlâ sana kalıyor.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ramazan Turhan Yazar | Oyuncu | İçerik Üreticisi “Gerçekten Ne İstediğini Biliyor Musun?” kitabının yazarı Instagram üzerinden kitap ve düşünce içerikleri üreticisi Okuma kültürü ve bireysel gelişim üzerine çalışmalar yapan biri Tiyatro Oyuncusu 1994 doğumluyum, evli ve 3 çocuk babasıyım. Denizli’de yaşıyorum. Radyo Televizyon Programcılığı okudum, bir dönem medya sektöründe çalıştım ama hayat beni başka yerlere de götürdü. Bazen elimde kamera vardı, bazen çekiç. Kimi zaman masa başında, kimi zaman beden gücüyle çalıştım. Ama içimde hep bir şeyler yazma isteği vardı. Yazmak bana iyi geliyor… İlk kitabımı yazdım, şimdi yeni cümlelerin peşindeyim. Burada hissettiklerimi, düşündüklerimi, içimden geçenleri paylaşmak istiyorum. Kimi zaman bir deneme, kimi zaman bir hikâye, bazen de sadece bir cümle… Okursan ne mutlu, okurken kendinden bir şey bulursan daha da güzel. Ben yazarken iyileşiyorum, belki sen de okurken rahat bir nefes alırsın. İLGİ ALANLARIM * Kitap ve edebiyat * Yazarlık ve düşünce üretimi * Kültür ve insan psikolojisi * Tiyatro ve sahne çalışmaları