BİR MASAL; DÜŞLER ÜLKESİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Bir kuş sesi ile uykusundan uyandı. Yaralı kuş, kanatlarını çırpıyor, Neşe'ye günaydın diyordu.

20 Mayıs 2026 - 14:10
20 Mayıs 2026 - 14:10 ⏱ 6 dk Okuma Süresi
 5  49
BİR MASAL; DÜŞLER ÜLKESİ

Eski zamanların birinde, Neşe düşler ülkesi ormanına gitmişti. Düşler ülkesi ormanı evine çok yakındı. Bu yüzden her gün oraya giderdi. Aslında bu ormana ismini Neşe vermişti. Çünkü rengarenk çiçeklerin kokusu ve hayvanların sesleri onu mutlu ediyordu, tıpkı düşleri gibi. Ormana her geldiğinde önce çiçekleri koklar selam verirdi, ardından yere düşen yaprak varsa evine götürmek üzere bir yere toplardı. Akşam olunca yaprakları eve götürüp defterlerinin arasına koyardı. Neşe beş yaşındaydı. Okula giden bir ablası, veteriner olan bir babası ve öğretmen olan bir annesi vardı. Babasının mesleğinden ötürü hayvanları çok seven Neşe, düşler ülkesi ormanındaki hayvanlarla arkadaş gibiydi.

Yine ormana gideceği günlerden birinde, kuş seslerini duydu. Ama sesleri diğer günlere göre daha yüksekti. Sanki biri kuşlara zarar veriyordu. Bu sesler üzerine ayakkabılarını bile giymeden düşler ülkesi ormanına doğru koşmaya başladı. O da ne? Yerde kanadı yaralanmış bir kuş vardı ve başka bir kuş da ona yardım etmeye çalışıyordu. Sesleri duyan diğer hayvanlarda kuşların etrafında gelmişti. İyi de bu kuşa ne olmuştu böyle? Neşe hayvanları uzaktan izliyordu. Çünkü koşarak yanlarına gitse hepsi korkar ve kaçardı.

Kuş için ne yapabileceğini düşünürken koşarak eve döndü ve dolapları karıştırarak bir kutu buldu. Sevinçten "Buldum" diye bağırırken Annesi: "Hayırdır Neşe, bir şey mi oldu?" Dedi

Neşe: "Evet anne, düşler ülkesi ormanında bir kuş yaralanmış, onu kutuya koyup eve getireceğim. Onu iyileştirebiliriz değil mi?" Diye sordu.

Annesi: "Tabi kızım getir, babana götürüp neyi varmış baktırırız." dedi.

Bu cevap üzerine Neşe hızlıca evden çıktı, bu sefer ayakkabılarını giymeyi unutmamıştı.
Düşler ülkesi ormanına sakince yaklaşarak hayvanlara baktı. Kuşların çevresinde duran hayvanlar azalmıştı, Neşe de yerdeki yaralı kuş ve arkadaşının yanına yavaşça yaklaştı. "Merhaba güzel kuşlar, size zarar vermek için gelmedim. Arkadaşımızı iyileştirmek için geldim." diyerek yaralı kuşu getirdiği kutuya koydu. Bir kanadında yarası olan kuşu kutuya koyunca kuş teşekkür eder gibi cik cikledi. Neşe de bir gülümse ile "Artık iyi olacaksın merak etme" diyerek evin yolunu tuttu.

Neşe annesi ile babasının veteriner kliniğine kuşu götürerek tedavi ettirdi. Babası: "Kuşun kanadına sert bir şey gelmiş, o da küçük bir yara oluşturmuş. Kanadı saracağım, bugün bizimle kalsın, yarın arkadaşlarının yanına götürebilirsin." diyerek Neşe'ye bilgi verdi. Annesiyle yaralı kuşu tekrar eve götürürken, kuşun başına nasıl böyle bir şeyin geldiğini düşünüyordu. Eve vardıklarında ablası evdeydi, kutudaki kuşun hikâyesini ablasına anlattı ve gece boyu kuşun başında bekledi.

Bir kuş sesi ile uykusundan uyandı. Yaralı kuş, kanatlarını çırpıyor, Neşe'ye günaydın diyordu. Neşe de büyük mutluluk ile kuşun iyileştiğine seviniyordu. Kuşa "Cıvıltı" ismini koymalıyım diyerek, "Haydi cıvıltı yemeğimizi yeyip arkadaşlarımızın yanına gidelim" dedi. Neşe Cıvıltı ile birlikte yemeğini yeyip düşler ülkesi ormanına gitti. Ormana geldiklerinde Cıvıltı artık kutudan çıkmak istiyordu. Neşe Cıvıltıyı aldığı yere koyarak diğer kuşlara, "Arkadaşımızı getirdim" diyerek haber verdi. Birkaç tane kuş Cıvıltı'nın yanına gelerek onu selamladı.
Neşe onları gülerek izlerken, ayak sesleri ve otların hışırtısını duydu. Cıvıltı’nın yanına gelmiş olan kuşlar korkuyla dallara kondu. Neşe de Cıvıltı'yı ağacın kenarına koyarak sesin geldiği yöne ilerledi.
Otların arasından baktığında, ağaçlardan düşen yaprakları ayağıyla ezen, her gün koklayıp selam verdiği çiçekleri koparan bir çocuk gördü. Biraz daha çocuğu izledikten sonra gizlendiği otların arasından çıkıp çocuğa "Ne yapıyorsun burada?" diye sordu. Çocuk "Otlarla oynuyorum" diyerek çiçekleri koparmaya devam etti.

Neşe "Ben de her gün bu ormanda oynuyorum ama çiçekleri koparmıyorum. Sen oynamıyorsun onlara zarar veriyorsun" dedi
Çocuk "Bu çiçekler senin mi ki? İstediğimi yaparım." dedi. Bu cevaba sinirlenen Neşe:

"Onların da canı var. Bak daha dün bir kuş yaralandı onu veterinere götürdüm. Kuş benim değildi ama onu yaralı hâlde bırakmadım." dedi. Çocuk korkulu gözlerle "O kuş yaralanmış mı?" dedi.

Neşe: " Sen nereden biliyorsun bunu?" dedi.

Çocuk: "Ben dün sapan ile oynuyordum. Topladığım küçük taşları atıyordum." dedi

Neşe: " Nasıl böyle bir şey yaparsın? O kuş kanadını kaybedip bir daha hiç uçamayabilirdi." dedi.

Çocuk: "Ben yalnızca oyun oynuyordum. Etrafa öylesine taş atıyordum, bir anda dallardan kuşlar uçtu ve bir kuş aşağı düştü ben de korkup kaçtım." dedi.                           

Neşe: "Sapan oynamak için daha güvenli yerler bulmalısın. Burası arkadaşlarımın yuvası. Benimde oyun parkım, buraya zarar vermemelisin ki arkadaşlarımla oynayabileyim." dedi.

Çocuk: "Evet galiba doğru söylüyorsun, zaten kuşu bilerek yaralamamıştım ama yine de burada sapan ile oynamamalıydım. Peki bana burada tek başına mı oynuyorsun, etrafta çocuk göremiyorum? diye sordu. Bu cevap karışısında Neşe sevinçle, kuşlarla nasıl konuştuğunu gösterdi. Kaplumbağalara gittiği yere kadar eşlik ettiğini, ağaçtan ağaca atlayan sincaplara yetişmek için çok hızlı koşması gerektiğini anlattı. Arada rast geldiği tavşanların nasıl zıpladığını da göstermeyi unutmadı. Tüm bunlardan sonra çocuk ile arkadaş olan Neşe, "O zaman yarın burada birlikte oynayalım, sen de kuştan özür dile ve barışın diyerek koşarak eve gitti.


Eve gelince ailesine: "Dünkü kuşa kimin vurduğunu öğrendim. Sapan ile oynarken vurmuş ama bilerek yapmamış yine de onu uyardım. Bundan sonra Kerem ile düşler ülkesine zarar vermeden birlikte oynayacağız." dedi. Neşe hem düşler ülkesini ormanını korumanın hem de yeni arkadaş edinmenin mutluluğunu yaşadı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Betül Uzuntarla F. Betül Uzuntarla, 03.08.1998 Karabük Safranbolu doğumlu ve Safranbolu'da yaşamaktadır. Çocuk Gelişimcidir. Cümlelerin Tortusu adlı kitabın yazarıdır. Yazı hayatına ilkokul yıllarında kaleme aldığı kısa sözler ve şiirler ile başlamış olup yine bu yaşlarında çeşitli yazı yarışmalarında derece yapmıştır. Sonrasında yazı serüvenine deneme, öykü, şiir olarak devam etmiş ve yıllardır aktif olarak kullandığı instagramda @cakilkitap isminde kitap sayfasında da kitap tahlilleri yapmaktadır. Çeşitli dergiler(Halbuki, Hece, Hasat Fanzin, Kibele...) blog sayfaları (Fikir İzleri, Kibele Kültür Sanat) ve proje kitaplarda (40'lar Kulübü, Sıfır Yayınları, Fikir İzleri, Sad Yayınları) yazıları yer almıştır ve yer almaya devam etmektedir. Bir yandan da Karabük Ana Haber e-gazete sayfasında köşe yazarlık yapmaktadır.