ALMANYA TRENİ 21.Cİ BÖLÜM – GURBETİN ADI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

“Gidersen yalnızca kendin için gitmiş olmayacaksın.” “Gülfem için…” “Firuze için…”

16 Ağustos 2026 - 04:29
16 Ağustos 2026 - 04:29 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 1  45
ALMANYA TRENİ 21.Cİ BÖLÜM – GURBETİN ADI

ALMANYA TRENİ 21.Cİ BÖLÜM – GURBETİN ADI  

Sabah olduğunda Memduh, köy kahvesine uğradı.

Kahvenin sobasının etrafında köylüler toplanmıştı.

İlçeden gelen bir adam elindeki gazeteyi masanın üzerine bıraktı.

“Almanya yine işçi alacakmış.”

Kahvede bir uğultu başladı.

Yaşlılardan biri konuştu.

“İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya yerle bir olmuştu.”

“Şehirler yıkıldı.”

“Fabrikalar harabeye döndü.”

“Şimdi yeniden ayağa kalkıyorlar.”

Başka biri söze girdi.

“Çalışacak işçi bulamıyorlarmış.”

“Türkiye’den de işçi çağırıyorlarmış.”

Memduh sessizce dinliyordu.

Adam devam etti.

“İş ve İşçi Bulma Kurumu üzerinden başvuru yapılıyormuş.”

“Sağlık muayenesinden geçiriyorlarmış.”

“Seçilenleri trenle Almanya’ya gönderiyorlarmış.”

“İyi çalışan da ailesine para gönderiyormuş.”

Memduh’un gözleri bir noktaya takıldı.

Almanya…

Bu kelime ilk kez yüreğine bu kadar ağır oturdu.

Kahveden çıktığında hava kararmaya başlamıştı.

Yavaş adımlarla eve döndü.

Şakire onun yüzüne baktığında bir şey olduğunu hemen anladı.

“Hayırdır Memduh?”

Memduh oturdu.

Bir süre konuşamadı.

Sonra usulca söyledi:

“Bugün kahvede Almanya’yı konuştular.”

Şakire sessizce dinledi.

“İşçi alıyorlarmış.”

“Başvuranları seçiyorlarmış.”

“Çalışanlar ailelerine para gönderiyormuş.”

Sözleri yarım kaldı.

Şakire kocasının yüzüne baktı.

“Gitmeyi mi düşünüyorsun?”

Memduh başını eğdi.

“Bilmiyorum…”

“Sizi bırakıp gitmek istemiyorum.”

“Ama burada da çocuklara istediğimiz hayatı veremiyorum.”

Şakire’nin gözleri doldu.

O gece yaşadığı her şey…

Kayınvalidesinin sözleri…

Kuyunun başında ettiği dua…

“Benim de bir evim olsaydı…” diye içinden geçirdiği o an…

Hepsi bir anda aklına geldi.

Memduh’un elini tuttu.

“Memduh…”

“Sen bizi bırakıp gitmeyeceksin.”

“Bizim geleceğimiz için gideceksin.”

Memduh başını kaldırıp Şakire’ye baktı.

Şakire devam etti:

“Gidersen yalnızca kendin için gitmiş olmayacaksın.”

“Gülfem için…”

“Firuze için…”

“Bizim için…”

“Bir gün kendi evimizin kapısını açabilmek için…”

Bu sözler Memduh’un yüreğine işledi.

Uzun süre konuşamadı.

Sonunda Şakire’nin elini sıktı.

“Allah yardımcımız olsun.”

Gece boyunca ikisi de uyuyamadı.

Dışarıda ay ışığı avluyu aydınlatırken, içeride iki insan hayatlarını değiştirecek kararı vermişti.

Sabah ezanı okunurken Memduh ayağa kalktı.

Abdestini aldı.

Namazını kıldı.

Sonra babasının yanına gitti.

Yusuf Baba avluda oturuyordu.

Memduh karşısına geçti.

“Baba…”

Yusuf Baba oğlunun yüzüne baktı.

“Söyle oğlum.”

“Ben Ankara’ya gideceğim.”

“İş ve İşçi Bulma Kurumu’na başvuracağım.”

Yusuf Baba uzun süre sustu.

Oğlunun yüzündeki kararlılığı gördü.

Sonra elini Memduh’un omzuna koydu.

“Git.”

“Rızkını aramak ayıp değildir.”

“Yeter ki alnının teriyle kazan.”

Memduh başını salladı.

İçinde umut vardı.

Ama tarifsiz bir hüzün de vardı.

Çünkü artık biliyordu.

Önündeki yol yalnızca Ankara’ya çıkmıyordu.

Almanya’ya…

Gurbete…

Ve hayatını sonsuza kadar değiştirecek o uzun yolculuğa uzanıyordu.

O gün Memduh’un kaderi değişmeye başladı.

Ama daha kimse bilmiyordu ki…

Memduh’un gidişi, Şakire’nin kendi evini kuracağı günlerin de başlangıcı olacaktı.

Devam edecek…

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

AYŞE KÜÇÜKIŞIK Ayşe Küçükışık Yazar • Şair • Editör “Her yazarın kaleminin ardında bir yaşam hikâyesi vardır. Ayşe Küçükışık’ın yazarlık yolculuğu da çocukluk yıllarında başlayan bir hayalin, engellere rağmen vazgeçmeyen bir azmin ve yıllar boyunca süren üretme tutkusunun hikâyesidir.” Ayşe Küçükışık, 05 Mayıs 1972 tarihinde Berlin’de çalışmak üzere Almanya’ya giden bir Türk işçi ailesinin çocuğu olarak doğdu. Altı yaşına kadar Berlin’de yaşadı. Daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye dönerek ilk ve orta öğrenimini Mersin’de tamamladı. İşitme güçlüğü nedeniyle eğitim hayatında çeşitli zorluklar yaşadı ve lise ikinci sınıfta örgün eğitimini bırakmak zorunda kaldı. Ancak bu engeller, yazmaya olan ilgisini ve üretme azmini azaltmadı. Yazarlık yolculuğuna, ortaokul yıllarında katıldığı bir hikâye yarışmasıyla ilk adımını attı. Kaleme aldığı hikâye önce okul birincisi, ardından il birincisi seçildi. Öğretmenleri tarafından iller arası yarışmada temsil edilmesi için girişimlerde bulunulsa da ailesinin izin vermemesi nedeniyle bu önemli fırsata katılamadı. Yaşadığı hayal kırıklığı, onda vazgeçmek yerine yazmaya daha sıkı sarılma isteği uyandırdı. Bu süreçten sonra ailesinden gizli şiirler yazmaya başladı. Şiirleri 90’lı yıllarda “Eda Alaş” mahlasıyla Mersin’deki çeşitli radyolarda yayımlandı ve dinleyicilerden ilgi gördü. Bir radyo kanalından çalışma teklifi almasına rağmen ailesinin izin vermeyeceğini düşündüğü için bu teklifi değerlendiremedi. Buna rağmen yazmaktan hiç vazgeçmedi; yaşadığı her deneyimi kalemine taşıdı. Şiir, öykü, deneme ve roman türlerinde eserler veren Ayşe Küçükışık, insanın iç dünyasını, yaşamın izlerini ve toplumsal konuları içten bir anlatımla ele almaktadır. Yazdığı 100’e yakın şiirin bir kısmı Fikir İzleri Platformu’nda ve diğer dijital platformlarda yayımlanmıştır. Ayşe Küçükışık'ın kaleme aldığı "Almanya Treni" adlı roman, 2010'lu yılların başında TRT tarafından düzenlenen bir senaryo yarışmasına gönderildi. Eserin konusu ilgi görmesine rağmen, senaryo teknik formatına uygun hazırlanmadığı için değerlendirme sürecini tamamlayamadı. Daha sonra Wattpad'de yayımlanan roman, zamanla hesabına erişim sağlanamaması nedeniyle uzun süre okurlardan uzak kaldı. Ancak yazarın yıllar önce sakladığı çıktılar ve notları, bu hikâyenin yeniden hayat bulmasını sağladı. Aradan geçen yıllarda ilk Türk işçilerinin Almanya yolculuğuna ilişkin araştırmalarını derinleştiren Ayşe Küçükışık, tanıklıklardan, tarihî kaynaklardan ve aile anlatılarından yararlanarak romanını yeniden ele aldı. Bugün “Almanya Treni”, ilk hâlinden çok daha kapsamlı, belgesel yönü güçlendirilmiş yeni versiyonuyla Fikir İzleri Platformu’nda bölüm bölüm yayımlanmaktadır. Tamamladığı ARDA adlı romanı da gerçek hayattan esinlenerek yazılmış olup Fikir İzleri Platformu’nda okurlarla buluşmuştur. Hâlen Fikir İzleri Platformu’nda editör olarak görev yapmakta, eserleri kişisel blogunda ve çeşitli dijital platformlarda okurlarla buluşmaktadır. Yazıları; kişisel blogu, Wattpad, Pinterest ve sosyal medya hesapları aracılığıyla geniş bir okur kitlesine ulaşmaktadır. Roman, şiir ve öykü çalışmalarını sürdürmekte; yaşanmış hayatları edebiyatın gücüyle geleceğe taşımayı amaçlayan eserler üretmeye devam etmektedir.