Acaba Ne Derler?

Mart 21, 2026 - 19:13
Mart 22, 2026 - 11:24
 1  23
Acaba Ne Derler?
Acaba Ne Derler?

İnsan bazen kendi hayatının başrolü olmaktan vazgeçip, başkalarının düşüncelerinde yazılan bir karaktere dönüşür. En çok da “Acaba ne derler?” sorusu yüzünden malesef… Bu soru, masum bir merak gibi başlar ama zamanla insanın içini kemiren bir suskunluğa dönüşür. Çünkü başkalarının ne düşündüğünü fazlaca düşünmekten, kendi düşüncelerimizi susturmanın en kibar yoludur.

Kendi kararlarımızı verirken bile içimizden bir ses yükselir: “Ya yanlış anlaşılırsa ya farklı düşünülürse?” İşte o an, kendi hayatımızın hakimiyetini başkalarına bırakmış oluruz.

Bu durumun geçmişinde çoğu zaman reddedilme korkusu yatar. Küçüklüğümüzden beri “ayıp olur”, “el alem ne der” gibi cümlelerle büyütülürüz.. Artık dışarıdan kimse bir şey demese bile, biz kendi kendimizi yargılamaya başlarız.

Ama şu gerçeği çoğu zaman unuturuz: İnsanlar düşündüğümüz kadar bizi düşünmez. Herkes kendi hayatının telaşında, kendi hikâyesinin içinde kaybolmuş durumda. Bizim üzerimizden geçen bir düşünce, onların zihninde sadece birkaç saniyeliktir. Fakat biz o birkaç saniyeyi, saatlerce hatta günlerce içimizde büyütürüz.

Başkalarının düşüncelerine göre yaşamak çok yorucudur. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünür fakat içeride insanın nefesi daralır. Çünkü gerçek benliğimiz, o kafesin içinde sıkışıp kalır. Ne istediğimizi, ne hissettiğimizi, kim olduğumuzu bile unutmaya başlarız.

Özgürlük tam da burada başlar. Herkesin seni sevmesi gerekmediğini kabul ettiğinde. Ve en önemlisi, kendi sesini başkalarının sesinden ayırt edebildiğinde…

Belki de sorunumuz, insanların ne düşündüğünü umursamamak değil; o düşüncelerin bizim hayatımızı ne kadar izin verdiğimizi fark etmektir. Çünkü hayat, başkalarının onayını almak için harcanacak kadar uzun değildir. Fakat kendi gerçeğini yaşamak için çok kısa.

Ve bazen en büyük cesaret, sadece kendin gibi yaşamaktır.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Hilal ÖZMEN KİRMAN 1992 yılında Malatya’da doğdum. Şu anda Kocaeli’de yaşıyor ve devlet memuru olarak görev yapmaktayım. Halkla ilişkiler mezunuyum . İlk kitabım Rüzgar Gibiydi Çocukluğum çıktı ve şu an ikinci kitabımı tamamlamak üzereyim. Şiir yazmayı çok seviyorum ve yakında bir şiir kitabım da çıkacak. Yazmak, içimdeki sessizliği konuşturur..