ENGEL OLMAYALIM!..

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Özel yetenekli insanlar

27 Mayıs 2025 - 09:25
27 Mayıs 2025 - 09:25 ⏱ 4 dk Okuma Süresi
 1  790
ENGEL OLMAYALIM!..
Engelleri hep birlikte aşalım

Kimi doğuştan kimi ise sonradan hiç birimizin arzu etmeyeceği durumlar'la karşı karşı'ya kalmışlardır. Gözleri görmeyenleri "âmâ" veya kaba tabir'le kör; kulakları işitmeyenleri sağır; eli-ayağı tutmayanları topal;beynin'de rahatsızlık duyanları veya hasar oluşanları ise zihinsel engelli veya deli diye nitelendiriyoruz ve malesef bizler gibi etten kemikten yaratılan bu "özel insanları "kırmaktan, üzmekten, haklarını gasp etmek'ten geri durmayan insanlar hâline geldik!

Empati yapmayı tamamen unuttuk, "tamamen" diyorum açık ve net bir şekilde,çünkü toplum olarak bugün yaşadığımız birçok problemin altında bu kaçınılmaz gerçek var.

Size birşey soracağım: Mertçe cevap verin bana,hiç kendinizi-bir an olsun-o engelli diye dışladığınız (özel)insanları'n yerine koydunuz mu ya da sevdikleriniz'den herhangi birini?..

Şimdi biraz düşünelim ya da matematiksel tabiriyle; beyin fırtınası yapalım, ne dersiniz!?

Merak etmeyin tâ doğuma kadar gidecek değilim.Yarın sabah uyandınız ve gözleriniz hiçbir şey görmüyor, her yer kapkaranlık... Doktor kör olduğunuzu söyledi. Ne yapardınız?

Aniden işitme kaybı yaşadınız, doktor size bir veya her iki kulağın artık sağır, deseydi ne yapardınız!?

Yanlış anlaşılmasın; niyetim rencide etmek değil;sadece bunlar üzerine sizi düşünmeye sevk ediyorum.Çook insan var,akşam yatağına sapasağlam uzanıpta sabaha sakat uyanan. Hafizan Allah, ya siz de o kendinizden değilmiş gibi muamele ettiğiniz (özel) insanlar gibi herhangi bir sakatlıkla imtihan edilseydiniz ve bugün onlara yapılan eziyet ve zulm'ün aynısı size de yapılsaydı üzülmez,kırılmaz mıydınız?

Doğduğunuza doğacağınıza pişman etseydiler...Hoşunuza gider miydi?

Hem o dışladığınız (özel) insanlar sizden daha çok hayata sarılıyor ve nice nice başarılara imza atıyor: Bir bakıyorsunuz yüzme şampiyonu bir bakıyorsunuz okçuluk, resim, heykel,

futbol, hentbol, voleybol, koşu müsabakaları,santranç,tenis, basketbol... Gibi alanlar'da madalya, altın madalya, bronz ve diğer kupaları alıyor, göğsümüzü kabartıyorlar!

Hatta içleri'nde öğretmen, şair, ressam, veya yazar olanlar da var... Bizim bu (özel)yeteneklere sahip insanımızı desteklememiz, eli'nden tutmamız, yolunu açmamız gerekirken; engel teşkil eden durumlar'la boğuşmalarına sebebiyet veriyoruz. Oysa onlar kendi kaderlerini kendi çizmedi. Kendileri için yapılan ve sınırı belirlenen sarı noktalar'da görme engelliler yürümesi gerekirken; başkaları yürüyor.Toplu taşıma araçları'nda onlar için ayrılan bölüme sapasağlam olan biri rahatlıkla ve fütûrsuzca oturabiliyor... Affedersiniz; hastane vs. yerlerde sadece onlara mahsus yerleri düşünmeden kullanabiliyoruz. Daha da ileri giderek ve saygısızca görmeyen, duymayan insanlarla bazen jest ve mimik'le bazen de sesli bir şekilde dalga geçebiliyoruz!

Gerçi bizler evimiz'in önündeki bir kediye bir tas yemeği ve suyu çok gören insanlarız. Nerde kaldıki insana biraz sevgi biraz saygı ve merhamet!.. Ne ara böyle bir topluma dönüştük: Olaylara duyarsız, insanlara ve hayvanlara karşı zalim...

Hangi kitap'ta yazıyor... Çünkü ben 4 büyük semavî din'in kitapları'nın hiçbirinde eziyete, zulme, haksızlığa, cahilliğe teşvik eden ibâreler görmedim. Hele ki son Din'in son Kutsal Kitabında asla böyle bir ayet görmedim. Kur'an düşünme'ye, iyiliğe, sevgi'ye, merhamete, duyarlılığa ve güzel ahlâk'a teşvik eder. Aranız'da iyiliği ve selâmı yayın der. Pekiyi o zaman biz neyle amel ediyoruz? Neye göre önyargı'da bulunup hemen hüküm veriyoruz!?

Önümüzde toplumsal bir gerçek varken; bizleri münferit davranmaya, ben eksenli düşünmeye sevk eden nedir?

Biz bu engelleri aşmadıkça asıl engelin bizler olduğunu ve bizden kaynaklandığını kavramadıkça toplumsal bir huzur ve denge sağlayamayacağız.

Zaten yeterince zor olan hayatlarını daha da zorlaştırmamak adına bu yazıyı dikkat'le okumanızı ve paylaşmanızı istirhâm ediyorum.

Ve yazımı şu hâdis-i şerif'le bitirmek istiyorum:

"Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.

Zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız."

Hazret-i MUHAMMED (sav)

Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına da yapmayınız.

Sevgi, umut ve iyilik'le...

~Şiir Yürekli Roman Yazar ✍? 

Abdulaziz ADAKAN 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Abdulaziz ADAKAN Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrasında Yeşeren Ümitler adlı eserlerin müellifi. Abdulaziz Adakan, 1985 yılında Van’ın Gevaş ilçesinde, sert bir Şubat soğuğunda dünyaya geldi. Eğitim hayatına Gevaş’ta başlayan Adakan, lise öğrenimini Van Mehmet Akif Ersoy Lisesi Yabancı Dil (İngilizce) bölümünden mezun olarak tamamladı. İlk ÖSS sınavında iki yıllık İlahiyat Fakültesini kazanmasına rağmen, maddi ve manevi imkânsızlıklar nedeniyle bu hayalini gerçekleştiremedi. Çocukluğundan beri yakasını bırakmayan sağlık sorunları nedeniyle eğitimine uzun bir ara vermek zorunda kalan Adakan, içinde ukde kalan üniversite hayalini yıllar sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Rehberlik bölümünü okuyarak gerçekleştirdi. Birden fazla ajanstan farklı diziler için oyunculuk teklifi almasına rağmen manevî sebeplerden ve bu sektörün ahlâkî değerlerden gün be gün uzaklaşması nedeniyle bu teklifleri reddedip sektörden uzak durmayı tercih etti. Şu anda memleketinden uzakta, inşaat sektöründe çalışmakta olan Adakan, zorlu çocukluk, gençlik ve evlilik dönemlerine rağmen sevgi, umut ve mücadeleyle dolu yaşamından ilham alarak kalemini edebiyat dünyasına adadı. Hem yaşadığı feci bir kaza nedeniyle ulaşamadığı çocukluk ve gençlik hayallerini hem de gerçek yaşam öyküsünü eserlerine yansıtan Adakan, yazın dünyasına güçlü bir giriş yaptı. 2025 yılında yayımladığı ilk romanı Uzun Bir Hikâye ve ilk hikâye kitabı Hayallerinin Peşinden Koş ile edebiyat dünyasına adım atan yazar, kalemiyle ilham vermeye devam etmektedir. Ayrıca, yazmakta olduğu yeni eserleriyle de edebiyat yolculuğunu sürdürmektedir. Yazdığı eserler'le gönül'den gönüle köprüler kurmayı hedefleyen Adakan,Uzun Bir Hikâye, Hayalleri'nin Peşi'nden Koş ve Erenlerin Sofrası'nda Yeşeren Ümitler adlı kitaplarla Manevî Edebiyat'a Katkı ödülüne layık görülmüştür. Hâlâ yazmaya devam ettiği eserlerle edebiyat yolculuğuna kararlılıkla devam etmektedir. Abdulaziz Adakan, 2025 yılı itibarıyla Fikirizleri.com platformunda köşe yazarı olarak yer almakta ve yazılarıyla okurlarına dokunmaktadır. Son olarak Adakan, hayatını özetlerken şu sözleri dile getirmektedir: "Hâlâ nefes alıp verebiliyorsam, bunu sevgiye ve inanca borçluyum."