İÇİMDEKİ KIYAMET Bölüm 1 – Sessizliğin Çatlağı

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Yıllardır bastırılan çığlıklar, boğazda düğümlenen kelimeler ve gri duvarlar arasına sıkışmış bir hayat... Zeynep, içindeki fırtınaya daha fazla sınır çizemeyeceğini anladığı o sabah, ilk kez "Yeter" diyerek suskunluk zırhını çıkarıyor.

8 Ekim 2026 - 19:59
8 Ekim 2026 - 19:59 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 0  6
İÇİMDEKİ KIYAMET Bölüm 1 – Sessizliğin Çatlağı

​“Sustukça büyüdü içimde. Bir çığlık gibi değil, bir yanardağ gibi: sessiz, sabırlı ama ölümcül.”

​Zeynep sabahları hep aynı şekilde uyanırdı: boğazında düğümlenen kelimelerle, göğsünde ağır bir taşla. Gözlerini açtığında, odanın gri duvarları üzerine çöken sessizlik, içindeki fırtınayı daha da belirginleştirirdi. Yıllardır bastırdığı her şey, artık bedenine sığmıyordu. Bir çığlık gibi değil, bir yanardağ gibi büyüyordu içinde. Sessiz, sabırlı ama ölümcül.

​Aynaya baktığında gördüğü kadın, ona ait değildi. Yüzü tanıdık ama yabancıydı. Gözlerinin ardında patlamayı bekleyen derin bir kırılma saklıydı. Dudakları kıpırdamıyordu ama içi haykırıyordu.

​— Yeter, dedi o sabah, ilk kez sesli.

​Kendi sesinden ürktü. Ama artık geri dönüş yoktu. O gün, yıllardır giydiği suskunluk zırhını çıkarıp ilk adımı attı. Kapıyı açtı. Dışarıda hâlâ aynı dünya vardı: yargılayan gözler, bastıran sesler, susturan sistem. Ama Zeynep değişmişti. Yıllardır derisinin altında biriken o genleşme artık yüzeye çıkıyordu. Kimse onu durduramayacaktı.

Sokak kapısını arkasından kapatırken kentin soğuk havası yüzüne çarptı. Yıllardır adım atmaktan korktuğu o cadde, şimdi onu geçmişiyle son kez hesaplaşacağı masaya doğru çekiyordu.

​Devamı yarın burada...

​💬 Sizce de insan en çok kendi sesinden mi korkar ilk kez konuştuğunda? Hiç "Yeter" deyip o kapıyı kapattığınız oldu mu?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Dilek Paltun Bazı hikâyelerde suç, görünen yerde başlamaz. Ben de hikâyelerimi çoğu zaman bir cinayetten, kaybolan bir izden ya da cevabı olmayan bir sorudan yola çıkarak kuruyorum. Polisiye ve gerilim yazıyorum; karakterlerin sakladıklarını, geçmişin bugüne bıraktığı izleri ve gerçeğin ortaya çıkmadan önce geçtiği yolları anlatmayı seviyorum. Bazen bir ayrıntı bütün hikâyeyi değiştirir. Bazen en sessiz karakter, en çok şeyi bilir. Arada gündelik hayata ve gündeme dair yazılar da yazıyorum. Ama burada çoğunlukla suçun gölgesinde dolaşan hikâyeler var. Kapıyı araladım. İçeride ne olduğunu öğrenmek için ilk sayfayı çevirmeniz yeterli.