SAF OLANIN YOLCULUĞU

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Saf olanın yolculuğu, sessizliğin ve içten gelen sevginin en yalın hikayesidir. Bu sade anlatım, kalpte biriken duyguların dış dünyaya yansımasını gözler önüne serer.

21 Ağustos 2026 - 12:17
21 Ağustos 2026 - 12:17 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  25
SAF OLANIN YOLCULUĞU
Dağın eteğindeki huzurlu manzara ve güneşe uzanan çiçek, doğanın sadeliğini temsil ediyor. Yoluna devam eden silüet, dış dünyadan kopup içindeki sessizliği ve huzuru arayan yolcuyu simgeliyor.

Saf Olanın Yolculuğu

 Saf olanın yolculuğu, yıllardır dağın eteğinde sessizce duran bir taşla başlar. Taş, rüzgâra bile ses çıkarmaz; dağa tutunduğu yerden ayrılmaz. Yolculuk da zaten bu derin sessizlikle başlar.

 Kimi insan sevgiyi büyük sözlerde, yeminlerde arar. Sesini yükseltip dağları inlettiğinde sevginin büyüdüğünü sanır. Oysa bahar geldiğinde toprak susar ama tohumu büyütür. Gökyüzü bulutla dolar, fırtına kopar ama yağmur toprağa değdiğinde konuşmaz; sadece düşer ve can verir. Saf olanın yolculuğu bu sessiz düşüşle başlar.

İçten gelen duygu, ormandaki bir çiçeğin güneşe dönmesi gibidir. Çiçek kimseye sevdiğini söylemez, sadece boynunu ışığa uzatır. Arı, çiçeğin özüne kimseye duyurmadan konar. Bu yolculukta ne sevgi dildedir ne de büyük bir vaat vardır. Her şey öylesine saf ve sadedir ki dışarıdan bakıldığında sadece huzur görülür.

Peki yolculuğun yönü nedir ?

İçte sessizce büyüyüp kayayı aşındıran sular gibi olmak mı, yoksa yeryüzünü ıslatan yağmur gibi dışa vurmak mı?

Saf olanın yolculuğu ne tamamen susmaktır ne de durmaksızın konuşmaktır. Gönülden gelen sesin bir anlamı olması için önce kalpte birikmesi gerekir. İçindeki sevdalı nefes, bazen bir duvara yaslanıp bekleyen bir yolcunun hâlidir; bazen de bir yaprağın rüzgârla fısıldaşması.

Yeryüzü dağlarıyla taşlarıyla susmayı bilir, gökyüzü bulutlarıyla dolup taşmayı. İnsan da böyledir. Saf olanın yolculuğu ne içe gömülüp unutulan bir sırdır ne de rüzgârda savrulan boş bir ses. O yolculuk, içteki sessizliğin dışarıya dökülen en sade hâlidir. Toprağın suya, çiçeğin bahara kavuştuğu an gibidir. İnsan sevdiğinde ne çok konuşmaya ihtiyaç duyar ne de tamamen susmaya; kalbinin atışı yettiği sürece yolculuk devam eder.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umran Tezcan Ümran Tezcan:Yazar ve öğretmen .2015 yılında Uşak Üniversitesi-Fen Edebiyat Fakültesi-Matematik bölümünü bitirdi.Şuan öğretmenlik yapıyor. Çocukluğundan beri yazmayı seviyor.Cocuk kitapları öyküler romanlar her yaş grubundan yazmaya çalışıyor.Çocuk romani ,roman ,öykü ,hikaye yazmaya devam ediyor.