PRAG’TAKİ ASTRONOMİK SAAT KULESİ EFSANESİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
16 Mayıs 2026 - 18:00
16 Mayıs 2026 - 18:00 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 3  49
PRAG’TAKİ ASTRONOMİK SAAT KULESİ EFSANESİ

PRAG’TAKİ ASTRONOMİK SAAT KULESİ EFSANESİ


İki kez Çekya’nın Prag şehrini ziyaret etme şansı buldum. Orda tüm yeni gelen turistlerin götürüldüğü yerlerin başında ünlü Astronomik Saat Kulesi gelir. Bu saatin gölgesinde, taşın ve zamanın birbirine fısıldadığı bir hikâye saklıdır. Prag’ın kalbinde yükselen bu saat kulesi yalnızca zamanı ölçmez; insanın zamana karşı duyduğu hayranlıkla korku arasında gidip gelen duygularını da tartar. Sıra dışı olan bu kulenin , sıra dışı olan bir de hikayesi var. Rivayete göre, bu büyülü saatin ustası, yaptığı eserin bir daha benzerinin inşa edilmemesi için, dönemin kralı tarafından kendi gözlerinden mahrum bırakılmış. Çünkü bazı güzellikler, onları yaratanların bile özgür bırakılmasına izin vermiyor maalesef ki. Bir daha aynı saati başka bir yerde başka bir ülkede yapamasın, tek onlarda olsun diye.

Efsane mi, gerçek mi bilinmez; ama insanın içini ürperten tarafı, bu hikayenin herkesçe biliniyor olması ve ardında yatan psikolojik neden. İnsan, kusursuz olanı gördüğünde onu paylaşmak yerine saklamak ister. Saatin dişlileri dönerken, aslında yalnızca zamanı değil, insanın sahip olma arzusunu da tekrar eder. Her vuruşta, bir ustanın susturulmuş çığlığı yankılanır sanki. Yine rivayete göre, kör edilen usta, intikam almak için saati bozar ve kendini kulede asarak hayatına son verir. Ustanın bozduğu saat, ancak tam 50 yıl sonra başka bir usta tarafından onarılabilir ve halk o günden sonra eğer saat tekrar bozulursa ülkenin başına büyük felaketler, doğal afetler geleceğine inanır.

Bu efsane, sanat ile iktidar arasındaki kadim gerilimi anlatır. Bir yanda yaratma gücü, diğer yanda onu kontrol altına alma isteği. Saatin her hareketi, bu gerilimin sessiz bir temsili gibidir. Ve belki de bu yüzden, Old Town Square’de (Eski Kasaba Meydanı’nda) toplanan kalabalıklar sadece zamanı görmek için değil, aynı zamanda bu görünmez hikâyeye tanıklık etmek için oradadır.

  Sonunda insan şunu fark eder: Zamanı ölçen aletler yapılabilir, ama zamanın kendisi asla sahip olunamaz. Ustanın gözlerini alanlar bile zamanı durduramamıştır. Saat hâlâ çalışır, efsane hâlâ anlatılır. Ve biz, her baktığımızda aynı soruyu sormaya devam ederiz: Gerçekten neyi korumaya çalışıyoruz—güzelliği mi, yoksa onun üzerindeki hâkimiyetimizi mi?

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Ayşen Engin İngilizce öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Bilimsel makalelerde tercüme ve editörlük yaptım.Yerel bir gazetede köşe yazarlığı yapıyorum. Talim Terbiye Kuruluna bağlı kitap denetimleri konusunda eğitim aldım. Hikayelerim , deneme yazılarım ve şiirlerim var.Diksiyon , seslendirme ve drama eğitimi aldım ve bu konularda; şiir seslendirme,kitap seslendirme, tonlama, telaffuz ve diksiyon dersleri verdim.Görmeyen çocuklar için gönüllü kitap seslendirmeleri yapıyorum ve çocuklar için Mavi Masallar isimli bir sesli masal kanalım var.