Müzakeresi Mümkün Olmayan Tahliye

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
20 Mayıs 2026 - 15:56
20 Mayıs 2026 - 15:56 ⏱ 2 dk Okuma Süresi
 6  42
Müzakeresi Mümkün Olmayan Tahliye

Yıkık akşamın kamburunda bekletilen hüküm,

Sicilin kirli tırnaklarıyla kazınmış istasyona...

 

Trenler kalkıyor,

rayların pasında terliyor hüzün.

Göz çukuruna dolan soğuk itirazın,

Mümkün müdür müzakeresi?

Maviliği imzalanmışken çoktan göğün.

 

Eti delip geçen vagon sesleri,

Yabancı lehçeyle fısıldıyor;

Geç kaldın.

Geç kalmak vaktin dar ağacında,

Kendi gölgesini seyreden dervişin rızkıdır.

 

Tren kaçtıysa rayların yalnızlığı bize kalmıştır;

Yenilgiyle yıkanmış mağrur çocuklara,

Yaradanın fısıldadığı o büyük sır,

Varmak istediğin yer bittiğin yerdir.

Tahliye bir muştudur çünkü O’nun nazarında.

 

Kapılar kapandıysa dili çözülmez mi duvarların?

Nasibin en hırçın en zarif hali değil midir,

geç kalmak?

Dizlerde derman diye ağrıyan dünyaya,

Cepte son sözü söylenmemiş eski kâğıtlara,

Geç kalmak:

Nasipmiş kendi enkazını sancak gibi taşıyanlara.

 

Trenler kalkıyor ve,

Şef düdüğünü asmış çoktan.

Rayların terk edilmişliğini şimdi sadece,

Biz taşıyoruz omuzlarımızda.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Hüseyin Aslan 12 Eylül 1994’te Göztepe’de, babamın dadaş vakarı ile annemden miras kalan Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında, çok sesli bir kültürün içine doğdum. Çocukluk düşlerimde ağaca dokunmak, ona şekil veren bir marangoz olmak vardı ancak rasyonel yaşam beni 2018 yılında bir Endüstri Mühendisi olarak hayatın devasa pazarına bıraktı. O günden beri Proje Yöneticisi unvanıyla sistemlerin ve karmaşanın ortasında yol alıyorum. Kelimelerle olan hakiki münasebetim ise 2016 yılında başladı. 2022’de şahsi blogumda inşa etmeye çalıştığım yazın dünyası, iş ve hayat dengesinin o bitmek bilmeyen savaşına bazen yenik düşse de, yazmaktan vazgeçmedim. İş hayatının gri dünyasından her fırsatta kaçıp, hiçbir zaman tam olarak bırakmadığım o kadim limana, şimdi tekrardan, edebiyata sığınıyorum.