<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Hüseyin Aslan</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/huseyinaslan</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Hüseyin Aslan</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>MEĞER EN GÜZEL YILLAR SOBA BAŞINDA KALMIŞ</title>
<link>https://fikirizleri.com/soba-basi-sohbeti</link>
<guid>https://fikirizleri.com/soba-basi-sohbeti</guid>
<description><![CDATA[ Büyümek gerçekten özgürleşmek miydi, yoksa çocukluğun hesapsız neşesini geride bırakmak mı? ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202610/image_870x580_6acf63663eac8.webp" length="58512" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 14 Oct 2026 14:12:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>büyümek ve çocukluk⁠, ⁠yetişkinlik sorumlulukları⁠, ⁠nostalji denemesi⁠, ⁠hayat üzerine düşünceler⁠, ⁠kültür edebiyat denemeleri⁠</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Cayır cayır yanan bir sobanın yanı başında, avuçlarımı ısıtan çay bardağından bir yudum alırken rastladım bu söze. Hani bazen bu kadar tesadüf olmaz dediğimiz anlar olur ya, tam da öyle bir tesadüf oldu işte. Sobanın sıcaklığı çayı ısıtmaya çalışırken, bu söz içimde uzun zamandır unuttuğum bir sızıyı uyandırdı ve ister istemez birkaç kelamı da beraberinde getirdi.</p>
<p>Yıllar yıllar evvel büyümek diye bir gayemiz vardı. O zamanlar büyümek gözümüzde nasıl da büyülü bir şeydi değil mi?</p>
<p>Kafa sallayanlarınızın olduğunu görmek güzel…</p>
<p>Bir büyüseydim, kendi hayatımı kursaydım, kimseden izin almadan yaşasaydım.” diye az koşturmadık o yılların peşinden. Büyüklerin masasına oturmak, akşam istediğimiz saatte eve dönmek, kendi paramızı kazanıp kimseye hesap vermemek özgürlüğün ta kendisi gibi gelirdi. Boyumuz uzasın diye az çabalamadık, yaşımızı hep bir iki yaş büyük söylemedik mi mahallede, okulda, yeni tanışmalarda?</p>
<p>Peki, ne oldu sonra Büyüdük, istediklerimizin hepsi oldu. Kararları biz veriyoruz, akşam istediğimiz saatte evdeyiz, kendi ayaklarımızın üstündeyiz...</p>
<p>Ama her şey tam da hesapladığımız gibi giderken, içimizde tam olarak adını koyamadığımız kocaman bir boşluk peydah oldu.</p>
<p>Neden?</p>
<p>Ben söyleyeyim sizin yerinize. O boşluk, özgürlük sandığımız şeyin aslında ağır birer sorumluluk zırhına dönüşmesinden peydah oldu. Büyüdükçe hayatın saf, hesapsız neşesini kaybettik çünkü. Çocukken bir arkadaşımızla yan yana durmak yeterdi ne title’mızı sorardık birbirimize ne parayla tartardık ağırlığımızı. Şimdiyse kurduğumuz ilişkilerin arasına hesaplar, beklentiler, mesafe ve nezaket kılıfları girdi.</p>
<p>O boşluk her gün 'güçlü durmak' zorunda olmanın, kimseye zayıflığımızı gösterememenin yorgunluğundan ibaret değil mi?</p>
<p>Çocukken dizimiz kanadığında avazımız çıktığı kadar ağlardık, hemen sarıp sarmalayanımız olurdu. Büyüyünce ruhumuz kanıyor da "İyiyim, bir şeyim yok" deyip tebessüm etmek zorunda kalıyoruz. Hayat koşturmacasında, faturaların, yarın kaygısının, kariyer telaşının ve bitmek bilmeyen yetişkinlik beklentilerinin arasında kendimizi unuttuk.</p>
<p>En acısı da ne biliyor musunuz?</p>
<p>Çocukken hayallerimiz sınır tanımazdı ama büyüdükçe hayallerimizin yerini 'gerçekler' ve 'zorunluluklar' aldı. İşte o bahsettiğim boşluk, gözlerimizdeki eski hesapsız ışıltının ve merakın sönmesinden başka bir şey değil.</p>
<p>Meğerse çok acele etmişiz dostlar...</p>
<p>Meğer hayatın en güzel, en hesapsız, en dertsiz yılları hikâyenin daha en başında, biz "Bir an önce büyüyeyim" diye çabalarken sessizce geride kalmış. Meğer özgürlük dediğimiz şey akşam ezanından önce eve yetişme telaşıymış, yarınki sınavdan başka hiçbir derdin olmamasıymış, sokak lambasının altında saatlerce süren içi boş ama ruhu dolu sohbetlermiş meğer en büyük zenginlik. </p>
<p>Biz büyümeyi özgürlük sanırken, omuzlarımıza binen sorumlulukların, hesapsızca tükenen dostlukların ve bitmek bilmeyen yetişkin telaşlarının ortasında bulduk kendimizi. Bugün hepimizin yüzünde aynı buruk tebessüm var. Hepimiz geçmişe bakıp "Keşke o günlerin kıymetini biraz daha bilseydik" diyoruz ancak zamanı geri sarıp iki basamak birden çıktığımız merdivenleri geri inemeyiz, biliyorum. </p>
<p>Madem hepimiz aynı hissin etrafında toplandık, belki de birbirimize hatırlatmamız gereken bir şey vardır. İçimizdeki sabırsız çocuğu büsbütün kaybetmeyelim. Büyüdük evet ama hayatın o ilk yıllarındaki samimiyeti, neşeyi ve hesapsız sevgiyi bugünün karmaşasına taşımak hâlâ bizim elimizde. Hayatı bu kadar ciddiye alıp çocukluk masumiyetimize haksızlık etmeyelim, yeni özgürlük kavramımız da bu olsun mu?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR ÖMRÜN İFLAS MUHTIRASI</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-omrun-iflas-muhtirasi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-omrun-iflas-muhtirasi</guid>
<description><![CDATA[ Unutulmuş atlaslar, kaybolan hırslar ve insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesi... ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202609/image_870x580_6a9a8e3a5487f.webp" length="29636" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 12:26:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Gözlerim kapanıyor,</em><br><em>İçimde binbir ufkun kabul olmamış duaları…</em></p>
<p>Kuşun kemiğinde unutulmuş atlası açıyorum, <br>Hangi haritaya baksam kendi cehennemi. <br>Çekiliyor suları tenimin, <br>Paslı saat sarkaçlarında öğütülüyor bir ben daha. <br>Suratıma çarpıyor rüzgârın kırık kanadıyla <br>Geride bıraktığım ne varsa. </p>
<p>Yorgun bir merdiven iniyor göğsümün boşluğuna, <br>Her basamağında biraz daha eksiliyor insanlar. <br>Zaman daralıyor, sarnıçlarda sönüyor ay ışığı, <br>Vagon dolusu unutuluşlar geçiyor camdan. <br>Uzak limanların yalan mavisi süzülüyor saçlarımdan, <br>Adımı sormuyor kimse sokak lambalarına. <br>Herkesin kendi karanlığının bekçisi olduğu bu şehirde, <br>Kimsesiz kediler büyümüyor artık kaldırımlarda.</p>
<p>Kimseye borçlu kalmadım şu yalan dünyada, <br>Birkaç parça hırs ve birkaç kırık cümle dışında. <br>Bak aynalara. Ne kalmış o iddialı günlerden?<br>Yüzümü yırtan rüzgâr bile tanımıyor eşgâlimi, <br>Kendi ateşiyle kavrulan garip bir deliyim ve <br>göğsümün kafesinde çırpınan o hırçın kuş,<br>Biliyorum ki;<br>En çok kendine yabancı artık. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yara Bandı Tiranlığı</title>
<link>https://fikirizleri.com/yarabandi-tiranligi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/yarabandi-tiranligi</guid>
<description><![CDATA[ Sahte tesellilerin, &quot;yara bandı tiranlığı&quot;nın ve başkalarının ucuz bilgeliklerinin ele alındığı yüzeysel bir sohbet. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a6654d9995b0.webp" length="17494" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:14:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>Modern bilgelik, insan ruhu, yara, yara bandı, tiran, tiranlık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimiz insanız. Bu sözü birçok farklı durum karşısında kullanıyoruz zaten, değil mi? Ben şunun için tekrar hatırlatmak istiyorum: Hepimiz insanız; hayatın ağırlığı karşısında hepimiz yoruluyoruz. Kimimiz ekmek için yoruluyor, kimimiz sağlık için, kimimiz dertlerle, kederle… Herkesin muhakkak bir imtihanı vardır.</p>
<p>​Tabii insan olarak da bu yorgunluğu birilerinin varlığıyla dindirmeye, onlardan destek almaya meylediyoruz. Kendi hayatımdan da biliyorum; düştüğüm anlarda uzatılan bir ele, teselli eden bir kelimeye sığınmak isteyebiliyor insan. Fakat bu arayış her zaman masum bir karşılık bulamıyor. Bazen en zayıf anımızda karşımıza çıkan o iyi niyet maskeli teselliler, ruhumuzun daha da kanamasına yol açıyor. Destek beklerken maruz kaldığımız ucuz ve pragmatik akıllarla karşılaşabiliyoruz.</p>
<p>​Bu gibi durumlarda İsmet Özel’in “Size huzur verdim diyenler bizden ne aldıklarını söylesinler.” sözü geliyor nedense aklıma. Üzerine biraz düşününce, dışarıdan verilen steril huzurun, kederin sahibinden kederini bile gasp ettiğini anlayabiliriz aslında. Yaşanma hakkı elden uçup giden bir yasın üzerine serilmiş süslü bir örtü gibi duruyor ruhumuzun kenarında bu huzur. Hepimiz hayatımızın birkaç döneminde hissetmişizdir bunu.</p>
<p>​Kimse terini akıtmadığı emeğin ekmeğini yiyemez kolayca. En azından kursağa kadar inmez yutkunulamayan lokmalarımız. Çevrenize bir bakın; tek damla gözyaşı dökülmemiş, ağırlığıyla göğüs kafesi ezilmemiş kederlerin üzerine ahkâm kesenleri göreceksiniz. Bunlara, özellikle son dönemlerde sosyal medyada sıkça rastlamışsınızdır. Bunlar sizin daha yutkunamadığınız lokmayı çiğnemeye kalkıyorlar pervasızca. Ceplerinde her zaman afili yara bantları taşıyan ucuz bilgelerle, koçlarla, mentorlarla siz de mutlaka karşılaşmışsınızdır. Tamam, bazı insanlar bunu meslek edinmiş ve bunun üzerinden geçimini sağlıyor; bu kümeyi bir kenara ayıralım. Peki, yakın dediğimiz çevremizde bunlardan hiç yok mudur? Onlar ne oluyor ya da daha doğru ifadeyle onlara ne oluyor?</p>
<p>​Bütün telaşlarını kanamayı durdurmak sanırız hepimiz. Halbuki sızan kanın kendi ütülü hayatlarına sıçramasından ürkerler sadece. İnsanın etini kemiğinden ayıran çaresizliğe bakmaya cesaret edemezler hiçbir zaman. Bize “Zaman her şeyin ilacıdır.” ninnisini söylerken acının üstünü apar topar örterler. Arka planda düpedüz kendi tahammülsüzlüklerini ve hesaplarını gizlemeye çalışırlar. Hiç yüzmedikleri güvenli kıyılardan, fırtınada boğulmakta olan bir kalbe kulaç atmayı öğretirler uzaktan.</p>
<p>​Buna “yara bandı tiranlığı” diyebiliriz; insanın en mahrem acısına kurulan katı bir diktatörlükten farksız değil bu. Bedeli ödenmemiş, uykusuzluğu çekilmemiş, diyetine ortak olunmamış kelimelerin kanayan toprakta hükmü kalır mı sizce? Bize satmaya kalktıkları plastik bilgelik, acının tavizsiz gerçeği karşısında yutulamayan bir lokma gibi boğazlarında tıkanmaya mahkûm kalıyor her defasında. Günün sonunda yaldızlı kelimeleri ve üstünkörü yapıştırılan bantları yine kendimiz usulca söküp atıyoruz.</p>
<p>​O yüzden bize yara bandı olmaya çalışan bazılarının ezberlenmiş tesellileriyle iltihap tutmasına katlanmaktansa; tuza karşı, tere karşı, suya karşı onuruyla açık kalmasını yeğleyelim kanayan yerlerimizin. Acının ağır ve tavizsiz toprağında kök salan keder, yabancıların elinden sunulan sahte bir şifadan çok daha merhametli sarar yorgun ruhunuzu, merak etmeyin. Yasımızı, yaramızı kimsenin ucuz bilgeliğine, pragmatik hesaplarına meze etmeden kendi şefkatli kollarımıza bırakalım.</p>
<p>​Son olarak bir soru daha ekleyeyim: Yağmurda sizinle yürümeyi reddeden birinin uzattığı şemsiye ne demektir? Bunu da bir düşünün derim.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ait Olmadığım Bir Dünyayı Tanımakla Başladı Miladım</title>
<link>https://fikirizleri.com/ait-olmadigim-dunya</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ait-olmadigim-dunya</guid>
<description><![CDATA[ Varoluşun ağır yüküne ve insanın kendi içsel sürgününe dair karanlık bir isyan ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202607/image_870x580_6a48b307d696f.webp" length="14336" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Jul 2026 13:35:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>⁠varoluşsal şiir, felsefi şiir, modern dünya eleştirisi, yabancılaşma, varoluş sancısı, toplum eleştirisi, karanlık şiirler, içsel sürgün, ölüm özlemi, ruhani isyan, yeraltı edebiyatı, melankolik şiirler⁠</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Paslanmış sarkaçların gıcırtısında ufalanıyor zaman.<br>Şehrin genzine kaçan isli nefesler<br>boğuyor sokak köpeklerinin ulumasını.<br>Küflü duvarlara çarpa çarpa büyüyen sessizlik,<br>betonun kalbinde çatlayan tohumun<br>ilk sızısını müjdeliyor.</p>
<p>Meydanlarda ucuz pazarlıkların kiri birikirken ve <br>vitrinlerde insan posası satılırken,<br>kıyamet kopmak için sûr sesini beklemedi.<br>Kendi cehennemini cebinde bozuk para misali taşıyan kalabalıklar arasına<br>insan soyunun kütüğüne yazılmanın ağır utancı içerisinde <br>buz gibi bir el aşk etti yanaklarımdan birine.</p>
<p>Ana rahminden koptuğum an yazıldı böylelikle miladım.<br>Dünyanın payıma ayırmadığı ne varsa<br>sonradan iftira gibi yapıştı üstüme.<br>Bana bir ad verdiler. <br>Kendi adımı ciğerime her çekişimde kanadı burnum.<br>Kaldırdılar başımı, geri yasladılar. <br>Daha ciğerime hava dolmadan, <br>toprağın serin ve haklı karanlığını özledim çünkü <br>toprağın üstü kucağını esirgeyen üvey ananın şamarıydı bana.</p>
<p>Dünyanın kaskatı gövdesinde bana yuva açılmadığını<br>sesimin dualara çarpıp geri döndüğü gün anladım.<br>Bankta sızan adamın hezeyanı gibi<br>kendime tek karış yer bulamadım şu yeryüzünde.<br>Kuşların haysiyetsiz menzile kanat çırptığı<br>kokuşmuş gökyüzüne bakarak yürüdüm yıllarca.<br>Sona varmamak için direnen adımlarımla,<br>ne kölelik halkalarına boyun eğdim<br>ne de çelik zincirleri yarabildim ortasından. </p>
<p>Koca bir reddedişti secdeye kapanışım. <br>Selamla beraber farzı sırtından fırlatıp <br>sokağın, pazarın, kudurmuş iştahın peşine seğirtenlere inat <br>kendi uçurumumda kaybolmaktı benim için kıyam. <br>İnsanların tabanlarında hesaplı telaşların çamuru savrulurken <br>Cumanın son sünnetine duran gövdemle,<br>Kilitlendim o koca sorguya…<br>Beni bu sürgüne kim fırlattı?</p>
<p>Kendimi en çok sorular cehenneminde tanıdım.<br>Çığlık olup yırtmadım ortalığı, hayır. <br>Demirden kilitler vuruldu suskunluğuma.<br>Herkesin yalvarıp yakardığı sahte banknotlara, ezberlenmiş tanrılara sırtımı dönmek zorundaydım.<br>Çünkü bakir koylara akan dağ yollarında gizliydi<br>benim hisseme düşen Tanrı.</p>
<p>Gökdelen gölgelerinde güneşi gasp ettiğini sanan hırsızlarınkinden daha namusluydu benim karanlığım.<br>Gözlerime mil çekilmişcesine körlüğe sarıldım,<br>sırf aydınların sahte aydınlığını görmemek için ve<br>lisanı sökülmüş peygamber öfkesiyle yürüdüm<br>Alçaklık kokan bu çağın üstüne.</p>
<p>Ey et yığınını övünç diye sırtında taşıyan insan!<br>Söyle, hangi iğrenç sofrada doydun, <br>hangi alçak savaştan haklı çıktın?<br>Ben ciğerime dolan her havayı kudurmuş bir açlıkla çiğniyorum şimdi. <br>Terk edilişin eşiğinde başlayan yalnız yürüyüşüm<br>Senin tutunmaya cesaret edemediğin boşluğa çıkıyor.<br>Beyaz, kör edici ışık seni aydınlatırken,<br>beni tüm merhametiyle çağırıyor toprak.<br>Kefenimi yırtıp iniyorum kuyuya. <br>Bana hiç sorulmadan bahşedilen ilk özgürlüğümle…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Babadağ’ın Eteklerinde Muhabbet Üzerine</title>
<link>https://fikirizleri.com/babadagin-eteklerinde</link>
<guid>https://fikirizleri.com/babadagin-eteklerinde</guid>
<description><![CDATA[ Kalabalıkların gürültüsünden sıyrılıp gerçek muhabbeti bulmak üzerine birkaç kelam. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202606/image_870x580_6a437c817dfc1.webp" length="20382" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:09:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>Muhabbet, yalnızlık, içsel huzur, ruhani dönüşüm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl ağır yalnızlık hissiyle savaşırken insanın kalabalıklar içinde nasıl da sağır edici bir gürültüye maruz kaldığından dem vurmuştum. Şimdi Babadağ’ın eteklerinde esen rüzgârın serin ve telaşsız ritmine bırakırken kendimi, zihnimde yepyeni bir pencere aralanıyor. Hayatın zorunlu koşturmacalarından, mesailerden, rutinlerden tamamen sıyrıldığımız geniş zamanlarda insan gökyüzünün sonsuzluğuyla beraber karşısındakinin içini de çok daha berrak görebiliyor. Hani kelimelerin gürültüden sıyrılıp hakiki bir anlama dönüştüğü ince bir çizgi vardır ya. İşte muhabbet tam da sınırda başlıyor.</p>
<p>Muhabbet yalnızlıktan kaçmak için uydurduğumuz geçici oyalanmalardan çok farklı. Oyalanmak içimizdeki boşluğu ne pahasına olursa olsun doldurma telaşıyken, muhabbet aynı boşluğu iki kişiyle, omuz omuza seyredebilme cesaretidir aslında. Gerçek bir sohbetin içinde sessizliği bastırmak için sarf edilen sahte kelimelere hiç yer kalmıyor. Karşındakinin gözünün içine bakarak edilen sahici iki çift laf, insanın kendi içindeki görünmez cepheleri bir süreliğine de olsa ateşkese zorluyor.</p>
<p>Bilirsiniz ki en derin muhabbetler, insanın kendi yalnızlığıyla barıştığı anlarda filizleniyor. Kendiyle kalmayı öğrenememiş birinin bir başkasına sunabileceği yegâne armağan kendi gürültüsü oluyor genelde. Fakat Babadağ’ın ulu ve göğe uzanan sessizliğinde, insanın kendi iç sesini duyabildiği bir yerde edilen sohbet, iki ruhun birbirine dolaysız temasına dönüşüyor. Bir düşünceyi, bir anıyı ya da anlık bir hissi karşındakine usulca bırakmak ve bir başka kalpte yankı bulduğunu görmek gerçekten paha biçilemez. Artık esas mesele yalnızlığı yenmekten ziyade beraberce paylaşılabilir, yaşanabilir kılmaya evriliyor.</p>
<p>Yalnızlık kendimizi duyamayacak kadar büyük bir gürültünün içinde kaybolmaksa, muhabbet tüm gürültüyü susturup bir başkasının sessizliğinde huzurla dinlenebilmekmiş. Zamanın yavaş aktığı bu yerin bana hatırlattığı şey de tam olarak böyle hissettiriyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Onca Geceyi Silmek İçin Bir Sabah Yeter</title>
<link>https://fikirizleri.com/bir-sabah-yeter</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bir-sabah-yeter</guid>
<description><![CDATA[ Hayatın, zamanın ve varoluşun anlamını sorgulayan mısralar ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a1c8dedc20c2.webp" length="31744" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:18:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>Onca Geceyi Silmek İçin Bir Sabah Yeter, şiir oku, anlamlı mısralar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu sözler, 2025 Kasım ayında yazdığım "Bir Ad Kaç Geceye Eşittir, Sen Bilirsin" şiirime kestiğim faturadan ibarettir.</em></p>
<p>Bir sabah çıkagel…<br>Göğün paslı menteşeleri kopsun ve <br>çıtırdasın eklemleri tarihin<br>Nicedir kurumuş kuyulardan devşirdiğim hırçın kuraklık<br>Senin adının amansız dinamitleriyle infilâk etsin.<br>Senin adın,<br>Şehirlerin elektrik şebekelerini söndürüp<br>İnsanın kendi yüzüne yabancılaştığı arınma gecelerinde<br>Sahte maskeleri indiren darbe kadar çıplak ve emin.<br>Ay sokaklarda suçüstü yakalarken gölgemi,<br>Burjuva dualarını unutan kapım<br>Fırtına taarruzularıyla devrilsin varsın.<br>Sen gürültü etmeden, hırkasını kuşanmış derviş gibi gel.<br>Gürültü çünkü,<br>Kaybedecek şeyi olanların, yenilmişlerin dilidir biraz.</p>
<p>Göz kapaklarımdan yüzyılların yorgunluğu kalktığında,<br>Kalbim gurbetin mekanik uğultusuyla,<br>Kendi içindeki dar hücreye göç etmişken;<br>Taş duvarlar hizayı senden öğrensin.<br>Kelimesiz yankıların soğuk ve çelikten tınısı altında.<br>Aynı barutu göğsünde ayet diye taşıyan,<br>İki yasadışı, iki kaçak nefes olalım.<br>Bakışların değsin içime,<br>Sarsılsın ve yıkılsın içimizde kutsal bildiğimiz ne varsa.</p>
<p>Bir sabah çıkagel…<br>Bize öğretilen mevsimlerin dışından,<br>Karanlıkta dişlerini bileyen isyan gibi yağ üzerime.<br>Bırak serin, uysal ve evcil hatıraları,<br>Bana senden başka itiraz tanımayan;<br>Sert, çıplak ve köşeli bir hakikat bırak.<br>Hazırlanmayayım sana,<br>Üzerime kuşanmayayım sahte sabır zırhlarını.<br>Tamamlanmayı bekleyen burjuva surlarının altında, <br>Filizlenen başkaldırı olayım ben.<br>Nasır tutmuş ellerinde kök salan ihtilal ve,<br>Sen gelince,<br>Çarkların ve mukavelelerin pis anlamı değişsin.</p>
<p>Özlemim diz çöksün dizlerinin dibine.<br>Bilirsin, ben diz çökmeyi sende öğrendim.<br>Gecenin zifiri siyahı,<br>Benim bu dar göğsüme sığmadığında,<br>karanlığıma fırlatılmış gökyüzü olsun gülüşün.<br>Gelişin içimde yıllardır pusuya yatmış titrek kuşkuları,<br>Duvara dizsin ve kurşunlasın.<br>Temizlensin kanlı, yas kokan meydanlar.</p>
<p>Bir sabah çıkagel…<br>Sadece sen geç kalmadın, hayıflanma.<br>Tarih de geç kaldı, yeryüzündeki bütün iyi şeylere.<br>Ben beklemeyi üstelik,<br>Siperde ecelle kapışırken,<br>uykusuz nöbetlerde öğrendim aylarca.<br>İsminin içimde kapladığı her heceyi,<br>Etini kendi dişleriyle koparan aslan gibi;<br>Yaralayarak bildim kendimi.<br>Bildim, bazı gecelerin,<br>İnsanın etindeki açık yaradan beslenerek büyüdüğünü.</p>
<p>Borazanlar çalma, bando istemez,<br>Gelişini ilan etme satılmış şafaklara.<br>Yüzümdeki infialden, hani senin "bu ne sertlik" dediğin şaşkınlıktan, anlarım seni.<br>Merhem olsun gelişin,<br>Göğsüme inen ağır darbelere.<br>Bak, kalbim adını hâlâ manifesto diye yazınca, <br>Suikastlere kurban gidiyor.<br>Kaç kere kırıldığımı,<br>Kaç kere tahrif edildiğimi sorma bana;<br>Yalnızca sarıl.<br>Bitsin bu savaş, bu kirli abluka artık.<br>Kaldırılsın eller havaya,<br>Teslim edilsin gecenin tuz lekeli mendilleri.</p>
<p>Bir sabah çıkagel…<br>Gel ki,<br>Bir gece daha uzarsa bu kuşatma, bu kahpe abluka<br>Kalbim avuçlarımda patlayacak bomba gibi.</p>
<p>Gel.<br>Yoksa seni sevmek,<br>bana ağır gelecek.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bağrımda Bir Gül Yeşeriyor, Sanırım Buna Hazır Değilim</title>
<link>https://fikirizleri.com/bagrimda-bir-gul-yeseriyor</link>
<guid>https://fikirizleri.com/bagrimda-bir-gul-yeseriyor</guid>
<description><![CDATA[ Geçmişin yüküyle yüzleşen bir ruhun, zamansız bir mucize karşısındaki çaresizliğini anlatan derin bir şiir. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a13c644da8f8.webp" length="109538" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 25 May 2026 16:09:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ben ki,<br>Otuz beş yaş ağırlığını omuzlarında nişan gibi taşıyan adam,<br>Camekanların soğuk terini alnımdan silmiş,<br>Asfaltın genzini yakmışım.<br>Bütün yaşıtlarımı uyutup, sabahın kör vaktinde dinlendiğim o meydanlarda yankılanan,<br>Sükûtun dibeklerinde inatla dövülmekte olan sessizliğimdir şimdi.<br>Şimdi her şey benim göğsümde vuruşuyor.<br>İnsanların kirli ağusundan, arastaların tozlu hıncından sağ çıktım.<br>Fakat bu ağarmakta olan nedir?<br>Hangi ırmaktan çark etti bu taze sızı?</p>
<p>Bağrımda bir gül yeşeriyor, sanırım buna hazır değilim.<br>Bir gül…<br>İsmi mi bu çiçeğin, yoksa tek bir gülün kanlı inadı mı?<br>Toprağın ve kanın elleriyle dövülen eski güllerin mezarı bendeydi zaten.<br>Fakat bu başka,<br>Ne acıların biteviye ürettiği o kof kahır,<br>Ne de poturları çamura bulanan çocukların masum çığlığına benziyor.<br>Bu, bu acı, kaburgalarımın arasından fırlayan,<br>Kargaların kanadından düşen bir tüy de değil.<br>Kendi ehramını kendi dokuyan, sarsılmaz bir hakikat gürzü müdür yoksa bu?</p>
<p>Hazır değilim.<br>Ben tüfeğimi paslı bir hüzünle yağlarken,<br>Geri dönüşün o yavaş, o salyangoz hızıyla sınanmayı bekliyordum.<br>Ökçeleri sevincin, göğsümün surlarını mı döver oldu şimdi?<br>Hırlıyım, doğru.<br>Boynumun öpülen yerinde bir isyan zonkluyor hâlâ.<br>Fakat bu yeşeren…<br>Bu damarlarımdaki katı kanı bile ürperten diriliş,<br>Beni kendimle yeniden yüzleştiriyor.<br>Aynada gördüğüm ben miyim,<br>yoksa gölge modellerin karanlık iskeleti mi?<br>Hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından,<br>Mırıldanıyorum toprağın mutant ve kibirli ağrısına inat.</p>
<p>Bağrımda bir gül yeşeriyor ve ben, bu muazzam yenilgiye hazır değilim.<br>Rabbim!<br>Coyoteler değil artık gözetleyen beni,<br>Salkımların serinliği de değil.<br>Vurulsun kösleri şu gâvur sevdanın,<br>Vurulsun ki bitsin bu sahte oyun.<br>İçimdeki bu fırtına, bu bir gülün yapraklarında durulacak mı sanıyorum?<br>Gökçe sancım bileklerimde,<br>Dudaklarım ham elmalar yemekten gövermiş,<br>Durup dinleniyorum bütün taframla bu mucizenin karşısında.<br>Hazır değilim ama <br>Mademki tohum yürekten düşmüş bir kez,<br>Gökten yağsa bile ölüm,<br>Bu gülün korkusuyla öleceğim.<br>Bu gülün kokusuyla…</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Bir İç Yangınıyım</title>
<link>https://fikirizleri.com/ben-bir-ic-yanginiyim</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ben-bir-ic-yanginiyim</guid>
<description><![CDATA[ Modern insanın yabancılaşmasını, içsel yangın metaforu üzerinden anlatan felsefi ve protest bir şiir. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0ec3e94ad49.webp" length="32826" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 May 2026 12:44:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords>modern insan, varoluşsal şiir, protest şiir, toplum eleştirisi, birey ve toplum, yabancılaşma, modernite eleştirisi, içsel çatışma, etik hesaplaşma, kolektif suç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ne afet raporlarında geçer adım ne de itfaiye sirenleri kirletir kutsal sessizliğimi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dumanım yükselmez öyle fabrikaların ya da trenlerin göğe saldığı uysal isler gibi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Külüm yok avuçlarına dökülecek, ben bizzat <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">etin kemikten ayrıldığı sarp yamaçlarım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni ancak meydanlarda nutuk atamayanların, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">kelimeleri boğazında birer çivi gibi eritenlerin donmuş yüzünden anlarsınız.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Genç bir kızın gece yarısı kalkıp, boşluğun muazzam ağırlığıyla yüzleştiği tarifsiz sancıyım ben. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir oğlanın şakaklarında biriken ağır, damlamayan gözyaşını kapı eşiklerine intikam diye fırlatmasıyım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Çocukların modern atlaslarda büyürken unuttuğu, mukaddes kitapların bahsettiği kadim yarayım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Büyüklerin dişlerinin arasında bir et parçası gibi sakladığı kanlı meydan savaşlarıyım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben bir iç yangınıyım,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">insanın göğsünde cephane gibi sakladığı, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">surları devrilmiş, talan edilmiş eski bir şehirim. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yıkılmış kapıları hâlâ gıcırdayan, taşlarında atların ve yenilgilerin ayak izleri taptaze duran virane kaleyim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Haritacıların yahut kravatlı beylerin asla bulamayacağı, hudutları çizilmemiş tekinsiz coğrafyayım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ey insan! Ey meydanları dolduran ama kalpleri birbirinden fersah fersah uzak olan kör kalabalık!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni hep sakladın, beni hep vitrinlerin arkasına, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">süslü salonların kuytularına fırlatıp attın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Adımı gurur koydun, sabır koydun, mukadderat diyerek <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">teselli gibi boynuna astın. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Aynalara dönüp sonra, sahte ışıkların altında, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">niçin bu kadar yorgunum diye sordun kendine.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben senin devrimci kürsülerde bile söyleyemediğin, dilinin ucunda paslanan o mahcup, o keskin isyanım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kalabalıkta burjuva tebessümleriyle sırıtıp, eve dönünce duvarların sağır karanlığına saplanan çıplak gözüm.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir bardak su içerken dahi suyun berraklığında boğulan, boğazında tufan gibi büyüyen kördüğümüm.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni susturdukça, beni kirli kelimelerle bastırdıkça <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">daha da büyür, daha da amansızlaşırım. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni inkâr ettikçe, taksitle aldığın evinin odalarına<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">zehirli bir gaz gibi, bir veba gibi yayılırım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Uykularına girerim, rüyalarını en korkunç ve de en görkemli mahşer yerine çeviririm.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sonra sabahleyin, modern sabahın kirini yüzünden silerken, aynada kendinden önce benim dehşetimi görürsün.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben kötülük değilim, sadece senin çok güvendiğin <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">geçmişin gerisinden gelen geç kalmış bir haberim. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İnsanın kendi etinden, kendi ruhundan esirgediği ne varsa, onu mühürleyen kıpkırmızı, sımsıcak mumum. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yaranın ağzında bekleyen ilkel, şifalı sıcaklık, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">kalbin çürüyen hafızasını diri tutmak için, içinde yanan<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">isyankâr ve fitili hiç sönmeyen kandilim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ey kendi gölgesinden korkan, kendi putunu kendi eliyle yiyen şaşkın insan! Ya da her neysen…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni söndürmek mi istiyorsun?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Plastik dünyandan çıkıp önce gözlerinin içine bak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Namluya sürülmüş mermi gibi bak ve sor kendine,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kim kimi dünya denilen panayırda yarım bıraktı, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">kim hangi sevgiyi cenaze diye geç getirdi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ve kim hangi çocuğun göğsünden, uçurtmalar uçan mavi gökyüzünü bıçakla kesip attı?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben bir iç yangınıyım,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">ne yosun tutmuş barajların kâr eder bana <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">ne de sahte gözyaşlarının dingin suları!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Beni ancak karanlık odalarda yüzüne fırlatacağın,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">o büyük, o sarsıcı suçlar söndürür.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Maskelerini yırtıp atmadıysan henüz vakit varken,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">geç kalmadan kendine dönmediysen,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Unut kül olmaktan kurtulmayı, unut insan kalmayı!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Modern bir kadavra olarak çürüyeceksin kendi cehenneminde. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben ise kaburgalarının tam altında, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">adanmış olmanın muazzam soğukluğunu sana ebediyen,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">asla bitmeyecek bir hınçla hatırlatacağım!<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Müzakeresi Mümkün Olmayan Tahliye</title>
<link>https://fikirizleri.com/muzakeresi-mumkun-olmayan-tahliye</link>
<guid>https://fikirizleri.com/muzakeresi-mumkun-olmayan-tahliye</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd045b5f2da.webp" length="29658" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 May 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><em>Yıkık akşamın kamburunda bekletilen hüküm,</em><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><em>Sicilin kirli tırnaklarıyla kazınmış istasyona...</em><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Trenler kalkıyor,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">rayların pasında terliyor hüzün.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Göz çukuruna dolan soğuk itirazın,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Mümkün müdür müzakeresi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Maviliği imzalanmışken çoktan göğün.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Eti delip geçen vagon sesleri,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yabancı lehçeyle fısıldıyor;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Geç kaldın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Geç kalmak vaktin dar ağacında,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendi gölgesini seyreden dervişin rızkıdır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Tren kaçtıysa rayların yalnızlığı bize kalmıştır;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yenilgiyle yıkanmış mağrur çocuklara,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yaradanın fısıldadığı o büyük sır,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Varmak istediğin yer bittiğin yerdir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Tahliye bir muştudur çünkü O’nun nazarında.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kapılar kapandıysa dili çözülmez mi duvarların?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Nasibin en hırçın en zarif hali değil midir,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">geç kalmak?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dizlerde derman diye ağrıyan dünyaya,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Cepte son sözü söylenmemiş eski kâğıtlara,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Geç kalmak:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Nasipmiş kendi enkazını sancak gibi taşıyanlara.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Trenler kalkıyor ve,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Şef düdüğünü asmış çoktan.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Rayların terk edilmişliğini şimdi sadece,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Biz taşıyoruz omuzlarımızda.<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adımı Bilen Sokakların Yarım Bıraktığı</title>
<link>https://fikirizleri.com/adimi-bilen-sokaklarin-yarim-biraktigi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/adimi-bilen-sokaklarin-yarim-biraktigi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd04dd5e91e.webp" length="15268" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 06 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İçimde birikmiş tütün dumanı gibi hantal<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gözlerimin rengini çalan o uzak asfaltlar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">şapkanın altında unutulmuş<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">eski randevu saati<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">paslı anahtar<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">kapıya uzanan tereddüt<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">uykusuz gece trenlerindeki ray tıkırtısı<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sana varmak, bir sonun başlangıcıdır<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">biliyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Eksilen takvim yaprağı<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">durulan su<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">kırık dökük martı sesleri<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">henüz söylenmemiş sözlerin taze serinliği<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendi içine kıvrılan ince keder<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">omuzlara dar gelen palto<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">üst üste binmiş kirli sokaklar<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sana varmak, seni öldürmektir<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">biliyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben o "neredeyim" sorusundaki baş dönmesini<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">en çok da sana dönme isteğini<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">anlamış değilim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bak<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">her kavşakta yalnızlık provası<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">her adım öncekinden daha yabancı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sana varmak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendi gürültüsünden kaçanların sessizliğidir<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">biliyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben senin de<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">sana çıkan yolların da…<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Anlaşılmak Üzere Anlaşmalar</title>
<link>https://fikirizleri.com/anlasilmak-uzere-anlasmalar</link>
<guid>https://fikirizleri.com/anlasilmak-uzere-anlasmalar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd07e76b4f7.webp" length="94028" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 29 Apr 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İnsan, sosyal bir varlık olmanın ötesinde, her daim <i>anlaşılma</i> arzusuyla yaşayan bir canlıdır. Ancak ne kadar çabalarsak çabalayalım, bazen en yakınımızdakine bile kendimizi ulaştıramadığımızı, sesimizin boşlukta yankılanıp bize geri döndüğünü hissederiz. Bu his aslında bir köprü kurma çabasının hüsranıdır. Gerçek manada anlaşılmak sadece kelimelerin karşı tarafa hatasız bir şekilde iletilmesinden ziyade bir ruhun kendi sınırlarını aşarak başka bir ruhun iklimine nezaketle misafir olması, orada kendine bir yer bulmasıdır. Ne var ki bu yolculuk çoğu zaman açık bir kapıdan içeri süzülmek kadar kolay olmaz. Peki bizi biz yapan o en samimi sözcükler, neden bir başkasının kıyısına ulaştığında rotasından sapar? Bu yolculuk neden bu kadar engebeli ve zordur?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><b>I. Herkes Kendi Hikâyesi Kadar Dinler<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">Birine bir şey anlattığınızda, sesiniz onun kulağına gider ama anlamı onun kendi gerçekliğine düşer. Sen ne söylersen söyle, karşındakinin ne duyabildiğini asla tam olarak kontrol edemezsin. Çünkü her insan hayatı boyunca biriktirdiği hayal kırıklıkları, sevinçleri ve travmalarından oluşan bir filtreden geçirir senin cümlelerini. Sen bir ayrılıktan bahsettiğinde, o kendi terk edilmişliğini hatırlar, sen bir başarıdan söz ettiğinde, o kendi yetersizliklerini hatırlar. Aynı cümle iki ayrı insanda iki ayrı geçmişe çarparak yankılanır. Kısacası <b>aynı denize bakarsınız ama herkes kendi derinliğinde boğulur.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal"><b>II. Dil Duyguyu Tam Olarak Taşıyamaz</b><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kelimeler, mantıklı düşünceleri ve somut verileri taşımak için harika araçlardır ama konu kalbin derinliklerine gelince yetersiz kalırlar. İçindeki o devasa ağırlığı, üç-beş harften oluşan kelimelerin içine sığdırmaya çalışmak, okyanusu bir bardağa hapsetmeye benzer. Canım yanıyor dersin ama o acının rengini, dokusunu ve kalp atışını karşı tarafa nakledemezsin. Dil duyguyu olduğu gibi değil, sadece o duygunun bir kopyasını temsil eder. İşte bu yüzden <i>anlattım</i> dersin ama içindeki o boşluk hissi, duygusal aktarımın eksik kalması nedeniyle <i>anlaşılamadım</i> olarak kalmaya devam eder.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><b>III. İnsan Cevap Vermek İçin Dinler<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">İletişimin önündeki en büyük engellerden biri, dinleme eyleminin biçim değiştirmesidir. Çoğu kişi sıranın kendisine gelmesini bekler. Zihinler, anlatılanın özüne odaklanmak yerine, anlatılan biter bitmez verilecek o akıllıca cevabı hazırlamakla meşguldür. Karşındaki kişi senin kelimelerini birer ipucu gibi toplayıp kendi fikrine köprü kurmaya çalışırken, senin ruh halin o köprünün altında akıp gider. Oysa <b>gerçek bir anlaşılma eylemi derin bir sabır ve suskunluk ister.</b> Fakat gelin görün ki günümüzde sabır, en az samimiyet kadar nadir bulunan bir cevherdir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><b>IV. Anlaşılmak Görülmeyi Gerektirir<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">Gerçekten anlaşılmak maskelerin düşmesi ve tüm çıplaklığımızla "görülmek" demektir. Ancak görülmek risklidir ve hem anlatan hem de dinleyen için ağır bir yüktür. İnsanlar bazen seni tam olarak anlarlarsa o andan itibaren <b>senin acına veya ihtiyacına karşı bir sorumluluk almak zorunda kalacaklarını hissederler. </b>Birinin yarasını tam olarak anladığınızda artık o yaraya pansuman yapmamak bir <i>vicdan</i> <i>yükü</i> haline gelir. Bu yüzden pek çok kişi, daha derin bağlar kurmak yerine yüzeyde kalmayı ve "anlamıyormuş gibi" yapmayı güvenli bir liman olarak seçer.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"><b>V. İnsan Kendini Her Zaman Net Bilemez<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal">Belki de anlaşılmanın önündeki en dürüst engel kendi içimizdeki belirsizliktir. İnsan, kendi iç labirentlerinde bile yolunu kaybederken, bir başkasının o yolu ezbere bilmesini beklemek ne kadar hakkaniyetlidir? Kendi duygularımız henüz şekillenmemiş, isimlendirilmemiş ve zihnimizde bulanık birer sis bulutu gibi dururken, başkasından berrak, kristal netliğinde bir anlayış beklemek ağır bir beklentidir. Biz bile kendi tepkilerimizin kökenini her zaman çözemezken, dışarıdan gelen birinin bizi kusursuzca okumasını istemek, imkansızı arzulamaktır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sonuç olarak anlaşılmak, iki kıyı arasına kurulan ve her an yıkılmaya müsait olan hassas bir köprü gibidir. Bu engellerin farkında olmak, belki de yalnızlığımızı bir nebze olsun hafifletir ve beklentilerimizi daha insani bir seviyeye çeker. Bu yüzden kusursuzca anlaşılmayı beklemektense tüm bu imkânsızlıklara ve aradaki uçurumlara rağmen birinin bizi anlama çabasındaki samimiyeti aramak daha kıymetli olacaktır. <o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul İçin Demlenme Vakti</title>
<link>https://fikirizleri.com/istanbul-i%C3%A7in-demlenme-vakti</link>
<guid>https://fikirizleri.com/istanbul-i%C3%A7in-demlenme-vakti</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd039b9f7f1.webp" length="24770" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:54:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Şimdi,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir çay demleyeceksin.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Geçeceksin camın kenarına;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Pencereye vuran her damla hatrına,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sileceksin anılarını.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Eski defterlerin sayfalarından taşanları,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Selam verip hatrını sormadıklarını,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bitmek bilmeyen bekleyişleri…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bırakacaksın kendini Boğaz’ın akıntısına.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sonra,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Derinden bi’ nefes çekeceksin,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dolacak ciğerlerine ölü toprak kokusu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dökülecek omuzlarında ne varsa eskiyen;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kız Kulesi'ne ilk kürek çektiğin,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kuzguncuk'un sokaklarında beraber kaybolduğun,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Pierre Loti’ye ilk tırmandığın,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Galata’ya ilk çıktığın...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Unutacaksın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sirkeci’de kaçırdığın son treni,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gülhane’de yarım bıraktığın mahzun gülümsemeleri...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Çekeceksin camın kenarında;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Güzel bi’ ah!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İnce belli bardaktan,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dağıtacaksın Eminönü’nde sisi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kapatacaksın gözlerini;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul dışarıda sırılsıklam ve kimsesiz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Umrunda mı?<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Veda Manifestosu</title>
<link>https://fikirizleri.com/veda-manifestosu</link>
<guid>https://fikirizleri.com/veda-manifestosu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202605/image_870x580_6a0c5971a7c77.webp" length="4052" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul’da son yedi günüm.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir şehirle vedalaşmanın,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">takvimi olmaz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bunu öğrendim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Taşlar konuşuyor;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Üstüne bastıkça.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Her biri yıkılmış bir iktidarın,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İz kemiği.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yedi tepe sırtını dayamış suskunluğa,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben susturulamıyorum...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sıra bende. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu şehir çok şey öğretti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yürürken eğilmeyi,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Susarken suçlu sayılmayı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Üstüne koku sinmeden,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kalabalıklar içinden geçmeyi…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Tanımıyor artık beni,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Boğaz rüzgârı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yüzüme çarpıyor;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Haklı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu şehir kimseyi tanımaz,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Herkesi kullanır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Köprüler geçilir,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İnsanlar yıkılır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Duvarlar yazıyla dolu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hayatın yarısı;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Öfkenin tamamı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kaldırımlar hükmeder insana,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yürü!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Durursan eksilirsin.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Burada durmak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir tür ihanet.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Son bir kez kahve içeceğim;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sahafların tozu,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Arka sokakların cümleleri,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Üstüme sinmesin diye…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul terk edilmez,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul yarım bırakılır. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yaptığım yükümü boşaltmaktır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Valiz hafiflesin,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dönüşüm kolay olsun.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Şehrin sesini kısmayacağım,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ona sadece sırtımı döndüm,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu daha yüksek bir sessizliktir ya!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Neyse…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu bir bildiridir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul insanı sınar.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kazanan azdır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İstanbul’da son yedi günüm,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sırtıma yüklenen ilk göçüm.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dolu dolu sevincim,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Az da olsa biraz hüznüm. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Teslimiyet Limanında Çözülen Düğümler</title>
<link>https://fikirizleri.com/teslimiyet-limaninda-cozulen-dugumler</link>
<guid>https://fikirizleri.com/teslimiyet-limaninda-cozulen-dugumler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd05817f13e.webp" length="29448" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:02:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dünya bağında garip bir kuştum, uçtum nihayet.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gerçek güneşine yandım, düştüm kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sildim gönül aynasından pası doğdu bir şafak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Varlık hırkasını attım, geçtim kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Can evinde parladı daim sonsuz padişah,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Fani mülkü terk edip içtim o meyden her sabah,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kalmadı gurbet ve sıla bitti artık tüm eyvah!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Birlik definesini eştim kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sessizliğin secdesinde buldum en son huzuru,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yokluk potasında piştim yıktım artık suru,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kalktı perde tamamıyla gördüm O eşsiz nuru,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Nefsimin zindanından kaçtım kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sanma ey gönül! Bu can bir hapistedir bucak bucak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Uçsuz ummanlarda yelken açtım artık yalınayak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bastığım toprak değil nurdan serilmiş bir yatak,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Aşkın ateşiyle estim kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dil güzelleşti o Hak zikriyle durmaz tazelenir,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yalancı bağdan kopup öz aslına dönmek hünerdir,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gönül kuşum artık bu dar kafeste ne dinlenir,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Göklerin ufkunda açtım kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Benlik davası bitti meydanda sadece O kaldı,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendi gölgem güneşin kollarına bir günde daldı,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Tevekkül deryası yükü dertlerden çekip aldı,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Rızaya erip de ulaştım kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Vuslat sabahı erdi nihayet bitti uzun yolum,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sonsuz huzur kucağında bağlandı kanadım kolum,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gönül bir boşluk oldu silindi sağım ve solum,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Varlığı yokluğa saçtım kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hayretin makamına erdim ne isim var ne iz,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ufukta bir hiçim artık ne leke var ne giz,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sahibine borcu verdim bitti artık derdimiz,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sonsuz huzura kavuştum kendimden ırak.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><em>Gayrı bu saatten sonra aruz benden ırak.</em><o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keraat Vaktine Sürgün Edilmiş İkindi Masumiyeti İle</title>
<link>https://fikirizleri.com/keraat-vaktine-surgun-edilmis-ikindi-masumiyeti-ile</link>
<guid>https://fikirizleri.com/keraat-vaktine-surgun-edilmis-ikindi-masumiyeti-ile</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd0857dae70.webp" length="10086" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:49:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yorgun olduğumuzdan değil,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Biz yorulmaktan korktuğumuzdan yarın diyoruz<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">sevmelere, sövmelere, gitmelere, gelmelere, çaya, kahveye…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Biz dediğime bakmayın, aslında kendime itiraf ediyorum bunu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Mesele yükün ağırlığı falan değil.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bir şeylerin yerinden oynamayacağını bildiğimden erteliyorum yarına.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kıpırdamayacaksa, bugün dokunmanın ne anlamı var diye düşünüyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Çay soğuyor mesela, farkındayım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kahve acılaşıyor, ona da hemen bir bahane buluyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Birazdan içerim diyorum mesela,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">ama birazdan dediğim şeylere hep biraz zaman kalıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendimle pazarlık yapıyorum durmadan.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Az daha dur, diyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Az daha sus.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Az daha ötele.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sanki hayat beklemeyi seviyormuş gibi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sanki yarına çıkacağım garantiymiş gibi.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yarın dediğimiz şeyin<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">bugün yüzleşmeye cesaret edemediklerimizin<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">üstünü örtmenin en kibar yolu olduğunu biliyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">insan en çok da bunu bildiği halde<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">yarın demeye devam edince yoruluyor, bunun da farkındayım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ama gel gör ki ertelemek bağımlılık yapmış bünyede.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bağımlılık demişken,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">bir tek sigarayı ertelemiyorum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">O da irade felan dinlemiyor zaten.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Neyse…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Rabbim!<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Geç kalmalarımızın pişmanlığını hafiflet<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">her şeyi son anda kurtarabileceğine inanan<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">bu kırık iyimserliği al bizden<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Veleddalin, amin.<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>40 Kıyam, 40 Sual, 40 Kıyım</title>
<link>https://fikirizleri.com/kirk-kiyam-kirk-sual-kirk-kiyim</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kirk-kiyam-kirk-sual-kirk-kiyim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd017c76d60.webp" length="9064" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:45:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><strong>İhdinâs sırâtel mustakîm</strong><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><em><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>“Bizi, dosdoğru olan yoluna ilet!”</em><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Günde kırk defa kurşun gibi dökülürken dillerden bu dua,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Her defasında mı sapıyoruz o yolun en keskin virajından?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Adanmışlık bir vitrin süsü müdür yoksa damarda dolaşan kan mı?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hangi secdenin alnında biriktirdik biz bu kibri?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Rükuda eğilen belimiz mi yoksa sadece omurgasızlığımız mı?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sırat-ı müstakim derken ayağımız neden hep batıdan yana kayıyor?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Doğru yolu isterken yanlış yolların asfaltını kim döşedi ruhumuza?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Eleştiri dediğimiz bir neşterse eğer neden hep başkasının yarasına vuruyoruz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Nefsimizin karanlık dehlizlerinde fener yakmaya vaktimiz mi yok?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Müslüman olmanın konforu, mümin olmanın sancısını mı boğdu?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kırk vakit, kırk kapı, kırk yalan mı sığdırdık bir ömre?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yolun kenarında mı bekliyoruz, yol nerede bilmezken?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Elimizdeki tesbihi vicdanımızı susturmak için mi çekiyoruz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Allah’ın ipine sarılmak varken neden pamuk ipliklerine bağlandık?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kabe’ye dönen yüzümüz kalbimizin hangi putuna bakıyor aslında?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hakkı söylemek için neden birilerinin susmasını bekliyoruz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Adalet sadece bize lazım olduğunda mı hatırladığımız bir ayet?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Komşumuz açken biz hangi lüksün şükrünü eda ediyoruz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sorgulamak günah mı, sorgulanmaktan da mı korkmuyoruz artık?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kırk kere bizi ilet derken, gitmemek için neden direniyoruz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kimin için bu nümayiş?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Göğsümüzde taşıdığımız iman, kimlik kartı kadar da mı ağır değil?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kelimelerimiz neden bu kadar yumuşak, eylemlerimiz neden bu kadar kof?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Zulmün karşısında susan dilimiz, hangi cennetin anahtarını bekliyor?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dünya telaşı mı bitti de biz ahireti bir kenara iliştirdik?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendi putlarını kırmadan, İbrahim’in yoluna nasıl talip olursun?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gözyaşın neden sadece kendi derdin için akıyor?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dua etmek sorumluluktan kaçmanın bir yolu mu oldu artık?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Müstakim olan yol belliyken bu zikzaklar kimin icadı?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hangi aynaya baksak, neden yabancı bir yüz görüyoruz karşımızda?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">İhlas dediğin sadece bir surenin adı mı kaldı zihnimizde?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Neden her fırtınada ilk önce ilkelerimiz savruluyor?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kötülükten iyiliğe hicreti unuttuk mu yani?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Cihadı sadece kılıçta sananlar nefis kalesini kime teslim etti?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu kadar soru arasında cevabı nerede kaybettik biz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Son nefeste mi anlayacağız müslüman olmanın yükünü?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hala mı susacağız, hala mı uyuşuk kalacak bu irade?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kırk sorunun hangisi kalbini delip geçecek ey Müslüman?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kendinden başka kimi aldattığını sanıyorsun?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kırk defa eğilip kalkmak, bir duruş sahibi yapmadı mı yoksa seni?<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan Önce Kafasında Kurduğu Dünyayı Yıkmalı</title>
<link>https://fikirizleri.com/insan-once-kafasinda-kurdugu-dunyayi-yikmali</link>
<guid>https://fikirizleri.com/insan-once-kafasinda-kurdugu-dunyayi-yikmali</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd03a26a950.webp" length="19664" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:42:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bu cümleyi söylemek kolay görünüyor, tabi. Uygulamak ise maalesef pek de öyle kolay olmuyor. Hepimiz fark etmeden zihnimizde küçük dünyalar kuruyoruz. Henüz yaşanmamış şeylerin ihtimallerini büyütüyoruz. Birinin söyleyeceği sözü önceden tahmin etmeye çalışıyoruz. Bakışlardan türlü anlamlar çıkarıyoruz. Sonra o anlamların içinde başlıyoruz dolaşmaya.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Gelin görün ki bir olayın kendisinden çok, o olay hakkında kurduğumuz düşünceler yoruyor bizi. Bunu çoğu zaman geç fark ediyoruz. Bir mesaj geç geliyor mesela. O sırada zihnimizde uzun uzun hikâyeler yazıyoruz. Karşımızdaki insanın ne düşündüğünü, neyi ima ettiğini, hangi duyguyla davrandığını tahmin etmeye çalışıyoruz. Bir süre sonra ortada henüz gerçekleşmiş bir şey bulunmadığını fark ediyoruz. Fakat iş işten geçmiş oluyor. İçimizde çoktan koca bir film platosu kurulmuş, senaryosu yazılmış ve başrolü de biz oynamış oluyoruz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hakkını yememek lazım zihnimiz bu konuda epey hızlı çalışıyor. Tanışmadığımız insanlarla saatlerce konuşmalar yapabiliyoruz kafamızın içinde. Söylenmemiş sözlere şimşek hızında cevaplar üretebiliyoruz. Gelmemiş yarınların yükünü daha bugünden sırtlamaya niyetleniyoruz. Günün sonunda yorgunluk alnımızdan damlarken bir “Öff be!” sitemiyle kendimize geliyoruz.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Aslında hepimizin bildiği, yaşadığı, deneyimlediği bir şey bu. Fakat nedense bir türlü kafamızda dünyalar kurma eylemine ket vuramıyoruz. Geçenlerde okuduğum bir makale, yaşanan stresin çoğu zaman işin yapılmamasından ya da yapılamamasından değil de işteki belirsizliklerden, gri alanların fazlalığından kaynaklandığını anlatıyordu. Hepimiz bir şekilde bir şeylerle meşgul oluyoruz. Bunun adına iş deyin, meşgale deyin, hobi deyin fark etmez. Bu tür durumları yaşadık, yaşıyoruz, biliyoruz. Bu örnekte her ne kadar stres olgusu vurgulansa da cümlenin ikinci kısmındaki belirsizlikleri, yani kök nedeni, bağlamdan kopmadan ele almak sonuca daha çok yaklaşmamızı sağlayacaktır.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Şöyle bir soru soralım kendimize. Bizi gerçekten yaşadığımız şeyler mi daha çok yoruyor, yoksa zihnimizde büyüttüğümüz belirsiz ve ucu açık ihtimaller mi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İlk olarak insanı yoran şeyler nelerdir? Kayıplar, ihanetler, haksızlıklar… bu liste uzar gider. Bunları belirsizlik temelinde inceleyelim. Bir sevdiğinizi kaybettiniz diyelim, bunun ağrılığını ne kadar süre taşıyorsunuz? İnsana unutmak gibi bir yeti bahşedilmiş. Hayatını sürdürebilecek bir zihinsel dayanıklılıkla donatılmış. Bununla yaşamanın ağırlığını bu yüzden kaldırabiliyoruz. Peki şimdi “kayıp” kelimesinin gerçek anlamına bakalım. Yani birinin gerçekten ortadan kaybolmasına. Bir sonuca bağlanmayan bu süreci düşünün; her an gelebilir, hiç gelmeyebilir, nerede, ne yapıyor, yaşıyor mu? Bu ihtimalleri düşünmek mi daha ağırdır, yoksa gerçekleşmiş olanı kabul etmek mi? Aklımızda kesin bir cevap oluşmuştur.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bu ağır bir örnek oldu ancak basite indirgediğimizde de terazinin ağır basan kefesinin değişeceğini düşünmüyorum. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Bu yüzden arada bir zihnimizde temizlik yapmak gerekiyor. Her sözün içinde gizli bir anlam aramamak, her gecikmeyi bir niyetle açıklamaya çalışmamak, olayları olmadık yerlere çekmemek ve en önemlisi oluşturduğumuz ihtimalleri dağıtmak gibi eylemleri zihnimizden temizlemek iyi gelecektir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bunu nasıl yaparız, ne kadar uygulayabiliriz? Herkes için farklı cevapları olacak bir soru bu ama yapabildiğimiz zaman hayatın aslında daha sade olduğunu fark edebileceğimize eminim. Özetle formül basit aslında <strong>“Daha az yorum + Daha çok gerçek = Daha az gürültü”</strong><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal"></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Bu Gri Şehri Yakmaya Karar Verdiğimde</title>
<link>https://fikirizleri.com/ben-bu-gri-sehri-yakmaya-karar-verdigimde</link>
<guid>https://fikirizleri.com/ben-bu-gri-sehri-yakmaya-karar-verdigimde</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202604/image_870x580_69dd03a42e17a.webp" length="5532" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 17:38:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Hüseyin Aslan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben bu gri şehri yakmaya karar verdiğimde<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Fırçayı kaptığım gibi daldım isli puslu bulutlara<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dedim ulan neyin yası bu, neyin makam soğukluğu<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sanki her sokağa memur emeklisi çökmüşte<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Binaları hüzün kurşununa dizmişler<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Susturdum içimdeki uğultuyu<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Savurdum öfkemi bir tuval gibi kentin orta yerine<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Çektim zifiri karanlığın üstüne erguvanî bir hayda<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sıvadım gökyüzünü en hasından bir turkuazla<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Çaktım kibriti binaların tam kalbine<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Öyle bir yansın istedim ki<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yansın asfaltının kömür karası kibri<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yansın suratı asık kurşunî kravatlı hırsları<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Alevler yükselsin gömleklerinden<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Duman bile utansın kendi isinden<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Erisin yolları işgal eden demir yığınları <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sökülsün meydanlardaki başıboş tunçlar <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yıkılsın ruhsuz binaların renksiz zindanları<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kül olsun kaskatı dilsiz duvarlar<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bak, nasıl da tutuşuyor şampanya köpüğü davetleri<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Füme suratlı yalnızlıkları<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gri karelere sığmayacak vizon rengi yalanları<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Dökülüyor birer birer alevlerin orta yerine, gördün mü?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ne güzel fışkırıyor yıkılmış anılar altından toprak<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Şöyle sağanak yağmurdan sonraki has toprak rengi var ya<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Kokusunu çekiyorsun içine sanki ilk kez nefes alır gibi<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sanki dünya yeniden cennet yeşiliyle yaratılmış gibi<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Sarıyor her yanını, siliyor kül rengi hatıralarını<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Keder bile turuncu bir gün batımı kadar yakışıklı duruyor şimdi değil mi?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Ben bu gri şehri yakmaya karar verdiğimde<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Her yeri canlı kanlı bir kırmızıya boyamak istedim<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Bu muydu canım çünkü hayat<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hayat çünkü bu muydu canım<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Gel oturup kırmızının karşısında bir tek atalım<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Yanına da iki dal umut bir parça peynir biraz da rüzgar<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Biz yandıkça dünya ısınacak be canım<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Biz boyadıkça bahar gelecek<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Hem de öyle resmi törenle falan değil<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;">Güle oynaya küfrede küfrede en hasından bir mavilikle<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>