İSTİLA: KOZMİK DOSYA MASRAFLARI

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...

Binlerce ışık yılı uzaktan, korkunç bir teknoloji ve devasa bir orduyla geldiler. Hedeflerinde İstanbul, niyetlerinde mutlak bir istila vardı. Ancak uzaylıların hesaba katmadığı bir şey vardı: Türklerin elinde, hiçbir lazer silahının delemediği, hiçbir ordunun aşamadığı o meşhur 'işleyiş' saklıydı. Henüz o sarsılmaz duvara çarpmamışlardı

13 Mayıs 2026 - 09:37
13 Mayıs 2026 - 09:37 ⏱ 8 dk Okuma Süresi
 5  38
İSTİLA: KOZMİK DOSYA MASRAFLARI

Bir gün, sıradan bir salı sabahında, Dünya'ya devasa bir uzay gemisi indi. İnsanlar panikledi, haber kanalları canlı yayına geçti, komplo teorisyenleri "Biz demiştik!" diye Twitter’ı ateşe verdi. Ama kimse beklemiyordu ki, bu istila tüm gezegen tarihinin en saçma olayına dönüşecekti… İlk Temas Devasa uzay gemisinden üç yeşil tenli, uzun kulaklı uzaylı çıktı. Üzerlerinde metalik, parlayan zırhlar vardı ve gözlerinden tehdit saçıyorlardı. Liderleri ileriye doğru bir adım attı ve tok bir sesle haykırdı.

— Bizi liderinize götürün!

Ortalıkta kimse kıpırdamadı. Çünkü "lider" konusu dünyada tam olarak net değildi. Bir grup "Amerikan başkanına gidin!" diye bağırırken, birileri "Avrupa Birliği'ne sormalıyız!" dedi. Arkalardan birisi de "Abi Birleşmiş Milletler var, oraya gitmeliler!" diye ekledi. Tartışma beş dakikada kavgaya dönüştü.

Uzaylılar birbirine baktı, liderleri kendi dilinde mırıldandı.

— Yine mi bu tip gezegenlerden biri...

Sonunda belediyede çalışan memur Hüseyin amca araya girip çözümü buldu.

— Bakın şimdi, herhangi bir işlem yapacaksanız önce "Gezegeni Ele Geçirme Talebi Formu"nu doldurmanız lazım.

Uzaylıların lideri şaşkınlıkla sordu.

— Form mu?

—Tabii! Bürokrasi olmadan istila mı olur? Önce form dolduracaksınız, sonra onay alacaksınız. Yoksa kaçak istila sayılır, ceza keseriz. Ayrıca şu geminin yabancı plaka statüsü için geçici gümrük muafiyeti belgesi nerede? Triptik karnesi olmadan buraya gemi indirmek yasak.

Uzaylılar bir an sessiz kaldı, sonra liderleri yanındaki subaya döndü.

— Bu gezegen sandığımdan daha zor olabilir…

Uzaylılar çaresizce formu kabul etti. Ama kağıdı açtıklarında şok geçirdiler: Gezegen Ele Geçirme Başvuru Formu – 326/B

1. İstila sebebiniz? ( ) Kaynak Sömürme ( ) Yeni Koloni ( ) Eğlencesine

2. Kaç adet askeriniz var? (Lütfen toplam ayak sayısını da belirtin)

3. Gezegeni ele geçirdikten sonra vergi oranlarınızı nasıl belirleyeceksiniz?

4. Dünya’daki mevcut sistemlerden hangisini kullanacaksınız? ( ) Kapitalizm ( ) Komünizm ( ) "Abicim biz doğrudan totaliter geliriz" seçeneği.

Uzaylıların lideri formu inceleyip kıkırdamaya başladı.

— Komutan Zargol, bu insanlar bizimle alay mı ediyor?

Komutan Zargol da şaşkın halde formu karıştırıyordu.

— Efendim, burada bir de "Başvuru için noter onayı gerekmektedir" diyor… Noter de nereden bulacağız?

Lider derin bir nefes aldı.

— Peki, biz bu noteri nereden bulabiliriz?

Belediye çalışanı Hüseyin amca sigarasını yaktı ve gevrekçe gülümsedi.

— İşte orası biraz sıkıntı… Noterler 12.30’dan sonra öğle molasına girer, sonra 15.00’te tekrar açılır. Ama çarşamba günü yarım gün çalışıyorlar, perşembe de resmi tatil.

Uzaylıların liderinin kaşları çatıldı:

— Ne demek yani?

— En erken randevuyu pazartesi alırsınız.

Lider gözlerini kıstı.

— Bu gezegeni yok etsek mi?

Tam o sırada başka bir yetkili araya girip ekledi.

—Tabi, önce çevresel etki raporu almanız lazım. Yok etmek için bile onay gerekiyor. Hele o geminin emisyon ölçümünü yaptırmadan motor bile çalıştıramazsınız, çevreyi radyasyona boğdunuz evladım.

Saatler geçti, uzaylılar hâlâ formlar, noterler ve belgelerle uğraşıyordu. Tüm ordu sinirden titriyordu. Gemideki diğer askerler liderlerine rapor veriyordu.

— Efendim, işler çığırından çıktı. Şu an "İşgal İçin ÇED Raporu" bekliyoruz, ama belediye "önümüzdeki ay gelin" dedi.

Uzaylı lideri kafasını tutarak bağırdı.

— BİZ KAİNATIN EN GÜÇLÜ İMPARATORLUĞUYUZ! YÜZLERCE GEZEGENİ ELE GEÇİRDİK! AMA ŞU FORMU TAMAMLAYAMIYORUZ!

Sonunda lider pes etti. Formları yere fırlattı ve emretti.

— Gidiyoruz. Bu gezegen ele geçirilemez. Burada yaşamak bile başlı başına bir işkence.

Bütün uzaylılar hızla gemiye bindi. Motorları çalıştırdılar. Ama tam havalanacakken hoparlörden bir ses geldi

— Dikkat, dikkat! Çıkış izni almadan kalkış yapmak yasaktır! Lütfen 4 adet belgeyle başvuru yapınız!

Uzaylı lider başını avuçlarının arasına aldı ve fısıldadı.

— Bizi kurtarın…

Ve böylece Dünya, tarihte ilk kez uzaylı istilasını sadece bürokrasiyle savuşturan gezegen olarak tarihe geçti. Belediye memuru Hüseyin amca ise tüm olanları izleyip başını salladı.

— Helal olsun, yine kimseye tek bir imza attırmadık.

BAŞVURU FORMU OLMADAN GERİ DÖNÜŞ YAPILAMAZ

Uzaylıların Dünya’dan kaçışının üzerinden tam üç hafta geçmişti. İnsanlık rahat bir nefes almış, televizyonlarda “Uzaylıları Kağıt İşleriyle Durdurduk!” başlıklı belgeseller dönmeye başlamıştı. Ancak kimse, o devasa geminin geri döneceğini tahmin etmiyordu.
Fakat bu kez… ellerinde kalemlerle.

İkinci Temas

Aynı sabah, gökyüzü bir kez daha karardı. Gemi bu kez belediyenin tam üzerine indi. Etrafta toz duman koptu, camlar sallandı. Herkes korkuyla kaçışırken tek bir kişi hiç istifini bozmadı: yine Hüseyin amca.

Elinde çay bardağı, sakin bir şekilde kaldırım taşına oturmuştu. Gemi açıldı, içinden geçen seferki o yeşil tenli lider indi. Bu kez zırh yerine gri bir takım elbise giymişti, elinde dosya çantası vardı.

— Sayın Hüseyin, biz geldik!
— Hoş geldiniz, buyurun. Formlarınızı getirdiniz mi?

Lider gururla çantasını açtı.
— Evet! Üç nüsha, noter onaylı, çevre raporuyla birlikte.
— Güzel. Sistem değişti. Artık e-devlet üzerinden yüklemeniz gerekiyor.

Uzaylı liderin yüzü dondu.
— E-devlet de ne?
— Elektronik Devlet Kapısı işte. Tüm başvurular oradan yapılıyor.

Komutan Zargol hemen araya girdi:
— Efendim, bizde internet yok.
— O zaman nüfus müdürlüğüne gidip şifre almanız lazım, dedi Hüseyin amca gayet ciddi bir sesle.
— Nerede o müdürlük?
— Şurada köşede, öğle arası yaklaşıyor, şimdi giderseniz sıra alamazsınız.

Lider bir an başını göğe kaldırıp derin bir nefes aldı.
— Kaçış yok... Bu gezegen resmen delirmiş.

Evrak Helak Etkisi

Uzaylılar çareyi buldu: beş kişilik bir “bürokrasi timi” kurdular. Her biri farklı daireye gönderildi.
Bir tanesi Tapu Müdürlüğü’ne,
biri Vergi Dairesi’ne,
biri Noter’e,
biri Nüfus’a,
sonuncusu da SGK’ya.

Sonuç: Felaket.

Tapu’daki uzaylıya “Arsa sizin adınıza değil” dendi.
Vergi Dairesi’ndeki “sistem çöktü”.
Noter, “fotokopi siyah-beyaz olur mu, renkli getirin” diye geri çevirdi.
Nüfus’taki görevli “randevusuz işlem alamayız” dedi.
SGK’daki memur ise “Bizim konumuz değil, belediyeye sorun” diyerek kibarca gönderdi.

Akşama kadar birbirlerine telsizle rapor verdiler:
— Komutan, Tapu Dairesi’nde hâlâ sıra numarası almadık!
— Efendim, sistem bizi ‘yabancı uyruklu’ olarak kaydetmedi, vatandaşlık istiyorlar!
— SGK’da “dijital imza” dediler, parmak izimiz tanımlanmadı!

Liderin damarları atmaya başlamıştı.
— Yüz gezegen fethettim, hiçbirinde “dijital imza” denen bir lanet yoktu!

Evrensel Çözüm Toplantısı

Ertesi gün belediyede kriz toplantısı yapıldı. Hüseyin amca, uzaylı lider ve birkaç yetkili bir masaya oturdu.
Lider masaya yumruğunu vurdu:
— Biz istila etmek istiyoruz, siz ise bize “dosya boyutu çok büyük” diyorsunuz!
— Efendim, sistem 5 MB’tan büyük dosya kabul etmiyor, dedi Hüseyin amca sakince.
— Bu kadar küçük bir limit olamaz! Bizim harita dosyası 2 terabayt!
— O zaman sıkıştırın. WinRAR var, oradan yaparsınız.

Uzaylı lider çaresizce başını iki yana salladı.
— Kâinatın sonu bu gezegen olacak…

Tam o sırada belediye binasının ışıkları gitti. Elektrikler kesilmişti.
Bir memur koşarak geldi:
— Efendim, faturayı ödememişler, elektrikler kesildi.
— Kimin faturası bu?
— Uzaylıların gemisi binaya bağlanmış, sayaç onların üstüne görünüyor.

Lider bir çığlık attı.
— ARTIK YETER!
— Efendim, sakin olun, dedi Hüseyin amca.
— Sakin mi olayım? Onay alamıyoruz, internet yok, dosyalar açılmıyor, elektrik kesik!
— O zaman şikâyet dilekçesi doldurun, ben başvuru numarası vereyim.
— Dilekçe mi?
— Tabii, “İşgal Sürecinde Yaşanan Mağduriyet Formu” var.

Uzaylı lider yere diz çöktü.
— Kimsiniz siz?!
— Biz belediyeyiz, evladım.

Sonuç

Üçüncü günün sabahında uzay gemisi bir kez daha havalandı. Bu kez kimse onları durdurmadı. Hüseyin amca elindeki çayla yukarı bakıp mırıldandı:
— Eh, yine kimseye işlem yaptıramadık.

O günden sonra uzaylılar kendi aralarında bir yasa çıkardı:
“Dünya benzeri bürokratik gezegenlere asla temas edilmemelidir.”

Ve böylece insanlık, ikinci kez uzaylı istilasını… evrak işiyle kazandı.

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Osman Uyur Bolca okuyorum, elimden geldiğince yazıyorum. 26 Temmuz 1984 Adana doğumluyum. 2006 Cumhuriyet üniversitesi dış ticaret ve 2011 Hitit üniversitesi iktisat mezunuyum. Finansal risk analistiyim ayrıca mümkün olduğunca yazıyorum. WOMAN OF THE NIGHT (DIE FRAU DER NACHT Almanca çevirisi) ve ADDICTION DIGITAL SHACKLE isimli kitaplarım var. Bilimkurguyu çok seviyorum, bu konuda yazmayı çok seviyorum.