"HİŞŞT"

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
3 Aralık 2025 - 14:00
3 Aralık 2025 - 14:00 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 0  97
"HİŞŞT"

  “Hişt, hişşt !”

   5 Aralık, yağmur yağıyor.

  Uzandığım kanepeden bir anda tuhaf bir irkilmeyle uyandım. Biri mi seslenmişti? Rüya mıydı? Ayırt edemiyordum. Sesi tekrar duyabilmek için doğruldum, etrafı dinledim. Yavaşça ayağa kalktım, istemsizce tuttuğum nefesimi serbest bırakırken camekanın önüne doğru ilerledim. Yağmur yağıyordu, ıslak yaprakların rüzgarda çıkardığı sesleri duymuş olmalıyım diye düşündüm. Islık sesi gibi, yaprak hışırtısıyla karışık, evet evet yağmurun sesiydi, içim rahatladı.

  Acıkmışım, kahvaltı hazırlamak için mutfağa doğru yönelmiştim ki, ah! benim yaramaz kedi dostum, yine şımarık bir manevrayla kucağıma atlayıverdi. Karşılıklı gülüşürken (kedimin de güldüğünü hayal ediyordum), yine istemsizce tuttuğum nefesimi sakince geri bıraktım, koltuk altından yakaladığım kedimi yere bırakırken. Kafasını şefkatle okşadım, gırlaştık. (Benim de gırlayabildiğimi  hayal ediyordum.)

 Boş bulundum dedim, hayır canım ne sesi, yanlış duydum eminim..Çok gerçekti evet, yoo hayır korkmadım..

  Radyoyu açtım, belki neşeli bir şarkı beni kendime getirebilirdi. Yazımın son kontrolleri için tüm gece çalışmış, uykusuz kalmıştım. Ah İlhan İrem çıktı! Günaydın diyordu, insanlara günaydın. Günaydın, günaydın sevenlere günaydın.. Arkasından Nasılsın? İyi misin? Sorarsam söyler misin? Yabancı sen kimsin? Çağırsam gelir misin? Trilaylayli, trilayla…

  Tavayı ustaca havada parende attırıp ocağın üstüne oturttum. Annemin memleketten gönderdiği tereyağından bir parçayı alıp ısınmış tavaya attım, cızzz efektiyle tereyağ gönlünce dansederken kenarda bekleyen yumurtaların tavaya atlamak için can attığını düşünmek de sizin hayal gücünüze kalmış. Göz yumurtalarımla dolu tavayı önüme alıp üfleyerek yerken, hayatın benden ne beklediği, benim hayattan  ne beklediğim gibi soruların cevabı bu olabilirdi. Yavaş sabahlarda, kahvaltını huzurla  edebilmek. Arkasına da cazibeli köpüklü bir kahve eklemek, yarınlar yok dedirtir o ilk yudum. Kahveye bile böyle afili bir iltifat edip etmemeyi de sen bilirsin, önemsediğin her şey, önünde gelir dize, tadı böyle çıkar, diyim ben size ?

  Bir parça mutluluğu çay kahve fincanlarına sığdırmıştım. Olmamış yaşamları, gidilmeyen yolları düşünmeden, yarınları beklemeden kurmuştum bu cumhuriyeti.

  Dışarıdan buğulu camın arkasından bakınca, elinde çay bardağının beline sıkıca sarılmış seni ve dudaklarının gülümsediği resmi gördüğümde, içime dolan sebepsiz neşe, bütün manasız sorularımın cevabını verdi o anda..

  Hişşt,hişşt!  Sessiz ol,

  Yalnızlığın mı konuşuyor? Özgürlüğün mü?

  Cevabın senin gökyüzünde...

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow