Bir Günlüğüne

3 Aralık Dünya Engelliler Günü

Aralık 3, 2025 - 17:58
Aralık 3, 2025 - 18:08
 1  25
Bir Günlüğüne

BİR GÜNLÜĞÜNE...

Halk arasındaki klişeyi terse döndürüyoruz. Şimdi size bu klişe soruyu birkaç farklı şekilde yönelteceğim affınıza sığınarak;

 

1- Bir günlüğüne hayatınızda ışık, renkler, yüzler, ağaçlar, kuşlar vs. olmayacak olsa ne yapardınız?

2- Bir günlüğüne hayatınızda annenizin, babanızın; sevdiğiniz dizinin, şarkının veya filmin sesleri olmayacak olsa ne yapardınız?

3- Bir günlüğüne öncelikli olarak sizin hakkınız olmasına rağmen, sizin yerinize asansöre binilecek, siz güvenli bir şekilde yürüyesiniz diye inşa edilmiş olan kaldırımlara arabalar park edilecek; otobüsler, metrolar vb. taşıtlarda hususen size ayrılan bölümlerde oturamayacak olsanız ve tüm bunlar sizin hayatınızı alt üst edebilecek kadar etkileyecek olsa ne yapardınız?

4- Bir günlüğüne size fiziki özellikleriniz yüzünüzden lakaplar takılacak olsa - ki bunların en hafifi belki de dört göz – sizi saçınızın var veya yokluğu ile, onlarda olmayan birtakım aksesuarları kullanıyorsunuz diye (gözlük, işitme cihazı vb.) zorbalayacak hatta aşağı görecek olsalar ve siz de bunun bilincinde olacak olsanız ne yapardınız?

Maalesef biz engel(siz) insanlar aleminde bu soruların cevapları yok. Cevaplarının olmayışları bir nebze başa gelmemiş olma sebeplerinden dolayı anlaşılabilir ama gelmeyecek olma ihtimalleri yoktur. Engelli ifadesi ile tabir ettiğimiz kardeşlerimizin ayrıcalıkları yok mu, elbette var. Örneğin, birtakım vergilerden kısmî muafiyet, standart ulaşım tarifeleri konusunda indirimler, kamu ve özel sektörde kontenjan, işaret dili eğitim i, özel eğitim sınıfları, üniversite sınavlarında ek süre (yerleştikten sonra), engellilik maaşı vb.

Şimdi size bir soru daha yöneltmek istiyorum; sizce ülkemizde yaşayan engelli gruplarından mevcudu en yüksek olan hangisidir? Cevabı ben veriyim: Vicdanî Engelliler. Onların da sahip oldukları ayrıcalıklar var. Örneğin sessiz* dostlarımızın yerlerini işgal etmiş olmamız yetmezmiş gibi üşüdükleri için sığındıkları yuvalarını kendi elleriyle dağıtma, yaşlılara veya sıradan bir insanın bile hakkına saygı göstermeme, her yerde her şeyi dile getirebilme, çocuklara…* vb. 

Asıl engel görememek, duyamamak, yürüyememek veya yüksekte bir objeye erişememek değildir. Bunlar birtakım desteklerle giderilemese bile indirgenebilir. Ancak bir insan vicdanî engelliyse maalesef tedavisi hiç kolay değildir. Ancak vicdanının engelli oluşu sadece onun suçu değildir. Bina yıkılmışsa sadece inşa eden usta değil; mimarı, mühendisi, müteahhidi vb. hepsi suçludur. Varın vicdanî engelli olan birisinin vicdan engelliliğinde sorumlu olan kişileri de siz tayin edin.

Yıllar önce Ankara Kızılay metrosundaki bir hatıramı sizinle paylaşıp sözlerimi bitirmek istiyorum. Ankara’daki ev arkadaşım Ömer ile ASKİ*’nin Kızılay metrosu şubesine kartımıza su doldurmaya gitmiştik. Biz sıramızı beklerken bulunduğumuz kalabalık koridordan iki görme engelli ablamız geçmeye çalışıyor, onlar kimseye çarpmazken herkes onlara çarpıyordu (bilerek ve bilmeyerek). Arkadaşım Ömer; bilerek, görerek çarpanlara ithafen şöyle bir soru sormuştu bana:

 

- Hadi onlar engelli, peki ya körleri ne yapacağız Melih?

 

“3 Aralık Dünya Engelsizler* Günü Kutlu Olsun”

Yıldızlı Kelimeler

Sessiz: Hayvan diye hitap edilmeyi daha çok hak eden canlılar varken, sessiz ifadesi daha yerindedir sadık dostlarımız için.

Çocuklara: Çocuklara yöneltilen hiçbir bencilliği örnek olmaması amacı ile dile getirmiyorum.

ASKİ: Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi.

Engelsizler: Asıl engel Vicdanî engeldir. Onlardan gayrısı engelsizdir.

MELİH CAN ÖZEN – İZMİR, 2025

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow