<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Seda ERDEN</title>
<link>https://fikirizleri.com/rss/author/seda-erden</link>
<description>Yazarlar &amp;amp; Paylaşım Platformu &amp; Seda ERDEN</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Bu web sitesinin telif hakları © Fikir İzleri &amp;apos;ne (veya belirtilen kişiler hak sahibi olanlara) aittir ve ilgili mülkiyet, telif hakkı, ticari marka, kültür sanat, patent veya diğer kanunlar kapsamında korunmaktadır. © 2025 Fikir İzleri — Tüm hakları saklıdır. | Her Kalem Bir Söz, Her Fikir Bir İz Bırakır</dc:rights>

<item>
<title>KUZUM</title>
<link>https://fikirizleri.com/kuzum</link>
<guid>https://fikirizleri.com/kuzum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202601/image_870x580_696bee6a0d24e.webp" length="20302" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 23:18:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>Anne kız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span><b>KUZUM<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Zihninde aynı kelimeler dönüp duruyordu. Rüzgarın dahi konuştuğu bu gecede, her nesne nefes almadan konuşuyor, gürültü yapıyordu. Dışarıda yağmur ve fırtına, yüreğinde kor ateşler vardı Nejla’nın.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Ne demişti, boş konuşma Nejla, rüyanda görürsün Nejla, kızın burada gayet mutlu Nejla, hayatımızdan çık Nejla.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Susmuyor, susmuyordu…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Gece boyunca düşündü durdu Nejla…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Kızını hayatının merkezine koymuştu, şimdi dünyası başına yıkılmıştı. Gözünden sakındığı , bugünlere (kızı 18 yaşındaydı) pamuklara sararak getirdiği kızı, çok uzaklardaydı. Liseyi okumak için gitmişti, babasının yanına, yurtdışına. Bitirince geri dönmedi. Hayattaki tek arkadaşını kaybetmişti Nejla. Gözünün Nur’u , o birlikte kıt kanaat geçindikleri yuvasını, annesini bırakmıştı. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Babasıyla kalıp şatafatlı bir yaşamı annesine tercih etmişti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Kızı henüz 3 yaşındayken ayrılmıştı eşinden Nejla. Anlaşamamışlardı. Yürümemişti. Kızını çok seviyordu. Birlikte yeniden bir hayat kurdular. Sakin, mütevazi, sıcak bir yuvaları oldu. Tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta durdular, mutluydular. Kendi hayatındansa kızının hayatı için didinip durdu, çok çalıştı. Kimseye muhtaç olmadan güçlü kalabildiler. Tam da bu yüzden ondan ayrılmayı göze alabildi. Tek istediği kızının mutluluğuydu. Hayatın ona öğrettiği iç sefkate sarıldı. Çok özledi ama dayandı Nejla.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Birden sıçradı, gök gürüldüyordu. En zayıf noktası bu olabilirdi. Şimşek korkusu. Gözlerini kapadı Nejla ,ışık çakınca içinden bir şeyler kopuyor sandı. Saklanmak istiyordu. Zihni susmuyordu. Nur da istememişti dönmek ,annesinin yüzüne söyleyemiyordu. Derdi okumak da değildi, sevmişti bu lüks hayatı. Annesinin yanına dönmek istemiyordu. Şunu da çok iyi biliyordu ki yaptığı vefasızlık <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>annesinin kaldırabileceği bir yük değildi. Onu yapayalnız bırakmıştı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Gökyüzü sakinleşti. Nejla da…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Sabah olduğunda endişelerinden bir nebze kurtulmuştu Nejla. <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Okuyucuların; <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>kızının iyiliği için, geleceği için diye içinden geçirdiği sebepler, Nejla’ya ulaşmıştı merak etmeyin. O bunları zaten milyon kere kafasında yazıp çizmişti. Nejla sadece anneliği boyutunda huzura kavuşamıyordu. Bu dünyanın bir teoremi varsa sadece kızıyla birlikte çözerek ilerlemeyi biliyordu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Yanı başında olsundu kuzusu, istediğinde gidip saçını okşayabilecek kadar yakınında olsundu. Yokluğunu makul bir düzleme oturtamayışı, onu derinden üzmekle beraber çıkış noktasına varamayışı onu büsbütün çaresiz hissettiriyordu. Kimi zaman onu seven bir çocuk kalbin varlığına şükrediyordu, ama ona konum itibariyle ulaşamamak sonsuz evrende tek başına kalmış kadar yalnız bırakıyordu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Bu size tuhaf ya da saçma gelebilir ama Nejla hiçbir kişide ona duyduğu sevgi ve şefkatin kırıntısına rastlayamıyor, ve yahut bir benzer güzel duyguyla ilişkilendirip bu boşluğu bir türlü doldurmayı beceremiyordu. Noksanlık çektiği bu durum onu günden güne bitiriyordu. Ta ki kızının onu ziyaret edeceğini söyleyeceği güne kadar. Susuz kalmış bitkiye verilen su gibi, bu haber onu canlandırmıştı. Kıpır kıpır kabına sığmayan Nejla Hanım hayata yeniden başlamış gibiydi. Hayat damarlarına can verilmişti, enerjisini,, kalbini, ruhunu yeniden inşa etmişti. Gün sayıyordu, şarkılar, türküler..<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Sonunda o gün gelmişti. Erkenden kalkan Nejla pencereleri açtı, derin bir nefes çekti içine ciğerleri açıldı. Pencere kenarındaki çiçeklerin kokusu içine dolmuştu. Nur ‘um bu senin kokun, geliyorsun sonunda “canımın Nur’u “ dedi. Şimdi neşeli bir şarkı açmalıydı, neydi Nur’un en sevdiği şarkı. Heh! ama dur radyodan olmaz , telefondan bulayım dedi Nejla. Heyecandan bir haber uygulamasına değdi eli. Son dakika haberi Nejla’nın telefonunda gözüktüğünde , önce anlayamadı, sonra anlamak istemedi. Gözleri karardı Nejla’nın…Dünyası karardı Nejla’nın… Gözlerinin önünde ülkesine dönen kızının güzel gözleri ve onu bıçaklayan şehir magandalarının haberi! Nejla annenin de yüreğine bir hançer indirdi. ”Kuzumm” diyebildi sadece…<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BABAMIN CEKETİ</title>
<link>https://fikirizleri.com/babamin-ceketi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/babamin-ceketi</guid>
<description><![CDATA[ Ne zamandır oradaydı. Kendimi bildim bileli kapının sağındaki meşe rengi askılıkta. Yıllardır evden çıkarken askıdan alıp sırtına bir çırpıda telaşla giydiğin o baba ceketi. Kaldırmadım askıdan, yine aynı yerinde, belki gelip yine giyersin diye. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202512/image_870x580_69442537a1bbb.webp" length="12808" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 19:01:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>baba oğul aile öykü köşe yazısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Calibri',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">BABAMIN CEKETİ</span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"> Ne zamandır oradaydı. Kendimi bildim bileli kapının sağındaki meşe rengi askılıkta. Yıllardır evden çıkarken askıdan alıp sırtına bir çırpıda telaşla giydiğin o baba ceketi. Kaldırmadım askıdan, yine aynı yerinde, belki gelip yine giyersin diye. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>İnanmak zordu telaşlı ceketin yerinden kımıldamayışına.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Esir alınmış gibi, zamanın o noktada donması gibi boynu bükük öylece kalakalmıştı işte askıdaki ceket.<span style="mso-spacerun: yes;">   </span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Çayı demledim, kahvaltımı hazırladım, sonradan farkettim ki evde ekmek yoktu. Balkondan başımı uzattım, hava serindi, “ben geldim” der gibi fısıldayan sonbahar rüzgarını yüzümde hissettim. Gözüm askıdaki cekete ilişti. Acaba dedim içimden, giysem mi? Kararsız bir hamle ile cekete doğru uzandım, yapamadım. Kafamın içindeki sesleri susturmaya çalıştım. Özlemiştim… Eve ekmek ve gazete getiren o ceketi özlemiştim. Niye olmasın diyerek, bunun aynı zamanda imkansız olduğu düşüncesini çürütme isteği ile dolup taşarak ceketi hızlıca giyip evden çıktım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Yola adımımı attığım andan itibaren kendimi çok tuhaf hissettim. Adımlarım mı hızlanmıştı? Adeta koşarcasına yürümeye başladım, acelem neydi?<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Fırına doğru yürürken, karşıdan beyaz saçlı, ince uzun elinde market poşeti olan bir adamcağızın bana doğru gülümseyerek geldiğini gördüm. Yanımdan geçerken “Günaydın” demesi erafıma bir tur bakmama sebep oldu. Bana mı demişti? Öyle gözüküyordu. Yarım ağızla günaydın dedim cılız çıkan titrek sesimle. Tanıdığımı sanmıyordum ama emin de olamadım. Her gün görüştüğüm bir dost, arkadaş kadar canlı ve kararlı çıkmıştı ağzından günaydın sözcüğü. Düşünceli düşünceli fırına girdim, ekmeğimi alırken omzumda bir el hissettim. “Günaydın”, kısık bir sesle<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>“günaydın” dedim çekinerek. “Bugün hava baya serin olmuş”. -“Eeee<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>evet öyle olmuş, kış geliyor” diyebildim. Fırından çıktığımda kafam iyice karışmıştı. Bu adamların yaklaşımları beni çok şaşırtmıştı neler oluyordu?. Babam yaşındaki adamlar, beni nereden tanıyor olabilirlerdi. Bir dakika ne dedim ben? Babam yaşındaki adamlar mı? Yoo olamaz! Hayır imkansız! Nasıl olabilir? <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Telaşla gazete almak için evin karşısındaki bakkala girdim, Saffet abi bana doğru dönüp gazetenin parasını alırken, nasılsın arkadaşım? Dedi. “Senin çocuk mezun olmuş eve dönmüş haydi hayırlısı çok sevindim.” Dedi. “Benim çocuk mu? Evet ,şimdi iş bakıyor “ diye çıkıverdi ağzımdan. Gazetemi de alıp caddeden geçerken bana bir aracın yol verdiğini gördüm, sürücü bana el salladı. Ben de sağ elimi kaldırıp zoraki bir gülümseme<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>ile karşılık verdim. Onu da tanımıyordum.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">    </span>Nefes nefese binaya girdim, kafam allak bullaktı. Aklıma bir şey geliyordu ama nasıl olabilirdi bu? Ter basmıştı, bu ceket ne sıcak tutuyormuş dedim asansörün kapısını açarken. Asansöre binerken aynadaki yansımama takıldı gözüm, hayretler içerisinde aynaya bakakaldım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">    Babamın yüzü…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Üzerinde onun ceketi ve elinde ekmek ve gazetesiyle tam karşımdaydı. Elim ayağım çözüldü, dokunsan ağlayacaktım…Şimdi anlıyordum olanları. Babamın 50 yıl aynı semtte yaşadığı arkadaşlarının çokluğunu, sebepsiz baba telaşımı, omzumda hissettiğim baba yükünü…Onu “baba” yapan ne varsa hepsini şimdi daha iyi anlıyordum. Elimi aynaya doğru uzattım ,dokunmak istedim , ayna karardı, ortam sıcak bir hava dalgası ile birlikte sislendi, kaybolup gitti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">   </span>Gözlerimi açtım. Boncuk boncuk terlemiştim. Kalbim yerinden çıkacaktı. Askılığa doğru yürüdüm, ceketi aldım giydim, göz pınarlarımdaki baskıyı serbest bıraktım. Bıraktım senle olan en güzel anılarımı baba ceketinin üzerine. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>“Oğlun seni çok özledi baba”<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>cümlesini, <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>dilinden dökmeye çalışarak…<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;HİŞŞT&amp;quot;</title>
<link>https://fikirizleri.com/hisst</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hisst</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202512/image_870x580_69301804443d9.webp" length="40584" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:00:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">  “Hişt, hişşt !”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">   5 Aralık, yağmur yağıyor.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Uzandığım kanepeden bir anda tuhaf bir irkilmeyle uyandım. Biri mi seslenmişti? Rüya mıydı? Ayırt edemiyordum. Sesi tekrar duyabilmek için doğruldum, etrafı dinledim. Yavaşça ayağa kalktım, istemsizce tuttuğum nefesimi serbest bırakırken camekanın önüne doğru ilerledim. Yağmur yağıyordu, ıslak yaprakların rüzgarda çıkardığı sesleri duymuş olmalıyım diye düşündüm. Islık sesi gibi, yaprak hışırtısıyla karışık, evet evet yağmurun sesiydi, içim rahatladı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Acıkmışım, kahvaltı hazırlamak için mutfağa doğru yönelmiştim ki, ah! benim yaramaz kedi dostum, yine şımarık bir manevrayla kucağıma atlayıverdi. Karşılıklı gülüşürken (kedimin de güldüğünü hayal ediyordum), yine istemsizce tuttuğum nefesimi sakince geri bıraktım, koltuk altından yakaladığım kedimi yere bırakırken. Kafasını şefkatle okşadım, gırlaştık. (Benim de gırlayabildiğimi<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>hayal ediyordum.) <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Boş bulundum dedim, hayır canım ne sesi, yanlış duydum eminim..Çok gerçekti evet, yoo hayır korkmadım..<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Radyoyu açtım, belki neşeli bir şarkı beni kendime getirebilirdi. Yazımın son kontrolleri için tüm gece çalışmış, uykusuz kalmıştım. Ah İlhan İrem çıktı! Günaydın diyordu, insanlara günaydın. Günaydın, günaydın sevenlere günaydın.. Arkasından Nasılsın? İyi misin? Sorarsam söyler misin? Yabancı sen kimsin? Çağırsam gelir misin? Trilaylayli, trilayla…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Tavayı ustaca havada parende attırıp ocağın üstüne oturttum. Annemin memleketten gönderdiği tereyağından bir parçayı alıp ısınmış tavaya attım, cızzz efektiyle tereyağ gönlünce dansederken kenarda bekleyen yumurtaların tavaya atlamak için can attığını düşünmek de sizin hayal gücünüze kalmış. Göz yumurtalarımla dolu tavayı önüme alıp üfleyerek yerken, hayatın benden ne beklediği, benim hayattan<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>ne beklediğim gibi soruların cevabı bu olabilirdi. Yavaş sabahlarda, kahvaltını huzurla <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>edebilmek. Arkasına da cazibeli köpüklü bir kahve eklemek, yarınlar yok dedirtir o ilk yudum. Kahveye bile böyle afili bir iltifat edip etmemeyi de sen bilirsin, önemsediğin her şey, önünde gelir dize, tadı böyle çıkar, diyim ben size <span style="font-family: 'Segoe UI Emoji',sans-serif; mso-ascii-font-family: Calibri; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-hansi-font-family: Calibri; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-char-type: symbol-ext; mso-symbol-font-family: 'Segoe UI Emoji';">?</span><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Bir parça mutluluğu çay kahve fincanlarına sığdırmıştım. Olmamış yaşamları, gidilmeyen yolları düşünmeden, yarınları beklemeden kurmuştum bu cumhuriyeti.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">  Dışarıdan buğulu camın arkasından bakınca, elinde çay bardağının beline sıkıca sarılmış seni ve dudaklarının gülümsediği resmi gördüğümde, içime dolan sebepsiz neşe, bütün manasız sorularımın cevabını verdi o anda..<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Hişşt,hişşt!<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Sessiz ol,<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Yalnızlığın mı konuşuyor? Özgürlüğün mü?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="font-size: 11.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Calibri',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span><strong>Cevabın senin gökyüzünde...</strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>‘’ZAMAN’’ LA ANLARSIN</title>
<link>https://fikirizleri.com/zaman-la-anlarsin</link>
<guid>https://fikirizleri.com/zaman-la-anlarsin</guid>
<description><![CDATA[ Şehrin sisli sokaklarında, gece gündüz koşturmacanın hiç bitmediği duraklarda daha çok görülen, adını omuzlarında taşıyanların yetişmeye çalıştığı, bir varolup bir kaybolan, rüzgarla birlik olup saçındaki beyaz tellere dokunup geçen, o eline çabuk hırsızı bildin mi? ‘’Zaman!’’ ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_6925557db6e91.webp" length="30396" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 25 Nov 2025 10:08:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>zaman yolculuk hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">        </span><b><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%;">‘’ZAMAN’’ LA ANLARSIN<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span><b>Şehrin sisli sokaklarında, gece gündüz koşturmacanın hiç bitmediği duraklarda daha çok görülen, adını omuzlarında taşıyanların yetişmeye çalıştığı, bir varolup bir kaybolan, rüzgarla birlik olup saçındaki beyaz tellere dokunup geçen, o eline çabuk hırsızı bildin mi? ‘’Zaman!’’<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><span style="mso-spacerun: yes;">        </span>Binlerce yıldır kadri kıymeti bilinmedi. Genci, çocukluğunu; yaşlısı, gençliğini özledi.<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Emanetin hakkını veremedi insanoğlu ya da öyle zannetti. Zamanın, her daim bize ayna olacak yüzüne karşı bakmaktan çekindik, beraber yol alırken ona sorularımızı soramadık . O yanımızdan geçip gidince, hayatın sırrına erdik…<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Gezgin adam dinlenmek için oturduğu ağacın gölgesinde, kendine şu soruları sorarken buldu. Nereden başladı bu yolculuk? Nereye gidiyorum? Kaç ırmak geçtim? Kaç dağ aştım? Belimi büken kaç uzun yolda çaresiz kaldım? Sorularına cevaben yorgun sesiyle dillendirdi hatırladıklarını. ‘’Çölde susuz kaldım, yandım da, bir çare olmadı başkası, hatırlarsın. Yüreğim bir dost aradı da, duymadı feryadını bir başkası, hatırlarsın. Yiyecek lokman kalmadı da, duymadı sesini bir başkası, hatırlarsın. Zaman deldi geçti yaralarını da bir hak veren olmadı hatırlarsın. Hey gidi koca derviş hey! Her adımda sandın ki, verecek sana elini insanoğlu, hep umdun başkasından, ya şimdi gördün mü essah kimmiş? neymiş? Zamanın oyununu bildin mi şimdi? Seni telaşe düşüren heveslerini, geçtiğin duraklardaki yersiz üzüntülerini, kendini görmeyen o gözlere baktın mı şimdi gönül aynasından? ‘’<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span><i>Canavarla boğuşmayı bırak, kır zincirlerini tutsaklığının. Doldurmaya bak heybeni, mutlulukla, insanlıkla, güzelliklerle ağzına kadar. Hadi şimdi yine döşesinler yoluna taşları. Sen gördüysen kendini, hissettiysen dervişin hakikati; atla üzerinden taşların, bas üstüne durmadan ilerle, canın sıkıldığında çıkar cevherlerini ceplerinden, yanağından gözyaşının akma süresi kadar hızlı geçen ömürde, dön yüzünü umuda, bırak arkanda mutluluklarınla yeşermiş bir orman, bilgeliğinle parlamış bir hare.<o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span><b><i>TUTUN yeni güne, her şeye yeniden başlamak için sana sunulan yemyeşil bir umuda.<o:p></o:p></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><i><span style="mso-spacerun: yes;">     </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Meydan oku yine, ama zamana değil, tüm kudretinle, gücünle KENDİNE.<o:p></o:p></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><i><span style="mso-spacerun: yes;">     </span><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Soğuk bastırdığında kalbini, bir çocuğun gözlerinde ısıt. <o:p></o:p></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><i><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Gerçekten yaşadığını, nefes aldığını hissetmek istediğinde de sana NE iyi geliyorsa onu YAP.<o:p></o:p></i></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Ben, ne mi yaparım? Kalbimin sesini duymak çok kolay, bir kedinin başını okşarım mesela, bu kadar basit. O vakit derim ki, şu an sadece ‘’şu an’’, ve gülümsemem takılı kalır zamana. Ellerimde sıcaklığı kaybolur da, zamanın hafızasından izi silinmez. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Telaş etme lüzum yok, gel otur biraz soluklan, DİNLEN. Koştun, yakalayamadın, çok yoruldun, ve ‘’ZAMAN’’la anladın. <o:p></o:p></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MERDİVENLİ SOKAK</title>
<link>https://fikirizleri.com/merdivenli-sokak</link>
<guid>https://fikirizleri.com/merdivenli-sokak</guid>
<description><![CDATA[ Gözüne gelen güneş ışığından korunmak için, elini perde yaptı. Uzunca bir süre bakakaldı aşağıya doğru… Hala orada mıydı çocukluğu? ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_691d747e5dd18.webp" length="38802" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Nov 2025 10:41:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>ÇOCUKLUĞUM ÖYKÜ</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b>                                                                       MERDİVENLİ SOKAK<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Gözüne gelen güneş ışığından korunmak için, elini perde yaptı. Uzunca bir süre bakakaldı aşağıya doğru… Hala orada mıydı çocukluğu?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Sokağın tam başında duruyordu. Sonsuzluğa uzanan merdivenlerin başında, merdivenlerin nerede bittiği çocukluğundan beri sır olarak kalan, bu sokağın tam başında…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Sessiz ve çekimser bir adım attı geçmişin tozlu yoluna, ağır ağır inerken bir ses böldü zihnindeki bahçeli evlerin görüntülerini. Arkadaşım!<span style="mso-spacerun: yes;">   </span>–<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>‘’Nereden geliyorsun böyle’’? <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">    Ben-       </span>‘’Şeey, biraz yaş aldım.’’<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">    Çocuk-    </span>‘’Yeni gözlüklerim nasıl?’’<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">    Ben-        </span>‘’Harika görünüyorsun, güle güle kullan.’’<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  Çocuk-  </span>‘’Biliyor musun büyüyünce artık bu gözlüklere ihtiyacım olmayacakmış, yani o zaman etrafımdakileri nasıl göreceğim? Anlamadım doğrusu.''<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">     Ben-     </span> ‘’O zaman gel benimle arkadaşım, bizim merdivenli sokağa bu çocuk gözlerle bakalım…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Kolkola döndük yüzümüzü o tatlı rüzgara, ‘’ne görüyorsun oyunu’’ nu oynamaya başladık, kalbimizin çocuk ritimleri eşliğinde. Önce bir kuş havalandı komşu teyzemizin elma ağacının dalından. Belki de bu evde bir postacı amcanın yaşadığını hiç unutmayacaktık, sokağımızın tek telefonunu olan bu evi unutamazdık.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">     </span>Hemen yanındaki evde yine çok sevdiğim bir arkadaşımız otururdu, en ufak bir sevinç yaşadığımda kendimi bahçe duvarından sarkarak, o çıkana kadar adını bıkmadan çağırdığım arkadaşım, onunla paylaşmadıkça anlam bulmayan anılarımın ortağı. Annesinin dışarı çıkmasına izin vermediği durumlarda,<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>terliğinin tekini sakladığım gerçek arkadaşım.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Bahçe duvarının ortak olduğu, bilmem kaç milyon kez kapıdan değil de, bu duvardan atlayıp evine gittiğim arkadaşım ise; kankimdi, birlikte yer, birlikte okula gider, birlikte gezerdik…Hayatın anlamını 5 yaşından 18 yaşına kadar, dünyayı birlikte keşfetmeye ant içmiş ikili.</p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><o:p></o:p>      Bizim ev hemen karşıda, mahallenin en büyük bahçesi bizde. Demek isterdim ki, çocukluğumun en uçsuz bucaksız özgür bahçesi! ,bunu söylemeyi çok isterdim ama biz sadece 10 metrekarelik beton duvarların arasındaki alanda top oynayabilen özgür çocuklar olabiliyorduk. En güzel ve renkli bir bahçeye sahip olmak demek ,bahçedeki o çiçeklere zarar vermemekti elbette ki.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">     Bizim sokağın menekşelerinden biri de; <span style="mso-spacerun: yes;"> </span>yan tarafımızdaki o kalabalık ailenin kızı. Annesi çalıştığı için eli hep pişireceği sebzenin doğramasıyla meşgul olan ama aklı bizim oyunlarımızda kalan küçük anne rolündeki küçük kız. Çamur oyunumuza katılmayıp, ‘’ben artık büyüdüm, çamurla oynamıyorum sizin gibi’’ demesiyle çocuk kalbini şefkatle kucaklayan o koca yürekli kız çocuğu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">      </span>Sokağın aşağısındaki köşede ağaç eve benzeyen bir evde yaşayan bir diğer yaşıt menekşem, seninle de, bizim bahçe ve sokaktaki dingin sohbetlerimizi unutmam mümkün değil. Sohbet dedim de aklıma geldi. Ben ve kankim, mahallenin her daim sakız çiğneyerek dantel işleyen yaşlı teyzemizin küfürlü sohbetlerine kahkahalar eşliğinde katılmanın keyfini başka nerede bulabilirdik?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">    </span>Sokağımıza sonradan katılan esmer menekşem, tanıştığımız ilk gün karnıma yumruğunu yediğim ama sonrasında yediğimizin içtiğimizin ayrı gitmediği canım arkadaşım. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">       </span><i>Kavgasız, hesapsız, kocaman gülüşleri olan bu çocuk kalpleri nasıl unutabilirim. <o:p></o:p></i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-spacerun: yes;">       </span><i>Şimdi hepimiz farklı yerlerde, hatta başka alemlerde solan menekşeler bile olsak, hangi güç sizi çocukluğumdan koparabilir?</i></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">      <em><strong>Şimdi diyeceğim o ki; Bir dilek dileseydim: o masum, sonsuz zamanda kalmayı… Parlak renkleriyle zihnimizde yer eden o menekşe bahçesinde çocuk kalmak mümkün olsaydı da, harçlığımızı kaptığımız gibi terliklerimizle bakkala koşabilseydik…</strong></em><o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TRAMVAY</title>
<link>https://fikirizleri.com/tramvay</link>
<guid>https://fikirizleri.com/tramvay</guid>
<description><![CDATA[ Ne diyordu Cemal Süreya ‘’Üvercinka‘’ şiirinde;
‘’Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız.’’ ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_69132cb1d7888.webp" length="77548" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 11 Nov 2025 15:33:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>TRAMVAY DÜNYA YOLCULUK</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b>TRAMVAY<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Ne diyordu Cemal Süreya ‘’Üvercinka‘’ şiirinde;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">‘’Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız.’’<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Her bir ‘’dünyada varım’’ diyen kişinin, doğduğu semtinden kalkan bu tramvay gidiyordu işte doludizgin.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Gidiyordu yurdunda yöresinde izler bırakarak…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Bazen mutlu, bazen hüzünlü bakıyorduk tramvayın penceresinden; geçtiğimiz duraklara ve çocukluğumuza el sallayarak anılar bırakıyorduk.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Hani ‘’bir an’’ gelip de hayalimizde canlandıracağımız o sahneleri; tüm gerçekliğiyle ve canlılığıyla yol kenarındaki ağaçların gölgesine saklıyorduk.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Gidiyorduk telaşlı bir tramvayla.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Zamanı mı yakalamak istiyorduk? Yoksa ‘’bir yere varmak mıydı’’ niyetimiz?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Belli ki yolcukta aradığımız bir hakikat vardı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Biz dalıp gitmişken pencereden, sessizce inenler oldu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Onları da gözyaşlarıyla suladığımız ağaçlarımızın gölgesine sakladık.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">…………….<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Yola devam ettik bir yanımız gönülsüz, bir yanımız umutlu…<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Ufukta batan güneşin tekrar doğacağını biliyorduk. <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;">Güneşle, kuşlarla, kitaplarla, kedilerle, sevdiklerimizle hemhal olmaktı bizi tramvayda tutan, ama bilmediğimiz acı bir gerçek vardı ki: o da tramvayda kalan sevdiklerimizle daha kaç güneşi batıracağımızı bilememek...<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HADİ</title>
<link>https://fikirizleri.com/hadi</link>
<guid>https://fikirizleri.com/hadi</guid>
<description><![CDATA[ Saatin sesi, sabahın sessizliğini ani bir irkilme eşliğinde böldü. Gözkapaklarındaki akşamdan kalma rimel kalıntısı yüzünden görüntüyü bir türlü netleştiremeyen kadın, her gün aldığı cilt bakım rutini kararının da tıpkı diğer kararları gibi eylemsiz kaldığını acı verici bir bıkkınlıkla hatırladı. Belli ki birileri “hadi” dememişti bu işler için. Yatakta doğrulmasıyla, eğer acele etmezse işe geç kalacağı duygusu, kafasındaki sis bulutlarının bir anda dağılmasını sağladı. ]]></description>
<enclosure url="http://fikirizleri.com/uploads/images/202511/image_870x580_690b56426dd03.webp" length="39214" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 16:57:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seda ERDEN</dc:creator>
<media:keywords>Geç kalmak, zamanı aktif kullanmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b>HADİ<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Saatin sesi, sabahın sessizliğini ani bir irkilme eşliğinde böldü. Gözkapaklarındaki akşamdan kalma rimel kalıntısı yüzünden görüntüyü bir türlü netleştiremeyen kadın, her gün aldığı cilt bakım rutini kararının da tıpkı diğer kararları gibi eylemsiz kaldığını acı verici bir bıkkınlıkla hatırladı. Belli ki birileri “hadi” dememişti bu işler için. Yatakta doğrulmasıyla, eğer acele etmezse işe geç kalacağı duygusu, kafasındaki sis bulutlarının bir anda dağılmasını sağladı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><b>Geç kalmak...<o:p></o:p></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>İşe, okula, spora, çocuklara, yemeğe, sohbete... Sahi, hayata kaç çeşit geç kalabiliyordunuz?<br>Çocukluğundan beri peşini bırakmayan “hadi” sözcüğü müydü seni “sen” yapan?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Bunu ne zaman düşünse kendini sorguladı. “Hadi çocuklar, yatağa!”, “Hadi arkadaşlar, geç kalıyoruz!”, “Hadi canım, sonra yaparsın onları!”, hatta bu da yetmez, olayı dünyanın en önemli meselesi gibi köpürtürsün: “E hadiyin ama!”<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Bu sihirli sözcük adeta bir miras gibi anneden çocuğa geçiyor ve her oyuna adapte olabilen yeteneği sayesinde, zihninin görünmez perdelerinde binlerce kez sahne alıyordu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Hangi güç bu kelimeyi fısıldıyordu her anında, bilemiyordu. Vücuduna bir kere bulaşmış olan bu illet virüs hem rahatsız ediyor hem de itici gücü sayesinde yapmak istediklerinin önündeki engelleri kaldırıp harekete geçiriyordu. Yetişemediklerimize bir serzeniş gibiydi; gergin ama kararlı, baskıcı ama üretken... Offf...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Neden bir başkasının çağrısıyla hayata geçmek zorunda hissediyordu? Başkalarında olan o çılgın yaşam enerjisi eşliğindeki cesaret niye bu kadının yanından bile geçmiyordu? Zira sonsuz kelimeleri vardı, hayatı anlamak için… Onları kullanıp yazı yazmaya başlamak için...<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Neden “yapabilirsin” kelimesini duymayı beklediğini, ısrarla hak ettiğini kendine tekrarlamadan bir işe başlayamadığını bilmiyordu. Kendisine yaşattığı telaşenin ve sevdiklerine yansıyan bu gürültücü baskının yorgunluğundan sıyrılmak için bile “Hadi ama, bırak şu takıntıları!” demek son derece ürkütücü geliyordu.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Bu yılgın hayat ona ne demeliydi ki? Kendi isteğiyle, kanıyla, canıyla, tırnağıyla bir karar versin bu kadın. Bugünlerde hayat, şansa inanmayı “hadilemişti” ona sanki… Umudun hemen yanı başında olabileceğini hatırlatan o yankı:<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"><span style="mso-tab-count: 1;">               </span>Belki bir roman değil ama minik bir anı yazabileceğinin yankısı satırlara döküldü nihayet.<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>