CİNSİYET DEĞİL ZİHNİYET MESELESİ

Bu makaleyi sesli dinleyebilirsiniz...
22 Nisan 2026 - 16:20
22 Nisan 2026 - 16:20 ⏱ 3 dk Okuma Süresi
 8  43
CİNSİYET DEĞİL ZİHNİYET MESELESİ

Cinsiyet Değil, Zihniyet Meselesi

Kadın…
Ne çok anlam, ne çok duygu, ne çok kimlik barındırıyor içinde.
Kadın olmak, belki de sandığımızdan çok daha fazlası. Haydi bugün bunun üzerine birlikte düşünelim.

Hayat, bir kız çocuğu olarak başlar çoğumuz için. Edep, ahlak, nezaket… Daha küçük yaşlarda titizlikle öğretilir. Elbette bunlar kıymetli değerlerdir, ancak keşke aynı özen tüm çocuklar için gösterilse. Çünkü adil ve bilinçli bir toplum; kız ya da erkek fark etmeksizin, her bireye aynı insanî değerleri kazandırarak büyür.

Zaman geçer, büyürsünüz. Genç bir kız olursunuz. Arkadaşlıklar kurmak, duygular yaşamak doğal olsa da, bazen toplumun bazı kesimlerinden yargılayıcı bakışlar hissedersiniz. Oysa aynı durum bir erkek için çoğu zaman alkışlanan, takdir edilen bir tecrübeye dönüşür.
Bu fark neden?
Bir ailenin oğlu için gurur duyduğu bir durum, başka bir ailenin kızına neden ayıp sayılır?
Bir ebeveyn olarak kendi çocuğunuz için gösterdiğiniz hassasiyeti, başka bir ailenin evladı için de gösterebilsek, belki birçok önyargı kendiliğinden çözülebilir.

Bir kadın olarak biraz daha büyüdüğünüzde, hayat size farklı yönler sunar.
Kimi evlenmek ister, bir yuva kurmak hayalidir.
Kimi evlenmeyi düşünmez; belki hâlâ yolunu arıyordur, belki kendiyle olmayı seviyordur.
Kimi kariyerine odaklanır, üretmek ister, gelişmek ister.
Ve hepsi, eşit derecede değerlidir.

Ancak toplumun bakışı çoğu zaman kalıplarla doludur.
Evlenince:
"Hayatını yaşayamadı."
Evlenmeyince:
"Evde kaldı."
Çalışınca:
"Yetersiz."
Giyimine göre:
"Fazla açık." ya da "Fazla kapalı."

Kadınlar için belirlenmiş bir 'doğru' yok aslında. Ama ne yazık ki çoğu zaman, varmış gibi davranılıyor.
Neden bir kadın, gece sokağa çıktığında korkmak zorunda?
Neden yaşam hakkı, davranış biçimi, kıyafeti, sesi sürekli sorgulanıyor?

Bu soruları sorarken erkekleri suçlamak değil, birlikte düşünmek ve farkındalık yaratmak istiyorum.
Çünkü biliyorum ki, iyi yetişen bir erkek; hem kendine hem karşısındakine saygı duyan birey olur.
Kadına saygının temeli, çocukken başlar.
Ve bu sorumluluk hepimize aittir.

Kadın isterse anne olur, isterse olmaz.
Kadın ister çalışır, ister dinlenir.
İster yalnız kalır, ister aşık olur.
Kadın kendi hayatının sahibidir.
Ve hiçbir kadın, bir kalıba sığmak zorunda değildir.

Kadınlar güçlüdür.
Her gün, omuzlarında birçok yükle uyanıp hayatı yeniden kuran kadınlar…
Toplumun her yerinde, her yaşta, her koşulda var olmaya çalışan kadınlar…

Ve unutmayalım:
Erkekleri de büyüten, yetiştiren, kadınlardır.

O yüzden bugün sadece kadınlara değil, tüm çocuklara eşit değerler vermeyi konuşalım.
Sınırlar koyacaksak, bu sınırlar saygıyı inşa etsin.
Kısıtlamak değil, bilinçlendirmek için konuşalım.

Çünkü cinsiyet değil, zihniyet meselesi bu.
Ve biz, bu zihniyeti birlikte değiştirebiliriz.

 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Burçak Sorhun Kaldırımda Açan Çiçek ve Sevgiyle Değişen Dünya adlı kitapların Yazarı...